bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

İzzet Baysal Belgeseli için tıklayın!

GÜNÜN SÖZÜ

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

ATATÜRK


Bu dünyada onunla işimiz bitmiştir

KONUK YAZAR

Konuk Yazar

       Eyüp Ahi Bey'in, bugün yazdığı köşe yazısına cevaptır... Eyüp Bey öğretmen, hatta bizim meslektaşımız olmasına rağmen, henüz tanışmak mümkün olmadı. Yazdığı köşe yazıları ve yorumlarından tanıdığım kadarıyla son derece özverili, hümanist, ağırbaşlı ve ileriyi gören araştırmacı kişiliği ile toplumda sevilen biridir. Yazılarından, tarihe ışık tutan bilgilerinden zaman zaman yararlanmaktayız. Ancak bu son köşe yazısı, özellikle Bolu Belediye Başkanı’nın tüm karizmasını yerlerde süründürecek nitelikte bir yazı olmuştur. Eğer bunu başka biri yazsaydı, önemsemez, sıradan seçim reklamı veya kişisel bir kırgınlık olarak nitelendirirdim. Fakat yazı içeriğine baktığımda konu edilen olayların hemen hepsinin belgelere dayalı gerçekler olduğunu hayretler içerisinde gördüm. Gecenin bir yarısında bu yazıyı okuyunca sabaha kadar uyuyamadım. Utandım. Benliğimden utandım. Ne alakası var utanmanın diyeceksiniz.
       Bahsi geçen şahıs, ne yazık ki benim 4 yıllık okul arkadaşımdır. Okul yıllarında ben, Bedrettin Pekcan ve Alaaddin, o denli kanka idik ki, kan kardeşliğinden öte, birbirimiz için canımızı verebilecek durumdaydık. Aradan yıllar geçti, ben yurt dışına öğretmen olarak atandım. Geri döndüğümde Alaaddin'in seçim çalışmalarına başladığını gördüm. Var gücümüzle ailecek destek olduk. Kazandığında bayram yaparak ilk çiçeği benim götürmem nasip oldu. Sonrası ise arkadaşlığımızın bittiği, hatta çoktan ruhuna Fatiha okunduğu bir anı olarak kaldığını gördüm. Bir insan bu kadar değişemezdi. Makam ve mevki kişiliğini alıp götürmüş, geride sadece bir enkaz kalmıştı. Demek, gençlik, çocukluk duygularıyla o zamanlar gerçekleri görememiş, bir hayal dünyasında yaşamıştım.
       Olanlar bununla da bitmedi. Şu anda 80 yaşında olan, Alaaddin'i zamanında kendi çocuklarından ayırt etmemiş annemin, bu gazetede çıkan bir haberi yüzünden Başkan Efendi bırak dostluğu, bize düşman olup çıkmıştı. Annem, gazetedeki fotoğrafta ağlıyordu. 18. Madde adı altında kesilen 32 ağacına ağlıyordu. Bu kıyımı yapan da, yıllarca o ağaçlar altında oturup,  hayaller kurduğumuz Başkandan başkası değildi. Yine de ahde-vefa diyerek çocukluk arkadaşımı mahkemeye veremedik. Şu an arazimizin %40’ı gittiği gibi, odunluk, garajım, duvarlarımız yerle bir olmuştur. Kaldı ki aynı arazide, çeşitli zamanlarda 3 kez uygulama yapılmıştı.. Kanuna tamamen aykırı bir duruma yine de göz yuman annem, sadece yıkılan duvarları ve garajın yapılmasını istemiştir. Bunun yapılması kararı meclisten çıkmasına rağmen imza vermeyerek engel olan yine bu şahıs olmuştur..
       Bu dünyada onunla işimiz bitmiştir. Eğer ahirete inancı varsa, bu yaptığı haksızlığı bile, onu öteki tarafta kahretmeye yeter sanırım. İşte yukarıda belirttiğim utanma sebebim budur. Yıllar boyunca Başkanı tanıyamamış olduğuma utandım ve hala utanıyorum......

                                                                            Ayhan CAN


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak