bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Öğretmen olmayanların dahi ‘Rehberlik öğretmeni’ yapılmasını amaçlayan yönetmelik yargıya taşındı!

  • Öğretmen olmayanların dahi ‘Rehberlik öğretmeni’ yapılmasını amaçlayan yönetmelik yargıya taşındı!

      Öğretmen olmayanların dahi ‘Rehberlik öğretmeni’ yapılmasını amaçlayan yönetmelik yargıya taşındı!

      Milli Eğitim Bakanlığı alan eğitimi almamış, öğretmenlik vasfı taşımayan kişileri okullara rehber öğretmen adı altında atamak için yönetmelik değiştirdi.
      Atanacak kişiler okullarda psikolojik danışma hizmeti değil, dini rehberlik eğitimi verecek. Bu tasarruf eğitim ve bilim emekçilerinin sendikası Eğitim Sen’i harekete geçirdi.

       Hafta sonu yapılan toplantılar sonucunda konunun yargıya taşınması kararı verildi. Yönetmelik değişimi ve bu gerici uygulama hakkında Eğitim Sen kamuoyuna aydınlatıcı bilgi içeren bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı kamuoyu ile bizde paylaşıyoruz.

 

“Öğretmen Olmayanların Dahi ‘Rehberlik Öğretmeni’ Yapılmasını Amaçlayan Yönetmeliği Yargıya Taşıdık!

      "Psikolojik Danışma ve Rehber Öğretmeni" Meslektaşlarımızın ve "Psikolojik Danışma" Hakkı İhlal Edilen Öğrencilerimizin Sesine Ses Olmaya Devam Edeceğiz!!!

       Uzun süredir eğitime, öğrencilere, velilere ve eğitim emekçilerine sırtını dönen, AKP’nin siyasi ihtiyaçlarını gidermek ve buna uygun politika üretmek dışında bir derdi olmayan Milli Eğitim Bakanlığı, 10 Kasım 2017 tarihli resmi gazetede yayımlanan yönetmelikle çizgisinden ödün vermedi.

       Yayınlanır yayınlanmaz eğitim emekçilerinin hedefi haline gelen ve büyük tepki çeken “Millî Eğitim Bakanlığı Rehberlik Hizmetleri Yönetmeliği” kapsamında sadece eğitim sisteminde değil, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından da sonuçları yıkıcı olacak bir dizi düzenleme gerçekleştirildi.

       Yönetmelikle “Rehberlik ve Psikolojik Danışma” hizmetleri ‘Rehberlik’ hizmetleriyle sınırlandırılmış, “Rehberlik ve Psikolojik Danışma” öğretmenlerinin öğrencilere psikolojik danışma hizmeti vermesine olanak tanıyan bütün kurallar yürürlükten kaldırılmış,(aldıkları eğitimle elde ettikleri) psikolojik danışman unvanları ellerinden alınmıştır. Ülkemizde bünyesinde ‘Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’ olan en az 88 üniversite vardır. Bu üniversitelerin tamamında en az lisans düzeyinde rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitimi verilmektedir. Kaldı ki ‘Rehberlik Öğretmenliği’ veya ‘Rehber Öğretmen’ adıyla öğretmen yetiştiren herhangi bir üniversiteye bağlı herhangi bir bölüm bulunmamaktadır.

       Ayrıca “Rehberlik ve Psikolojik Danışma” öğretmenlerine, görevleriyle ilgili olmayan konularla ilgili ve çalışma saatleri dışında görev verilmesinin önü açılmış, “eğitim öğretim kurumlarında, rehberlik ve psikolojik danışma servislerinde görevli psikolojik danışmanlara yönetim, büro işlerinde ders, nöbet, sınav gibi alanlarıyla ilişkisiz konularda görev verilemez” hükmü kaldırılmıştır. Bu durum eğitimde genellik, eşitlik, süreklilik ilkesiyle çelişmekte; psikolojik danışmanlık mesleğinin içerik ve doğasına aykırı bir şekilde kontrol ve denetimi içermektedir. Ayrıca yönetmelikte çalışma karşılığının ücretlendirilmesine dair bir kurala yer verilmeyerek de angarya yasağına aykırı hükümler getirilmektedir. Dolayısıyla yönetmelik ile kazanılmış haklara saygı ilkesi de yok sayılmaktadır.

