bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

İzzet Baysal Belgeseli için tıklayın!

GÜNÜN SÖZÜ

Çalışmak, neşeli olmak, çeneyi sıkı tutmak, işte sana başarı.

Einstein


Nikah Karmaşası

  • Nikah Karmaşası

Nikah Karmaşası
Sayın okuyucular, bilmem dikkatinizi çekiyor mu? Günlerdir müftülerin resmi nikah kıyabilmelerine ilişkin yasal düzenleme gündemde. Tabir caizse “her kafadan bir söz çıkıyor”. Bilen-bilmeyen konuşuyor. Durum böyle olunca- kervana ben de katılayım diyerek- bu konuda bir- iki kelam da ben edeyim dedim.
Bu gün yandaş bir gazetede okudum,-bu yazıyı yazmamın bir nedeni de bu- yazının özeti şu; Efendim imam nikahı zaten varmış, neyin tartışması yapılıyormuş. Görüldüğü gibi konu nasıl saptırılıyor. Efendi efendi, konu imam nikahı değil, ”RESMİ NİKAH”.
Konuya girebilmek için kapıyı bu şekilde araladıktan sonra gelelim bu konudaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya.
Sayın okuyucular,15yıldır iktidarda olan AKP’nin gizli ajandasının “Laik Cumhuriyet’i İslam devletine dönüştürmek olduğunu anlamamak, görmemek için üç maymunları oynamak gerekir.
Hatırlayalım, laikliğe aykırı pek çok konuda olduğu gibi türbanı önce Üniversitelerde, sonra ilk öğretim okullarında, sonra devlet dairelerinde, sonra yargıda, sonra emniyette, sonra askeriyede serbest bıraktılar. (Resmi okullarda ve resmi devlet kurumlarında mescit zorunluluğunu da hatırlayalım.) Yani MENZİLE alıştıra alıştıra yürüyorlar. (Bu alıştıra-alıştıra kelimesini de bir yerlerden hatırlıyorum).
Cuma günü Hamidiye Yıldız Camisi’nin açılışında dua eden din adamı Sultan Hamit’i övdü övdü sonra yanında bulunan sayın Cumhurbaşkanımızı kast ederek Sultan Hamit’in yolunda yürüyor bahtı açık olsun dedi. Ağzındaki baklayı çıkardığı için şaşırmadım. Esasen dindar ve kindar nesiller yetiştireceğiz demediler mi, dediler. Daha ne desinler.
Şimdi yine dönelim asıl konuya, Müftülerin imam nikahı kıyabilmelerinin yanında resmi nikah da kıyabilmeleri neyin kapısını aralamaktadır? Boşanmanın. Önemine binaen tekrar ediyorum BOŞANMANIN. Yukarıda alıştıra alıştıra yapıyorlar dedim ya, işte burada da önce resmi nikah, sonra resmi boşanma. Resmi nikahı kıyabilen bir makamın (kişinin) boşanmayı da karara bağlayabilmesi mümkün olacağına göre işte o zaman hanımların gerek yaşamsal ve gerek hukuksal hakları kocalarının iki dudağı arasında olacaktır. (Yazıyı uzatmamak için şunu öneriyorum; İslam hukukundaki boşanma nedenlerini araştırabilirsiniz). Ayrıca müftülerin resmi nikah kıyabilmeleri, AKP iktidarının kendilerinden olanlarla olmayanların -pirincin içinden taş ayıklar gibi- belirlenmesini sağlayacaktır. Nasıl mı? Nikahını müftü kıymış ise bizden, belediye başkanı kıymış ise LAİK. O zaman dışlanmaya da LAYIK. Yani bu gün imam hatipli olmak nasıl bir referans ise nikahın müftü tarafından kıyılması da bir referans olacaktır. Ayrıca hani AKP iktidara geldiğinde ağzında sakız ettiği o üniversitelerdeki İKNA odaları vardı ya işte müftülük makamı da bir anlamda İKNA odası durumuna getirilecektir.
Keza müftülerin resmi nikah kıyabilmelerinin önünün açılması, devrim kanunlarından olan Türk Medeni Kanunu’nun içinin boşaltılması için kapısının aralanması demektir. Bunun arkasından önce boşanma hususu, daha sonra miras hususu gündeme gelecektir. Zira Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.
Bu konu laikliğe aykırı mıdır değil midir? Günlerdir tartışılıyor, hiç bir konuşmacıdan veya hiçbir yazardan şu soruyu duymadım okumadım; Müftü resmi nikah kıyabilecekse, yaptığı işlem DİN işi midir, yoksa DEVLET işi midir? Tartışmasız DEVLET işidir. Laiklik nedir, (özet olarak),Din işleri ile devlet işlerinin biri birinden ayrılmasıdır. Hal böyle olunca yalnız DİN işleri ile görevli müftünün din dışı bir işle (devlet işi ile) görevlendirilmesi bal gibi laikliğe aykırıdır. Aksini iddia, güneş batıdan doğar demek kadar abesle iştigaldir.
Bu konu ile bağlantılı olarak şu hususu da belirtmeden geçemeyeceğim. Anayasa’mızın 4. maddesi “değiştirilemeyecek hükümler” başlığını taşımaktadır. Bu maddede (4.Maddede), 2.maddedeki CUMHURİYETİN NİTELİKLERİ… değiştirilemez, değiştirilmesi teklif edilemez denilmektedir. Peki 2. maddede sözü edilen cumhuriyetin nitelikleri nelerdir; Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, BAŞLANGIÇTA BELİRTİLEN temel ilkelere dayanan, demokratik, LAİK ve sosyal bir hukuk Devletidir. (Madde aynen böyle). Şimdi gelelim maddede belirtilen BAŞLANGIÇTA BELİRTİLEN temel ilkelere; (Konumuz ile ilgili kısım ele alınmıştır, arzu eden Anayasa’nın Başlangıç bölümünün tamamını okuyabilir)…..laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya KESİNLİKLE karıştırılamayacağı hususudur. Şimdi soruyorum, gerek bu uygulama ile ve gerekse sair uygulamalar ile kutsal din duyguları Devlet işlerine karıştırılıyor mu karıştırılmıyor mu? Vah Anayasa vah, neden susuyorsun.
Sözlerin ve yazıların değil düşüncelerin dahi tutuklandığı-düşüncesini korkudan dolayı açıklayamamak düşüncenin tutuklanmasıdır- günleri yaşıyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin. Kalın sağlıcakla.

