bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Gerici eğitim konusunda bilgilendirme yapmak YASAK !

  • Gerici eğitim konusunda bilgilendirme yapmak YASAK !

      Gerici eğitim konusunda bilgilendirme yapmak YASAK !       

        Ülkemizdeki gerici eğitim sisteminin en çarpıcı örnekleri Bolu’da da görülmekte. Her gün değişen sınav sistemini eleştirmek ve artık vaka-i adiyeden sayılan kadına şiddet olayları ile mücadele eğitiminin, öncelikle eğitim ve aile kurumlarında verilmesinin önemine işaret etmek maksadı ile İzzet Baysal Caddesi'nde imza kampanyası standı açmak isteyen Eğitim Sen’e bunun için izin verilmedi.
       Caddede her türden gerici faaliyetin organizasyonun iznini veren Valiliğin Eğitim Sen Bolu Şubesi'nin sadece 3 gün düzenlenecek kampanyasına izin vermemesi eğitimciler tarafından kınandı.

       Bolu Eğitim Sen Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici konu hakkında bir açıklama yaparak kamuoyunu aydınlattı.
       

        Açıklamanın tamamı aynen şöyle; 
        Eğitim Sen Bolu Şubesi olarak; yaz boz tahtasına dönmüş eğitim sistemimizi, milyonlarca çocuğumuzun, gencimizin ailelerinin ,eğitim emekçilerinin emeğini hiçe sayan sabahtan akşama değişen sınav sistemlerini, her geçen gün  kadına ve çocuğa karşı artan şiddeti meşru gösteren cinsiyetçi, bilimsel birikimi reddeden  müfredatı ve cemaat ve vakıflarla yapılan protokolleri ve özelleşen eğitim sisteminin sorunlarını bir imza standıyla sizlerle paylaşmak istedik.
       Ancak, bu faaliyetimize  izin vermeyen Bolu valiliğinin yazısını aynen  paylaşmak istiyoruz. “Eğitim Sen Bolu Şube Başkanlığı'nın eğitim sistemi, kadına karşı şiddet, vakıf ve cemaatler ile özel okul konularında stant açarak yapacağı imza kampanyası valilik onayı çerçevesinde uygun görülmemiştir.’’
        ÜLKEMİZDE EĞİTİM  ALANINDA  YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ, YAKIN GELECEKTE YARATACAĞI SONUÇLARIYLA BİRLİKTE  DEĞERLENDİRMEK, İÇİNDE BARINDIRDIĞI TEHLİKELER HAKKINDA TOPLUMU UYARMAK VE BÜTÜN BU GELİŞMELERE KARŞI MÜCADELE ETMEK  EĞİTİM VE BİLİM EMEKÇİLERİ  SENDİKASI OLARAK BİZİM EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZDİR.
         MUTSUZ İNSANLARIN MUTLU ÖĞRETMENLERİ OLMAYACAĞIZ

