bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Sıra geldi fidanlığa 

  • Sıra geldi fidanlığa 

Sıra geldi fidanlığa 

Sayın okuyucular, bilmem okudunuz mu, 20/03/2017 tarihli Bolu Gündem ve BolununSesi gazetelerinde yayınlanan “Türkiye satılıyor” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. O yazımda AKP iktidarının bu güne sattığı fabrikaları, limanları, ormanları, ormanlardan açılarak yerleşim alanlarına dönüşmüş orman kanununun 2.maddesinin B fıkrası kapsamına giren 2/B arazilerini, hazine arazilerini, velhasıl kelam cumhuriyet döneminden ne kalmışsa sattığını liste halinde bir bir anlatmaya çalışmıştım. Şimdi öğreniyoruz ki- nasıl oldu ise- 14 şeker fabrikası gözden kaçmış, bu defa onlar da satılacakmış. Son günlerde yapılan tartışmalara bakılırsa AKP hükümetleri bunlarla da kalmayıp, Yap-İşlet- devret modeli ile biz vatandaşların ödediği vergileri dahi yandaş müteahhitlere, halk tabiri ile mütayitlere “CİRO” etmiş. Nasıl mı? Anlatmaya çalışayım; Devlet daha doğrusu AKP hükümetleri, yap-işlet-devret modeli ile köprüler, tüneller, şehir hastaneleri, hava alanları yaptırmış. Köprüler için yılda şu kadar araç geçecek, geçmezse farkı devlet ödeyecek, tüneller için yine aynı şekilde şu kadar araç geçecek, geçmezse farkı devlet ödeyecek, hava alanları için şu kadar uçak inip-kalkacak, bu kadar uçak inip-kalkmazsa farkı devlet ödeyecek İŞİN EN TRAJİK TARAFI ise şehir hastaneleri için de aynı yöntemle yılda şu kadar HASTA gelecek, gelmezse farkı devlet ödeyecek diye müteahhitlere taahhütte bulunmuş .Şimdi anlaşılıyor ki taahhüt edilen adette araç geçmemiş, uçak kalkmamış, taahhüt edilen kadar hasta gelmemiş. Milyon farklar oluşmuş. Bu farklar, devletin tüm istatistiki bilgileri elinde olduğuna göre güneş balçıkla sıvanmaz misali “hata” ile izah edilemez. Acaba diyorum bu gelip-geçecek araç, inip-kalkacak uçak, muayene olacak hasta rakamları yandaş müteahhitleri zengin etmek için mi bilerek şişirildi. Neyse dönelim başa; Tabi evdeki hesap çarşıyı tutmayınca aradaki milyonlarca dolarlık fark sizlerin, bizlerin verdiği vergilerle ödenecek. Eeee bu durumda dişimizden tırnağımızdan artırarak ödediğimiz vergiler bu şekilde yandaş müteahhitlere “CİRO” edilmiş olmuyor mu? Yukarıda şehir hastaneleri derken “işin en acıklı tarafı” dedim, niye dedim, HASTA ÇOK OLURSA fark azalacağı için devlet ve dolayısı ile bizler kazançlı çıkacağız! Hasta çok olsun diye dua edelim mi?! Bu durum vallahi Aziz Nesin ölmeseydi ona ne güzel bir mizah malzemesi olurdu. Hatta dünya mizah tarihine bile geçerdi. Neyse yeteneği olanlar kendi hayal dünyalarında bunu mizaha dönüştürebilirler.
Sayın okuyucular, şehir hastaneleri derken yazılı ve görsel medyadan öğrendiğim kadarı ile bu şehir hastaneleri her ilde yapılacakmış. Hatta bu günlerde Bolu’ya yapılacak şehir hastanesinin “YER TESPİTİ” araştırmaları bile yapılmış. Duyduğumuza göre sayın belediye bakanımızın öncülüğünde yapılan araştırmalar sonucu bu YERİN –henüz gayri resmi olarak- kaplıca yolu üzerinde bulunan “ORMAN FİDANLIĞI” nın arazisi olduğu sonucuna varılmış. Bunun için de fidanlığın öncelikle belediyeye devri yoluna gidilecekmiş. Sayın okuyucular yeri gelmişken başına çorap örülmeye çalışılan bu fidanlık hakkında bir iki kelam etmek istiyorum; Fidanlık taaa 1964 yılında şeflik olarak açıldı,1981 yılında müdürlük statüsü verildi, 2003 yılında ise AKP iktidarı döneminde tüm bu müdürlükler kapatıldığı için tekrar şefliğe dönüştürüldü. Fidanlığın arazisi 230.000 M2 dir ve Bolu’nun EN VERİMLİ arazisidir. Burada zaman zaman yüzden fazla kişi çalışmakta ve evine ekmek götürmektedir. Buradan civar orman işletme müdürlüklerinin tüm fidan ihtiyaçları karşılanmıştır. Aşılı ceviz fidanının merkezi konumundadır. İşte bu kadar değerli ve FAYDALI fidanlığın yerine şehir hastaneleri yapılacakmış. Sen gel de vay anasını deme. Hani “dadandığı yere darı eker” diye bir atasözü var ya (Çorum civarında çok kullanılır) AKP Bolu’ya iyi dadandı. Önce ORÜS’e ait Karacasu Kereste Fabrikası’nı- arazisi ile birlikte- sattı, sonra hem orman parkını ve hem de Gölcük’ü belediyeye verdi, sonra güzelim ormanları turizm işletmecilerine peşkeş çekti. Sonra Karacasu orman defosunu sağlık bakanlığına verdi. Şimdi sıra geldi Fidanlık arazisine. Sayın okuyucular şu Karacasu Kereste Fabrikası’nın satışı üzerinde de bir nebze durmak istiyorum. Karacasu’yu Karacasu yapan o fabrika idi. O fabrikadan yüzlerce kişi ekmek yedi, emekli oldu. Emekli olanların da çoğu oraya veya civar köylere yerleşti. Şimdi o fabrikanın, arazisi ile birlikte satıldıktan sonra kapısına kilit vuruldu. O fabrikadan ekmek yiyen yüzlerce kişiden hiç ses çıkmadığı gibi AKP’nin oyu arttı. Bu durum biraz düşündürücü değil mi? Elinden ekmeği alınan insanların ilgisizliği gerçekten şaşırtıcıdır. Ne demişler, ilgisini yitiren çok şeyini de yitirir. Nitekim yitiriyor. Görülüyor ki şimdi sıra fidanlığa gelmiş.