İlhami Candemir

 

YORUMLAR Toplam yorum: 38
  • komik adam vay be. ilahi (9.8.2017 14:46:57)

    senin ifadenle senin suyun sana benim suyum banadır

  • yani demem o ki(9.8.2017 14:46:08)

    senin dinin sana benim dinim banadır.

  • kişisel algılamadan oku(9.8.2017 14:44:57)

    Şimdi bu sözlerimize Kur`an desteği aramak üzere Rabbimizin ayetlerine bir göz atalım:
    Bakara; 256:   Dinde zorlamak/tiksindirmek yoktur; iman Allah’ın ilâhlığını ve rabliğini örtmekten, iyi kötüden, güzel çirkinden, doğruluk sapıklıktan kesinlikle iyice ayrılmıştır. O hâlde kim tâğûtu örter/ tanımaz Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, en iyi işitendir, en iyi bilendir.
    Hud; 28:… –Biz, siz ondan hoşlanmadığınız hâlde sizi ona zorlar mıyız?”– …
    Kâfirun; 6Sizin dininiz/inanç ve yaşam ilkeleriniz sadece sizin için, benim dinim/inanç ve yaşam ilkelerim de sadece benim içindir.
    Yunus; 99:Oysa Rabbin dileseydi, elbette yeryüzündekilerin hepsi topluca inanırdı. Artık, inanan kimseler olmaları için,lmaları için, insanları sen mi zorlayacaksın?

  • öğretecem sana(9.8.2017 14:43:08)

    Kur’an ilkelerine göre hiç kimse, Müslüman anadan babadan doğmakla, Müslüman bir ülkede yaşamakla, adının Müslüman adı olmasıyla mümin sayılmaz.
    Çocuklar ise reşit olmadıkları sürece sorumlu tutulmaz ve çocukların dini olmaz. O nedenle çocuklara baskı ile, dayak değnek ile din öğretmek dinde olmayan bir uygulamadır.
    Herkes bilir ki, insanları baskıyla bir şeye inandırmak veya inandırmamak mümkün değildir. İnanç bir gönül işidir, kalp işidir. Bu sebeple insanların kalplerine nüfuz etmek, beyinleri kontrol etmek mümkün değildir. İnanç konusunda insanları zorlamak ise iki yüzlü kimselerin oluşmasından başka bir işe yaramaz. Ayrıca  cebr/ zorlama, baskı, imtihan esprisine de aykırıdır. O nedenle Yüce Rabbimiz bu konuda insanları özgür bırakmışt

  • ister kabul et ister etme(9.8.2017 14:40:41)

    vay be adlı kişi...
    sen ister kabul et ister etme varlık aleminden bir varlıksın ister din var de ister yok de yaratılmış bir mahluksun ve bu senin sünnetullaha tabii olmayacagın ya da olmadıgın anlamına gelmeyecektir. dolayısıyla din hayatın ta kendisidir :))))