1.   Her geçen gün ülkemizde ve ilimizde de artan çocuğa ve kadına karşı her türlü şiddet, daha iki ay önce valilik binasının 50 metre önünde boşanmak istediği eşi tarafından katledilmeye çalışan kadına dahi yetkililerin dikkatini çekmemiş ki biz bu artışın  nedenlerini  konuşturmak istemiyorlar.
       Eğitim ve bilim emekçileri olarak uyarıyoruz; Bilimden  uzak müfredat değişikliği ile özellikle kadına ve çocuklara karşı şiddet adeta meşrulaştırılıyor. Cinsiyetçi, eşitliksiz içerik ve tutum eğitim yoluyla yeniden üretilerek öncelikle kadınlarımız ve çocuklarımızı teslim alıyor.
2.   Eğitimde yapılacak her değişiklik, bilim insanlarına, eğitim emekçilerine, sendikalara ve eğitimin tüm bileşenlerinin fikri alınarak yapılsın diyoruz.
Sınav sistemlerinin değiştirilmesi örneğinde bunu  gördük. Açıklanan her değişiklik konun uzmanları tarafından değerlendiriliyor ve yeniden düzenleniyor. Peki en başta bu değişiklik uzmanlar ve eğitimin tüm bileşenleriyle ele alınamaz mıydı ?
 Biz diyoruz ki; Ne çocuklarımızın, ne eğitim sistemimizin ne de ülkemizin geleceği yaz- boz tahtası değildir.
3.   Cemaat ve vakıflarla yapılan protokoller ;
MEB’ in mevzuatlarına da aykırı , bilimsel bilgiyi reddeden ve eğitim birliğimizi bozan protokollerle,  geleceğimizin karartılmasına göz yummadık yummayacağız. Bizler eğitim emekçileri olarak sınıflarımıza onaysız tek bir tane kaynak kitap dahi sokamazken, 30 saatlik okul öncesi eğitim program 24 saate indirildi. 6 saatlik ders içeriği bütün mevzuatlara aykırı bir şekilde müftülüğe bırakıldı. Yetkisi olmayan, onayı olmayan içerikle, ehliyetsiz kişilere emanet ettik 36  ve 70 aylık çocuklarımızı.
Öğretmen ve velilerimizin şikayetlerine ve travmalara rağmen uygulamanın ısrarla devam ettiğini görüyoruz. Yeri geldiğinde paylaşacağımız sıkıntıları eğitim emekçilerinden kaygıyla dinliyoruz.
Diğer bir konu ilimizde bulunan pansiyonlu okullarımız da haftada 1 kez akşam etüt saatlerinde ‘’sohbet’’ toplantıları yapıldığını biliyoruz.
2017 -2018 eğitim öğretim yılı başında Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, ilimizde bulunan pansiyonlu okullarda belletmenlik görevi yapan öğretmenlerimize, 13 rehber öğretmen tarafından çocuklara karşı ihmal ve istismar konularında eğitim verildi.
        Bu eğitimin gerekçesi şuydu; çocuklara karşı artan cinsel suçlar ve maalesef bunların önemli bir kısmının pansiyon ve yurtlarda olduğu gerçeğiydi.
      Kendi  personeline bu eğitimi verme ihtiyacı duyan Müdürlüğümüz; kim olduğunu, tarikat mı cemaat mi bilmediğimiz bu kişilerin gece etüt saatinde niçin pansiyonlarımıza girmesine izin verir?
Kim talep etmiştir bu faaliyeti ?
Velilerimizin haberi ve onayı var mıdır?

Bizlere emanet edilmiş bu çocuklarımızın başına gelebilecek herhangi  bir olayın sorumlusu kim ve kimler olacaktır.
Bu ‘’sohbet’’ toplantılarından bir tanesinde yaşanan diyaloğu sizlere aktaralım:
       ‘’sohbetlere katılmazsanız kalbinizde bir kara leke oluşur, ikinci kez katılmadığınızda bu kara leke büyür, üçüncü kez katılmadığınızda kalbiniz tamamen kararır ve artık iflah olmazsınız’’ evet  kim olduğunu bilmediğimiz kişilerin çocuklarımıza telkini budur.
         Takdir kamuoyunundur.
          İlkokul 4. sınıftan itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi alan, ‘’seçmeli’’ din kültürü ve ahlak  derslerini de fiili olarak zorunlu seçtiren, fen lisesinde dahi 4 saat din kültürü ve ahlak dersleri seçtirilen çocuklarımıza bu dayatmaların sebebi  nedir?
        Öğretmeni her daim sınıftan dışarı çıkaran, akademik eğitimi sekteye uğratan bu uygulamaların amacı nedir?
       4. Eğitimin piyasalaşması;
Eğitim Sen olarak; tüm yurttaşların eşit nitelikli kamusal eğitim hakkını sonuna kadar savunacağız.
İlimizde merkez ilkokullarımızda öğrenci mevcutları 45-50 arasında değişirken, yarım milyona yaklaşan ve atanmayan öğretmenlerimiz varken, okullarımız; “öğrencime servis tutamıyorum, cebine yemek parası koyamıyorum” diyen veli bağışlarıyla ayakta duruyorken, özel okullara teşvik verilmesini kabul etmiyoruz.
Diğer yandan, kaynak aktarılmayan, her geçen gün laik, bilimsel ve demokratik olmaktan uzaklaşan niteliksizleştirilen kamusal eğitimle, velilerimiz adeta özel okullara zorlanmakta, atanmayan öğretmenlerimiz özel okullarda sermayeye ucuz iş gücü olmak zorunda bırakılmaktadır.
  Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak; toplumun bütün bireylerinin temel insan hakları ve özgürlükleri doğrultusunda, cins ayrımı olmayan, eşit, demokratik, laik, bilimsel, parasız ve nitelikli kamusal eğitim görmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.
    Bir daha Karamanlar, Aladağlar, Gergerler olmasın diye, geleceğimiz karamasın diye, İtaat etmeyen, sorgulayan, haksızlığa karşı duran, cinsiyet eşitliğini savunan bireyler yetiştireceğiz.

Bu ülkenin çocuklarına ve ülkemize reva görülen ucuz ve itaatkar iş gücü olmayı kabul etmeyeceğiz.
Akılla, bilimle, sanatla, sporla ve evrensel ahlak değerleriyle inşa edeceğimiz gelecek için; çocuklarımıza ve okullarımıza sahip çıkmanın önümüzde duran en önemli ve acil görev olduğunu kamuoyuna saygıyla duyururuz.
                 

              Eğitim Sen Bolu Şube Yürütme Kurulu Adına
                          Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici

YORUMLAR Toplam yorum: 4
  • ihsan(8.12.2017 15:59:37)

    Açıklama yapan hanımefendi güzel bir konuyu gündeme getirmiş ve haklı da kimse zorla bir sohbete götürülemez manevi bakı yapılamaz...Fakat bunu söylerken konuyu din dersine din eğitimine getirip onları da eleştirmesi yanlış olmuş.Vatandaş haklı olarak tepki gösteriyor.

  • fenasi kerim(6.12.2017 18:45:04)

    ne yani herkes bu toplantılara katılmak zorunda mı?  evet katılmak zorundasınız.. şayet katılmazsanız işyeriniz değiştirilir, toplantılara katılanlarda ya işlerine devam eder, yada daha iyi bir mevkiye getirilir.. müslüman olunması için bu toplantılara katılmak şartların başında gelir yani ya bizdensindir yada değil.. ya nediyiiim yaaa neee fsaassddfdsasfghkşşjg...

  • Elhac Bedri Bolevi(6.12.2017 13:44:39)

    EĞİTİM KONUSUNDA SÜREKLİ BİR DİN DÜŞMANLIĞI SERGİLEYEN EĞİTİMSEN BOLU ŞB.ADINA ZEHRA KULALI GEZİCİ HANIMEFENDİYİ, DİN DÜŞMANLIĞI YAPMAKTAN VAZGEÇMEYE ÇAĞIRIYORUM. BU DİN ONA DA LAZIM. YOK EĞER BEN DİNSİZİM YAHUT ATEİSTİM DİYORSA BİLELİM ONA GÖRE CEVAP VERELİM. BU GAZETEYİ DE BU TÜR HABERLERİ YAPMAYA TEŞVİKTEN VE YAYINLAMAKTAN ÖTÜRÜ DE KINIYORUM.

  • Salih ÖZDEMİR(6.12.2017 13:03:38)

    Dininden bu kadar rahatsız olan kişinin mutlaka çocukluğunda sorun vardır .Belli ki anası babası küçükken dini eğitimi aldırmamış!.T C gelir dağılımında ilk iki sırayı sağlık ve eğitim  alırken eğitimcileri dilenci pozisyonunda göstermek,anca akıl sağlığı yerinde olmayan lar yapar.Çocuklarımızın din ve ahlak bilgisi almasından rahatsız olan kulalı eminim ezandan da rahatsız oluyorsun dur.Sen hangi hakla çocuklarımızın geleceğine burnunu sokuyorsun.Bir vatandaş olarak seni kınıyorum. Sen kendini bi halt zannediyorsun .15 temmuz darbesini yapanların ilk iki sırada eğitimciler yokmu!

YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)

Diğer haberler

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak
20 Şubat 2011 tarihinde sınava girecek olan
Temel Eğitim kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
4 Ocak 2011 günüdür.

20 Şubat 2011 tarihinde Yenileme Eğitimi sınavına
girecek kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
11 Ocak 2011 günüdür.