bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Türkiye'nin gücü....?

  • Türkiye'nin gücü....?

  TÜRKİYENİN GÜCÜ......?
   Reklam panolarında görüyorsunuz, devletimiz, okulların açılacağı bu günlerde TÜRKİYE’NİN GÜCÜ EĞİTİMDİR diye büyük büyük yazılı afişler astı.
   Güzelde, düşünüp söylemekle bu eğitim gemisi yol alamıyor. Kaptanları tecrübesiz, bilgisiz, yeteneksiz olunca eğitim, Türkiye’mize maalesef güç vermiyor.
   Gerçek İslam anlayışı olan toplumlar, eğitimin ne kadar önemli olduğunu, bana bir harf öğretenin kulu kölesi olunacağı, asırların dünyada sadece Türkiye'ye nasip ettiği büyük ATATÜRK'ünde:
   HAYATTA EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR söylemi, gerçek eğitimin ne kadar önemli olduğunu ispatlıyor.
   Cumhuriyet idaresi fevkalade öğretmenler yetiştirdi. Şimdiki büyüklerimiz, işbaşındakiler, idarecilerimiz onların nesilleridir. Ya bundan sonra ki evlatlarımız..........gelecekleri çok şüpheli...
   Yargıtay Başkanı açılışta söyledi: Hukuk fakültesi mezunları maalesef yeterli bilgi ve donanımla karşımıza gelmiyorlar....?
   Türk Tabipler Birliği eski Başkanı söyledi: Tıp fakültesi mezunlarının en az 1-2 sene staja alınmaları gerekir. hasta-Hekim münasebetlerinden bi haberler, tıp dünyasından çok çok uzaktalar.
   Ve diğer üniversitelerinde durumu fark etmiyor. Lise mezunları açıkta kalmasın diye bir mühür bir müdür anlayışı ile fakülte açılmasının sonu böylesine hüsran.......?
    Eğitimi verecek olan öğretmenler tam donanımlı olmaları gerekir. Bilgi ve becerisinde iddia sahibi olmalıdırlar. Eski ilkokul öğretmenleri bile derya deniz idiler. Orta okul-lise öğretmenleri bugünkü Türkiye'yi ayakta tutan unutulmaz eğitimcilerdi.
   Şaçı sakalı birbirine karışmış, kulağında küpe, kravatsız, kılık kıyafeti ciddiyetten uzak, asla örnek alınamayacak tavırlar içindeki bir eğitimciden çocuklar hangi eğitimi ve neyi kavrayıp, şiar edinecekler.
   Aile yapısının, ana-baba sevgisinin olmadığı bir anlayış ve anatomik yapısına ters olan bir uygulama ile çocuklar yetiştirilemez. Çocuk 8 yaşına kadar görerek büyür ve şahsiyetini kazanır. Sonraki yıllar öğretmene düşer. Ama nasıl öğretmene: hiçbir araştırması olmayan, tezi bulunmayan, yabancı dil bilmeyen, havadan boş kadro alıp güya Prof. olan bilgiçlik taşlayanlar eğitimimizi şu içinde bulunduğumuz çok menfi durumlara düşürmüşlerdir./60-70 ülke içinde matematikten 45.inci,okuyupda anlayamayan lise ve üniversitelerde 50.’ciyiz.            Temennim odur ki: adı üzerinde MİLLİ olan eğitimimizde müspet ilimlere, fizik-kimya, biyolojiye, yabancı dile, sosyoloji ve psikolojiye çok önem verilmeli-öğrenciye her konuda örnek olunmalıdır. 
   Yeteneksiz-bilgisiz-ciddi olmayanlar bu camiada yer yok olmamalı.
                                               
  Dumlu Demircioğlu

 

YORUMLAR Toplam yorum: 3
  • kerim(24.9.2017 11:10:00)

    bakırköyde kurs hizmeti için hangi kuruma gidebilirim diye araştırdım biraz donanım vip eğitim diye bir kuruma karşıma çıktı bir gidim konişim dedim kapıdan girdim  herkez güler yüzlü çok sevecen yaklaşıyor emre hoca vardı çok iyi bir insan beni çok iyi yönlendirdi çok iyi kurum

  • Bak hele..(22.9.2017 11:34:59)

    Finlandiya’nın, eğitimde neden en yukarlarda olduğuna dair birkaç ipucu:
    Çocuklar, okula 7 yaşından itibaren başlar. Daha önce anaokulundalar. Okulda ilk 6 yılda hiç sınav yok Öğretmen, sınıfta sadece 4 saat geçirir. Öğretmen, haftanın iki gününü “kişisel gelişimi” için kullanmak zorunda. Devlet, bütün öğretmenlere yüksek lisans yaptırır. Bu eğitimin masrafını devlet karşılar. Öğretmenler, bütün üniversite mezunlarının en başarılı üst yüzde 10’u arasından seçilir.Klavye yazısına ilk okulda başladılar haberiniz olsun.El yazısını kaldırdılar.

  • Dursun YILMAZ(18.9.2017 23:11:45)

      Hiç kimse kusura bakmasın.Türkiye'de Profesör unvanını almış çoğu öğretim görevlilerinin eğitim seviyesi Avrupa'da okuyan lise öğrencisi seviyesine bile denk düşmüyor.Kendini yetiştirmiş profesörlere lafım yok,saygım var.Avrupa'da yetiştirilen bir lise öğrencisi en az 5 dili anadili gibi biliyor.Profesörümüz bile İngilizce zorunlu olmasına rağmen zar zor çat pat biliyor.Akademik makaleleri bile takip edebilecek seviyede yabancı dil bilmiyor.Yarın tüm Profesörleri Akademik seviyede İngilizce sınavına sokalım.Yüzde kaçı 100 puan üzerinden 60 ve daha yukarı puan alabilir dersiniz?Sadece Eğitim için değil bütün makam sahiplerinin aslında ara ara sınavdan geçirilmesi lazım ki kendi kendini yetiştirme gayretinde olsun.Ona göre de maaş alsın.

YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)

Diğer haberler

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak
20 Şubat 2011 tarihinde sınava girecek olan
Temel Eğitim kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
4 Ocak 2011 günüdür.

20 Şubat 2011 tarihinde Yenileme Eğitimi sınavına
girecek kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
11 Ocak 2011 günüdür.