  • sen bunu iş güçedinmişsin(9.8.2017 14:38:13)

    vay be adlı kişi sen bu işi laf sokma şeklinde algılıyorsun ve halin böyle olunca da benim işimi iyiden iyiye zorlaştırdın cahil birken iki oldu bolevine laf anlatalım derken tutup bir de seninle uğraşmak zorunda bırakıyorsun ama senin cahilliğin onunkinden daha zor okurken saplantılı bir ruh haline bürünmüşsün senin fikirlerinin değişme ihtimali boleviden daha zor fikri bir tartışmayı sen münakaşa yapan bir zavallı karaktersin

  • kavramlar(9.8.2017 14:34:18)

    bildiğin bir kaç kelimeyle yorum yapıp milletin kafasını karıştırmaya kalkarsan eğer birgün birisi çıkar seni bilgisiyle bir güzel feleğin çemberinden geçirir.  aslında bu kişinin amacı ve lafları senin şahsına yönelik değildir  senin kirlettiğin ve kararttığın bu alanı aydınlatmaktır.ama sen anlamamakta ısrar eden biri olduğun için saçmalamalarına devam edeceğini de aslında öngörebilmektedir.

  • yaşın küçük galiba öğrene(9.8.2017 14:29:17)

    Kurallarını Allah`ın koyduğu Hakk Din ise Kur`an`da; “Allah`a ait din”, “Ed Din-ül Hanif”, “Ed Din-ü Kayyim”, “Muhlisine lehüddin”, “Ed Din-ül Halis” ve  “İslâm” adlarıyla yer almıştır.

    Bu ayetlere dayanarak Kelâm bilginleri “Hakk Din”i şöyle tarif etmişlerdir: “HAKK DİN, YÜCE ALLAH`IN, KULLARININ KENDİSİ VASITASI İLE HAKKA ULAŞMALARI İÇİN PEYGAMBERLERİ ARACILIĞI İLE AKIL SAHİBİ İNSANLARA TEBLİĞ ETTİĞİ, ONLARI DÜNYA VE AHİRET MUTLULUĞUNA KAVUŞTURAN SİSTEM, ALLAH`IN KOYDUĞU HÜKÜMLERDİR.”

  • semantik anlam etimoloji(9.8.2017 14:27:18)

    Ancak bu sözcük ile kastedilen düzen, sadece Allah`ın koyduğu ilkeleri kapsayan Hakk Düzen`den ibaret olmayıp, insanlar tarafından kurulan düzenleri de kapsamaktadır. Yani “din”, ister Hakk ister batıl olsun, ister Allah ister insanlar tarafından kurulmuş olsun, her türlü toplum nizamı, yaşam kuralları bütünü demektir.

    İnsanların kurdukları düzenlere de “din” denmesinin bu ayetten başka Kur`an`daki örnekleri şunlardır: Âl-i Imran; 73,   En`âm; 70,   A`râf; 51,   Yusuf; 76, Mümin; 26.
    Bu durumda Mekkelilerin, Mısırlıların oluşturdukları düzenler de, bugünkü toplumlarda oluşmuş kapitalizm, sosyalizm, liberalizm, komünizm gibi ekonomik düzenler de birer din sayılmalıdır.

  • cin olmadan adam çarpmaya(9.8.2017 14:26:01)

    Bu durum, “din” sözcüğünün  “deyn” sözcüğünden türediğini  göstermektedir.
    “Deyn” sözcüğünün vazı` (ilk) anlamı “borç” demektir. Aslında “din” sözcüğü de başlangıçta “borç” anlamında kullanılmaktaydı. Fakat zaman içersinde insanlar arasındaki alma-verme işlemleri kapsam olarak genişleyince, buna bağlı olarak bu ilişkileri ifade eden sözcüğün de anlamı genişlemiş ve ceza (her şeye bir karşılık verilmesi), hak-hukuk, nizam-intizam, sosyal düzen… gibi kavramlar da “din” sözcüğüyle ifade edilir olmuştur.