       Yeni yönetmelik, her düzeydeki eğitim kurumunda eğitimine devam eden öğrencilerin psikolojik danışma hizmeti alamaması sonucunu doğuracaktır. Eski yönetmeliğin aksine, psikolojik danışmaya ilişkin kuralların tamamının yeni yönetmelikle birlikte yürürlükten kaldırılmasını başka biçimde açıklamaya olanak yoktur. Taciz, istismar gibi önemli sorunların tespiti ve önlenmesinde ”Rehberlik ve Psikolojik Danışma” öğretmenleri önemli bir rol üstlenmekte, öğrencilere psikolojik danışman olarak destek sunmakta, yaşananları raporlamakta, bu suçlara karışanların tespiti ve cezalandırılmasında girişimde bulunmaktadır. Yönetmelik ile yaşanan bu suçların/sorunların önlenmesi ve ortaya çıkarılması konusunda ciddi sorunlar yaşanacağına şüphemiz yoktur. Yasa ve yönetmeliklerin en son amacı kamu yararının gerçekleştirilmesidir. Hazırlanan yönetmelik kamu yararının gerçekleştirilmesine aykırı bir düzenlemedir.

        Her ne kadar yönetmelik sosyal medyada “nöbet görevi” tartışmaları üzerinden değerlendirilse de getirilen düzenlemeler yakından incelendiğinde ve resmin bütününe bakıldığında durumun vahametinin daha derin olduğu görülecektir.

       MEB, 1739 sayılı yasa ile Talim Terbiye Kurulu kararlarına aykırı biçimde, tamamıyla hukuksuz, keyfi ve siyasi saiklerle getirdiği düzenlemeyle, lisans eğitimi almamış, öğretmen yetiştiren eğitim kurumlarından mezun olmamış ve pedagojik formasyona sahip olmayan kişilerin ‘Rehberlik öğretmeni’ olarak atanmasının yolunu açmıştır.

      İktidara geldiği günden bugüne öğretmenlerin emeğini ve haklarını yok sayan, öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, okulları öğretmenler dışında herkese açan, eğitim öğretim faaliyetleri yerine dini vakıf ve cemaatlerin etkinliklerini temel görev olarak görenlerin bu düzenlemeyi nasıl yaşama geçirilebileceğini öngörmek oldukça kolaydır.

        Açıktır ki AKP ve MEB, dini vakıf ve cemaatler eliyle yapamadığını yönetmeliğin sunduğu imkanları kullanarak yapmak istemekte, rehberlik hizmeti adı altında okullara dini vakıf ve cemaatlerin elemanlarının görev yapabilmesine olanak tanımaktadır. Şüphesiz ki bu durum dahi öğrenciler açısından açık bir hak ihlali anlamına gelmektedir. Öğrencinin yaş grubuna göre gelişim özelliklerini bilmeyen ve psikolojik durumunu yorumlamakta hiçbir alan bilgisi olmayan kişilere teslim edilmesi bunun en açık ifadesidir. Üstelik, “rehberlik ve araştırma merkezlerinde” öğretmenler dışında görev yapacak diğer personelin görev tanımına yer verilmemiş ve böylelikle de keyfi yönetimin önü açılmış, ortaya çıkabilecek sorunların daha ağır sonuçlar yaratması kaçınılmaz kılınmıştır.

      Ayrıca yönetmelik hazırlanırken, Ensar Vakfı’nın yurdunda yaşanan tecavüz vakası ya da Aladağ’daki yurtta yaşanan yangın faciasından ders çıkarılmadığı da görülmektedir. Yaşanan bu skandallar sonrasında rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmenlerinin özveriyle yürüttüğü çalışmalar MEB tarafından görmezden gelinmiştir. Ancak MEB, imzaladığı protokollerde olduğu gibi bu skandalların aktörlerini eğitim sisteminin içine çekecek düzenlemeler getirmekten geri durmamıştır. Getirilen yönetmelikle, nasıl belirleneceği belirli olmayan ve yalnızca adının geçmesiyle bile kamuoyunda ciddi rahatsızlıklara yol açabilecek “sivil toplum kuruluşlarının” ‘Rehberlik hizmetleri il danışma komisyonu’ gibi önemli bir organda yer alabilmesinin önü açılmıştır.

       Eğitim Sen olarak, söz konusu hukuksuzluğun önlenmesi ve getirilen hükümlerin yaratacağı tahribatı engellemek amacıyla yönetmeliği bugün (14.11.2017) itibariyle yargıya taşıdığımızın bilinmesini isteriz. Eğitimin, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin ihtiyaçlarını, taleplerini görmezden gelenlerin karşısında örgütlü gücümüzle duracağımızdan ve eğitimin gerçek gündeminin sesi olacağımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır.

 

YORUMLARBu habere ilk yorum yazan siz olun!
YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)

Diğer haberler

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak
20 Şubat 2011 tarihinde sınava girecek olan
Temel Eğitim kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
4 Ocak 2011 günüdür.

20 Şubat 2011 tarihinde Yenileme Eğitimi sınavına
girecek kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
11 Ocak 2011 günüdür.