Sayın okuyucular v e özellikle Bolu’lular, gelin artık nemelazımcılığı, kişisel ve partisel menfaatlerimizi bir tarafa bırakıp Bolu’muzun menfaatleri yönünde birlikte hareket ederek bu fidanlığa sahip çıkalım. Ha sen şehir hastanelerine karşı mısın diyebilirsiniz. Ben yapılsın desem de yapılmasın desem de fark etmez, hükümet yapılacak derse yapılır. O halde şehir hastaneleri mutlaka yapılacaksa Sarıcalar Mahallesi’nin üzerinde, orman kadastro sınırları dışında, hazineye ait 52 hektarlık çorak bir arazi bulunmaktadır, oraya yapılsın derim. Bu görüşümün iki gerekçesi vardır; Birisi fidanlığın kurtulmasıdır. İkincisi ise şudur; Geçmişte bir yazımda da söz etmiştim, rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan Suudi Arabistan Kralı’na “sizler ne kadar şanslısınız, Allah sizlere bu kadar yer altı zenginlikleri bahşetmiş” dediğinde kralda ona “sizin de ormanlarınız, verimli tarım arazileriniz var, sizlere de yer üstünde hazineler bahşetmiş” demiş. İşte ben o hazineleri de koruyalım, gelecek nesillere bırakalım demek istiyorum.

Hoşça kalın
                                           
     İlhami Candemir

 

YORUMLAR Toplam yorum: 4
  • Polat dincsoy(23.2.2018 15:22:48)

    Ati alan uskudari gecti.

  • ADEM ÖZLÜ(23.2.2018 00:41:28)

    ÇOK  güzel  bakış,  gel  de  anla, felaketin  açmadığı  göz kör  kalmaya  mahkumdur, vatanına düşünene yazana selam olsun.

  • Numan(22.2.2018 11:23:17)

    gidin bolu imar müdürlüğüne içeri girmek yasak...Türkiyenin kozmik odası sanki işin varsa aradan sıyırıp içeri girdinse hoooop ne var çık giremezsin....lakin içerisi fıkır fıkır..satacaklar...ne bulursa satacaklar hiç terddüüdnüz olmasın belediye sarayına bakın değme devletlerin başkanlık sarayından görkemli...aşagısı kurtarmazdı YOLU BOZUK BOLUYU

  • İsmail YILDIRIM(22.2.2018 10:39:23)

    Televizyonlarda reklamlar çıkıyor (kamu spotu diye) tarım arazileri miras yolu ile bölünmesin, ekmeğin bölünmesin diye, ne hikmetse aynı bakanlık Bolu'daki en büyük, en verimli tek parça tarım arazisinin üstüne hastane kurma planlarına ses çıkarmıyor. Bolu sahipsiz diye yazıyorum yazıyorum da kimse dinlemiyor. İşin en ilginç yönlerinden birisi memleketimizin en büyük fay hattına yaklaşık 2 km mesafede bu yer. Yani Allah muhafaza bir deprem olursa enkaz altından çıkanlar bu hastaneye getirilecek tedavileri için tabi hastane kalırsa. Bolunun sorunları ile ilgilenen kimse yokmu? Allah aşkına bu planları yapanlar bir daha düşünsün, ne yapıyoruz diye!

YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)

Diğer haberler

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak
20 Şubat 2011 tarihinde sınava girecek olan
Temel Eğitim kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
4 Ocak 2011 günüdür.

20 Şubat 2011 tarihinde Yenileme Eğitimi sınavına
girecek kursiyerlerimizin son kayıt tarihi
11 Ocak 2011 günüdür.