    “Din” sözcüğü, daha sonra da istiare yoluyla, mutlak olarak, toplumsal alış-veriş; toplumsal ilişkiler anlamı olan “sosyal nizamı belirleyen ilkeler” anlamında kullanılır olmuştur. Bu sözcüğün bir başka türevleri de Türkçemize bile girmişti

  • oku öğren anla vay be dey(9.8.2017 14:24:58)

    “Din sözcüğünün açılımı:
    “Din” sözcüğü üzerinde hem Arap-İslâm âlimleri hem de Mac Donald, A. Jeffery, L. Gadret gibi oryantalistler ciddî araştırmalar yapmışlar, İbranice`de ve Eski Farsça`da bu sözcüğe yazılış ve okunuş olarak benzeyen sözcükler bulmuşlardır. İbni Menzur`un Lisan-ül Arab ve Zebidî`nin Tac-ül Arus adlı eserlerinde, örnekleriyle açıkladıklarına göre “din” sözcüğü “dal”, “ye” ve “nün” harflerinden meydana gelmiştir. “Deyn” sözcüğü de aynı harflerden meydana gelmiştir. Üstelik “Deyn” sözcüğünde “ y” harfi, cezim hâliyle bir mastar veznini korurken “din” sözcüğündeki “y” harfi harekesini kaybederek harf-i med (uzatma harfi) durumuna dönüşmüş ve böylece “din” sözcüğü isimleşmiştir.

  • vay beye cvp din hayattır(9.8.2017 14:21:35)

    Evrene baktığımızda her şeyin nizam intizam içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu göklerdeki düzende olduğu gibi yeryüzündeki doğal ortamda da böyledir. Ama insandaki ego ve fıtrattan gelen zaaflar; negatif özellikler insanın hem doğadaki hem de toplumdaki bu düzeni bozmasına neden olmaktadır. İnsanlığın geçmişine baktığımızda da aynen böyle olmuştur.

  • Vay bee...(9.8.2017 13:22:49)

    Din hayattır rumuzlu kardeş,Din hayattır değil o senin bildiğin su hayattır.Dinsiz insanlar yaşarlar ama susuz en fazla üç gün yaşarlar.Allah kelimesi aslında el-ilah kelimesinden gelmektedir.El-ilah putlar döneminde baş put demektir.Hani derlerdi ya yeni doğan çocuğa konuşulmazsa Arapça Allah tarafından öğretilir derdiniz.Bu deney gerçekleştirildi ve yeni doğan çocuğa konuşulmadığı takdirde beyin açlığından öldüğü tespit edildi.Vay be...

  • din hayattır.(9.8.2017 12:11:46)

    Din hayattır. Allah katında halis din İslamdır. Soru 1. Allah ne demek? soru 2. Halis din ne demek? soru 3. İslam ne demek? Vay be kafan karışık gördüğüm kadarıyla eksik bilgilerinle senden daha da eksik olan boleviye cevap veriyorsun.

  • rasyonel(9.8.2017 12:08:20)

    zenginlik veya fakirlik kavramları insanlık tarihi boyunca insanların oluşturduğu kavramlardır. Sünettulahta her canlı yaradılış itibariyle Allah'ın merhamet ve rahmeti gereği yarattığı şaşmaz doğal kanunlara tabii olarak eşit doğar. Rızkı veren El Rezzak sıfatıyla Rabbimizdir. Ve tüm Mülk O'nundur. Yegane Rabb (Sahip=Patron) O'dur.Dolayısıyla zengin bir ailede doğmakla fakir bir ailede doğmak arasında kesinlikle ve kesinlikle bir eşitsizlik vardır. Bu yaratılmadan kaynaklanmaz insanların vermiş olduğu zenginlik ve fakirlik kavramlarından dolayı bir eşitsizlik halidir.Birisi biriktirdiği an bir başka yerde fakirlik başlar.

  • Vay be...(9.8.2017 11:28:22)

    ahlak ve RASYONEL rumuzlu abiler.Eşitsizlik deyince aklınıza adalet yada adaletsizlik gelsin.Zengin veya fakir doğmak eşitsizlik değildir.Bu şuna benzer.İsviçre'de doğan birisi ile Türkiye'de doğan birisi birbirine eşit değildir demeye benzer.Yada kız veya erkek olarak Dünya'ya gelmek size göre de bir eşitsizlik olur.Ben insanların hak ettiği eşitlikten yani adaletten bahsetmek istedim.Gerçeği saklamak adalet değildir.Gerçeği saklamamak adalettir.Vay be...

  • Vay be...(9.8.2017 11:01:20)

    .Aristokrasi.
    •Cumhuriyet.
    •Demokrasi.
    •Despotluk.
    •Federasyon.
    •Kapitalizm.
    •Komünizm.
    •Konfederasyon ve daha bir çoğu.
    elhac bedri bolevi kardeşim aydınlansın.Bu yönetim biçimleri insanlar var olduğu anda yoktu.Tıpki dinler gibi.Hepsi sonradan oluştu•Yani bir zaruretten doğdu.Tıpki dinler gibi.İster kabul et ister kabul  etme.Bütün din adına gelmiş geçmiş bütün liderler yönetici ve idareci idi.Kavimlerini yönlendirdiler ve yönettiler.Daha doğrusu Din kelime anlamı itibari ile siyaset demektir.Yani din ile insanları komaya sokarak yönetmek ve soyma devri bitti.Bunu kabul etmenin zor olduğunu bende biliyorum.Güneş balçıkla sıvanmaz kardeşim.Vay be...

  • Elhac Bedri Bolevi(9.8.2017 10:18:46)

    VAY BE mahlaslı beyefendi yazınızda doğrudan benim anlamamı istediğiniz için size cevap veriyorum, beni muhatap almamış olsaydınız size verecek bir cevabım olmazdı. Madem bana anlatmaya çalıştınız size şunu söyliyeyim Din dediğimiz sonradan çıkmış bir olgu kesinlikle değildir ve ALLAH C.C. tarafından insanın yaratılması ve dünyaya indirilmesi ile birlikte bizzat İlk Peygamber olarak görevlendirilen ADEM Aleyhimüsselam efendimiz ile birlikte insanlığa vaz edilmiş yasalar dizinidir DİN. Siz kabul etsenizde etmesenizde DİN insanlığın başlangıcından bu yana İSLAM dır ve kesinlikle sonradan ve insanlar tarafından oluşturulmuş değildir. İSLAM ALLAH C.C. tarafından Vaz edilmiş Tek ve Yegane Din dir.

  • Elhac Bedri Bolevi(9.8.2017 10:08:03)

    Sn. Yazar; şahsıma sorduğunuz Kumar, Milli piyango ve Faiz ile alakalı sorular için ALLAH C.C. Kuran'da şu hükümleri beyan ediyor. Mealen yazıyorum; İçki, Kumar, fal okları şeytan işi pisliklerdir buyruluyor ve bunlar büyük günahlar olarak beyanla haram oldukları zikrediliyor (Milli piyango, spor toto ve sair bahis oyunlarıda bunlar gibidir). Faiz konusu ise Bakara suresinde sarahaten En büyük haramlardan sayılarak bu işlerle uğraşanların, faiz alıp veren ve bu işleri ticaret olarak görerek icra edenlerin ALLAH C.C. ve Peygamberi ile savaş halinde bulundukları beyan ediliyor. Detaylı bilgi Kuran tefsirleri ve hadislerde kolayca bulunabilir. Bildiğimi ima ederek sorduğunuz için bilebildiğim kadarıyla yazmaya çalıştım.

  • ahlak(9.8.2017 01:16:57)

    Zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen birisiyle fakir bir ailenin cocugu olarak dogmak arasındaki eşitsizlik yok mudur.? Varsa bunun nedeni nedir?ve bu eşitsizlik sizce nasıl ortadan kalkabilir?

  • RASYONEL (9.8.2017 01:13:47)

    Vay beee diyen arkadaş lütfen 3. Madde nasıl çözülür cevap vermemişsiniz. İnsanlar arasındaki eşitsizliklerin sebebi nedir ve çözümü nasıl olur?

  • Vay be...(9.8.2017 00:00:56)

    elhac bedri bolevi kardeşim anlasın diye yazdım.Mevcut antropolojik çalışmalar, avcı-toplayıcı kültüre sahip insanların on binlerce yıl boyunca herhangi bir dine sahip olmadıklarını; din adı altında kabul edilen disiplinlerin ancak insanların yerleşik yaşama geçmesinin ardından ortaya çıktığını göstermektedir. Diğer bir deyişle, din, insanlık tarihiyle birlikte başlamamış, tıpkı devlet, bürokrasi ve hatta ahlaksal normlar gibi sonradan insanlığa entegre olmuş bir çeşit toplumsal örgütlenme örneğidir.Dinlerin ortaya çıkmasının asıl sebebi 3 tür.1.İnsanların anlamlandıramadığı olaylar 2.İnsanlardaki korku 3.İnsanlarlar arası ilişkilerde eşitsizlik. Günümüzde Bilim sahibi insanlar olayları anlamlandırabiliyor,korkularını yenebiliyor.Vay be...

  • Yazar(8.8.2017 22:26:04)

    Sayın Elhaç Bedri bey,bundan böyle yazılarımı takip edeceğinizi belirtiyorsunaz ama ben yazınızda kumar meselesi ile ilgili sorumun cevabını bulamadım.Size bir soru daha,Biliyorsunuz(bildiğinizi umarım,dinimize göre kumar ve faiz haram.Peki Milli piyangoya,sayısal lotaya,spor totoya ve en önemlisi faize ne diyeceksiniz.Merak ediyorum.Bazı ayetleri dilimizden düşürmeyelim(içkide olduğu gibi)bazılarını görmezden gelelim,bu nasıl bir Müslümanlık.Ben tümüne karşıyım ,ya sen.

  • Elhac Bedri Bolevi(8.8.2017 18:48:15)

    İsmimi yazarak güya kelamını bana hitaben yazan kimliği ve ismi meçhul kişiye söylemek istediğim tek kelam bizim ben müslüman'ım diyenlerden gayrısına sözümüz yok. Bizi ancak Mümin olan anlar, ateist yahut başka din mensuplarının yazdıklarımızdan alınması da hiç umurumuzda değil Robert İngersoll'ün ifadeleri de ancak kendi dindaşları için belki önem arzeder. Bizim için ALLAH C.C. ve Rasulullah efendimizin emri yasak ve sünnetleri önemlidir. LA GALİBE İLLAALLAH. Kimse unutmasın ancak galib olan ALLAH C.C. tır. İlim dine savaş açmış mış. Bu Donkişot'un Yel değirmenleri ile savaşı mı zannediyorsun.Yorum yaparken de cesur ol adını yaz bizde adınla sana cevap verelim. Bizim adımızı kullanarak kendini gizleyip yazmana da gerek yok.

  • Elhac Bedri Bolevi(8.8.2017 18:38:10)

    Sayın YAZAR farzedin ki sizi yeni takip etmeye başladım. Doğrudur önceki yazılarınızı ve diğer gazetelerdeki yazılarınızı okumadım. İnşaallah okuduğumda doğru yazdıklarınızı da görmeyi ve sizi tebrik etmeyi ümid ediyorum.

  • Ver Allahım ver.(8.8.2017 09:43:39)

    Dindar kesim nikahtan da nasiplenmek istiyor.Eskiden din görevlilerinin maaşı yoktu.Şimdi yat kalk maaş alınıyor.Kimse kusura bakmasın.

  • Zzz Uyuyor musun(8.8.2017 07:25:21)

    Nato mermer nato kundura beyinli birisi Avrupalilar nikahı kilisede kiyiyor demis. Seviye bu iste. nikah denen sey hukuki bir anlasmadir kilisedeki bir seremonidir nikah belediyelerde resmi olarak kiyilir dünyanın her yerinde böyle. Kilisedeki düğündür. Belli ki ağzından islamcılık incileri damlıyor fakat düşününü camide yapacak kadar müslüman olamamışsın. Biraz daha gayret hadi bakalım. Nikahı imam kıysa da onun kütüğe geçirilmesi vs için gine eşşek gibi gidecen belediyeye. Resmi nikahı imam niye kıysın anlamıyorum bürokrasi biraz daha artsın dye mi? Yoksa nüfüs müdürlüğü belediye ve diyanet birleşip tek çatı altında toplanmayı mı düşünüyor. Olmadı belediyeye bi imam koyun isteyen ona bi görünüp resmi nikaha imza atsın.

  • Zzz(7.8.2017 23:52:59)

    Hey gidi gafiller, Avrupa sevdalıları;
    Çok sevdiğiniz ve peşinden gittiğiniz Avrupa nikahları kilisede yapıyor,
    Bilginize, ama onlar Avrupalı dediğinizi duyuyorum,
    Yazar beyin de seviyesini gördük, Yok camide nikah yapanlar akp'li yapmayanlar değil veya boşanmanında müftüler aracılığı ile yapılması, bir Avukat  bu kadar basit yazmamalı , ilmi bir derinliğin olması gerekirdi

  • elhac bedri bolevi bey(7.8.2017 23:26:27)

    Çağlardan beri, bir tarafta aklın ve düşüncenin izinde birkaç cesur insan ve diğer tarafta cahil büyük bir dindar kitle arasında ölümcül bir çatışma devam ediyor. Bu, bilim ve imanın savaşı. Çok az insan mantığa, onura, adalete, özgürlüğe, bilinene ve bu dünyadaki mutluluğa; bir çoğu önyargıya, korkuya, mucizelere, köleliğe, bilinmeyene ve ölümden sonraki sefalete güvendi. Çok az kişi “Düşün”, bir çok kişi “Diz çök ve iman et!” dedi. İlk şüphe ilerlemenin beşiği oldu, ve bu ilk şüpheden, insan ilerlemeye başladı. – Robert Ingersoll

  • Yazar(7.8.2017 17:55:50)

    Sayın okurum Elhaç Bedri Bolevi kardeşim,Ben hemen hemen her hafta Bolu'da münteşir üç gazetede yazı yazıyorum. O yazılarımla ilgili hiç bir yorumun olmadı.Bu nikah meselesine gelince bizlere Müslümanlık dersi vermeye kalkışıyorsun,Ben isterdim ki kutsal kitabımızın Hac Sure'sinde kestiğiniz kurbanların etini kendiniz yiyin,sonra dost ve akrabalara yedirin ve daha sonra fakirlere dağıtın diyor.Bu bir tanrı emridir.Peki nasıl oluyor da bu emre rağmen bir makbuz karşılığı bedelini ödeyerek kesilen kurbanların sahih olup olmadığı hususunda bir kelam etseydin.

  • Elhac Bedri Bolevi(7.8.2017 14:51:10)

    NETCEYİ KELAM OLARAK MÜFTÜLERİN NİKAH KIYMASI, İNSANLARIN FİŞLENMESİ DEĞİLDİR, BOŞANMALARIN KOLAYLAŞTIRILMASI HİÇ DEĞİLDİR. BİLAKİS NİKAH MÜESSESESİNİN EHEMMİYETİNE BİNAEN TARAFLARIN HAK VE VECİBELERİNİ DE YERİNE GETİRMELERİNİ SAĞLAYABİLECEK VE BUNU KANUN İLE DE DESTEKLEYİP KORUYABİLMEYE YARDIMCI OLACAK BİR HUKUKİ İŞLERLİĞİN YASAL OLARAK HAYATA GEÇİRİLMESİ DEMEKTİR. HRİSTİYAN DÜNYASINDA PAPAZLARIN, YAHUDİ DÜNYASINDA HAHAMLARIN NİKAH KIYMASINA BİRŞEY DİYEMEYENLERİN DE MÜSLÜMAN DÜNYASINDA MÜFTÜLERİN NİKAH KIYMASINA SÖZLERİ OLMAMASI GEREKİR. EĞER MÜSLÜMANIZ DİYEBİLİYORSAK LÜTFEN BU KONUDA YETERLİ BİLGİYE SAHİP OLARAK MEVZUYA BAKALIM, BİLİNÇLİ OLDUĞUMUZDA GÖRECEĞİZ Kİ GERÇEKTEN MÜSLÜMAN AİLELERİN TEMELİNİN ATILMASINDA BU HUSUS ÇOK ÖNEMLİDİR.

  • Bitik Esnaf(7.8.2017 14:46:58)

    Din ne der ona bakmak lazım,
    Hırsızlık, kul hakkı, yalancı yapmayın/yemeyin/olmayın diyor.
    Görüyoruz kimler neler yapıyor ...
    Kimse ses edemiyor. Ama dinimiz ne diyordu ? YAPMA.
    Normal vatandaş onlara laf edemez. Çünkü güç onlarda. Veya oralardan nemalanıyor.

    Anca böyle boş konularda fikir beyan edebilir.
    Kardeşim yıl olmuş 2017 millet uzayda tarım yapıyor/yapacak.
    Bizim konustuklarımıza bakın =)

    Eleştirdiğimiz İran bile teknoloji/fen/bilim alanında bizden kat kat üstün.

    Yani demem o ki, bırakın bu konuları doğru düzgün evlilik kalmamış.
    Millet geçim sıkıntısı çekiyor. İnsanların hayatını nasıl kolaylaştırırız ona kafa yormak gerekiyor. Bu konular ülkeyi daha çok ayrıştırıyor. Zaten ortadan kabak gibi ayrıldı ülke. Sonumuz hayrolsun.

  • Elhac Bedri Bolevi(7.8.2017 14:43:44)

    Dinimizde nikahın bir tarafı ibadet diğer tarafı muamelattır. Nikahta bu iki rükün de tam manasıyla icra edilmelidir. Bu iki rükn Abdest, şahit, icab ve kabul ifadeleri ile mehir den ibarettir. Bunlardan birinin eksik yada usulüne uygun olmayan şekilde yapılması nikahı batıl kılar. Biz yaptık oldu diyen yahut ben müslüman değilim diyenlere söyleyecek sözümüz yoktur. Tarihteki uygulamalar yahut laik sistemlerin uygulamalarının da müslüman için hiç bir değeri olamaz. Zira bu konuda ALLAH C.C. ve Rasulullah efendimizin hadisleri bizim için önemlidir. LÜTFEN BU KONUDA YAZI YAZACAK YAZAR, SİYASETÇİ, AVUKAT, TARİHÇİ YAHUT SAİR FİKİRDAŞ' ların öncelikle bu konuda bilgilenmeleri ve ondan sonra yazmaları tavsiye edilmelidir.

  • Elhac Bedri Bolevi(7.8.2017 14:33:03)

    DİN NE DER. İşte asıl mesele bu. SİYASETÇİ yahut TARİHÇİ fikrini söylesin lakin bütün fikirlerin üzerinde ALLAH C.C. bu konuda ne vaz etmiş ve DİN ile bize bildirmiş asıl dikkat edilecek yer burasıdır. Kim ne söylerse söylesin, Siyasetin de Tarihin de ALLAH C.C. söylediğinin önüne geçirilmesi mümkün değildir. Tabiiki bu söylediğimiz şeyler Müslümanım diyen insanlar için geçerlidir. Kesinlikle müslüman olmayanlar için bir hüküm öne sürmemiz söz konusu değildir istedikleri gibi nikahlarını KİLİSE yahut Nikah Memurluğunda kıydırabilirler. Nikah konusunu kimse DİN dışına çıkaramaz ve sadece bu iş kamu otoritesinin yetkisindedir diyemez. Zira Nikah dediğimiz mesele çok önemli bir meseledir, bu konunun şakaya dahi alınabilecek tarafı yoktur.

  • dikkat(7.8.2017 13:14:35)

    Yazı bir harika.Aslolan evliliklerin ve boşanmaların,boşanma sonrasının yasal güvenceye alınması.Hukuk normlarının her alanda gizli yada açık dışına doğru çıkarılmaya çalışıldığı ülkemizde kafa üstünden dolaşarak kulak kaşıma yollarından birisi ile karşı karşıyayız sanki.İnancı gereği resmi nikahtan önce kıydırılan imam nikahında olduğu gibi elbette müftülerimizin nikah kıymasında sakınca yoktur.Ancak dediğim gibi yasal güvence,hukuk güvencesi gereklidir.Olayı böyle değerlendirmek gerekir.Saygılarımla...

  • Dursun YILMAZ(7.8.2017 10:32:50)

    TARİH NE DER?

    Tarihte nikâh işlemini kayda geçirip hukuken meşru kılacak kamu kurumları yoktu. Mahallenin, köyün büyüğü olarak nikâh işlemlerini imamlar yapardı.

    “İmam nikâhı” böyle bir sosyolojinin sonucudur; yoksa dinimizce bir zorunluluk değildir.Dince zorunluluk olmayan bir konuda Din görevlisinin de işi olmaz.

    Daha Kanuni zamanında, kamu otoritesinin müdahalesi gerekmeye başlamış, imamların nikâh kıymadan önce “kadı”dan (kamu otoritesinden) belge almaları şart koşulmuş; tabii geniş çapta uygulanamamıştı.

    Bu alanda en radikal kamu müdahalesini Abdülhamid yaptı, 2 Eylül 1881 tarihli “Nüfus Sicili Nizamnamesi” ile evlenmeden önce kadılardan, kamu otoritesinden “izinname” alınmasını zorunlu kıldı.Nikah kıymak kamu otoritesinin işidir.

  • elhac bedri bolevi(7.8.2017 10:14:12)

    Haberin veriliş resmi ile bu dinin müftüsüne ve müftülerin kıyacağı nikahın taraflarından erkeğin 16 yaşında bir erkek çocuğuna ve kızın ise sanki bu işten hiç memnun değilmiş ezikliği içerisinde sinmiş bir kız evladı görüntüsü vererek nasılda aşağılayıcı, küçük gören ve asıl hazımsızlık ve kindarlık güden tarafın kimler olduğu da açığa çıkmaktadır. Bir toplumun içinde sırf siyasi görüş ve dini sıyrılmışlıkla geçmişinden utanan, geçmişine nefretle bakan, ve yapılacak düzenlemeler üzerinden güya farklı niyetler de sezen ve bu niyet okuyuculuk yoluyla toplumun ayrıştırılacağına, kadar varan bir korku yaymaya çalışan özür diliyorum tam bir bağnazlık ve sığ görüşlülük  yazısı, Laiklik bağımlılığı ile hala at gözlükleri ile topluma bakış. YAZIK.

  • yıldız(7.8.2017 09:34:47)

    Kaleminize sağlık, günümüz özeti... Tanrım fırsat vermesin bu gidişata!

YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)

Diğer haberler

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak
20 Şubat 2011 tarihinde sınava girecek olan
Temel Eğitim kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
4 Ocak 2011 günüdür.

20 Şubat 2011 tarihinde Yenileme Eğitimi sınavına
girecek kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
11 Ocak 2011 günüdür.