bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Böyle bir Cezayir oyunu var mı?

KONUK YAZAR

Konuk Yazar

     CEZAYİR OYUNUNU İCRA EDEN, OYNAYAN GENÇLERİMİZE.. OKUMAYA ZAMANLARI OLURMU? BİLEMEM… AMA İÇİM RAHAT ETSİN DİYE, YİNEDE YAZACAĞIM… 
     

      Türk Halk Oyunları Öğretmeni-Folklor Araştırmacısı-Orhan AYTAR
           

       Değerli gençler; birçok düğünde eğlencenin başında, ortasında veya sonunda Müzisyenlere ‘’Cezayir Çal Oynayacağız. ’’dedikten sonra  ister istemez onlarda’’ bu oyun düğünün sonuna doğru oynanır.’’ diyemiyorlar. Sonraki durumsa vahim, belki sizler için önemli değil ama ,yıllarca bu konuları araştırıp, derleyip bu şekilde icra edildiğini, oynandığını görünce bu konuyu birazcık sıkmadan ele almam gerektiğini düşündüm.
           Düğünlerde gördüğüm şey ne?  Gençlerimiz, çok güzel birlik beraberlik içinde ortaya çıkıyorlar, burası  hep istediğimiz tablo, sonra en öne bu işi iyi bilen diye tabir edilen arkadaşlarını ortaya çıkarıyorlar, burasıda tamam. Ama ondan sonra sırayla, oyun esnasında ayakkabı, çorap, gömlek çıkarmaya başlayınca herkes gülerek ve heyecanla izliyor, bu iş nereye gidiyor diye tabiri caizse, cıvıklığın bini bir para derler ya aynen öyle. Böyle bir oyun var mı? Var. Ama Cezayir oyunu değil erkeklerin kendi aralarında, asker eğlencesi, erkek kınası gibi sadece, erkeklerin olduğu ortamda,‘’Setter ‘’diye adlandırılan böyle bir oyun var. Ama o ortamda dediğim gibi. sadece erkekler arasında….
          Cezayir Oyunu’nun tarihi konusuna gelince; Barbaros Hayrettin Paşa tarafından alınarak Kanunî Sultan Süleyman zamanında Osmanlı hâkimiyetine giren Cezayir, daha sonra Fransızlar tarafından işgâl edilir (1827-1830). Bu işgâl sırasında Fransızlarla savaşan Türk askerlerinden pek çok şehit verilir. Bunlar arasında eski adı Dinar Köyü olan Yaylabağı’ndan gençler de vardır. Şehitlerin yavuklularına, ana babalarına kara haber ulaştığında bütün köylü yasa bürünür ve bu olayın onlar üzerindeki etkileri uzun zaman devam eder. Bu savaşlar sırasında şehit olan Mehmet adlı bir yiğidin nişanlısı kara haberi alınca aklını kaçırmış. Her gün köyün yüksek, ağaçlı tepesine çıkar, yanık sesiyle içli bir şekilde bu ağıtı söylermiş. O da nişanlısının şehit düşmesine dayanamayarak olaydan kısa bir süre sonra ölmüş, köylülerin göz yaşlarıyla öbür dünyaya yolcu edilmiş (Attila 1966: 145). Türkünün Anadolu’nun başka yörelerinden derlenmiş metinlerinin tespit edilebilen ortaya çıkış hikâyeleri de benzer içeriğe sahiptir. (Yund 1961:2365). Cezayir’e sefere çıkan ve bir daha memleketine sağ dönemeyen leventler üzerine yakılan bu türküler, sözlerinde tarihî bir olaya bağlı olarak yiğitlik imgesini taşımakla birlikte, hasret, ayrılık ve ölüm temleri üzerine kurulu olduklarından, aynı zamanda içerikleri bakımından her biri bir ağıttır.
        Bu oyunun oynanış şekli ise; Yüz mimiklerinde bir eğlenme havası yoktur. Eskiden büyüklerimizi izlerken gülerek veya çok sert yüz ifadesi ile bu oyunu icra ettiklerini hiç görmedim. Bir düzen içerisinde oyunun ekip başına uyarak belirli bir ritimde toplam sekiz bölümden oluşan bir oyundur.  KONUSU AYRILIK,GURBET YARE SEVGİ OLUNCA DÜĞÜNÜN SONUNDA GELİN ARTIK ANADAN BABADAN AYRILACAKTIR…düğünün son günü, düğün alayı, önde çalgı takımı ve bayraktar, arkada gençler bulunmak üzere, kız evine doğru hareket ederken yolda silah atılır; kimi zaman durulup türküler söylenir, oyunlar oynanır ve müzik eşliğinde yola devam edilir. Bu sırada gençler,sağa sola yalpa yaparak, Cezayir türküsünü söylerler. Bu türkü, gelin ata binerken ve inerkende söylenir. (Kaptan 1988: 21).
         Bu oyun tarihi bir oyun ,Sadece Bolu ilimizde değil, Anadolu da Türk düğün törenlerinde sıklıkla icrâ edilen bir türküdür. “Cezayir Türküsü’’. Bu türkünün, günümüze gelinceye kadar çeşitli yörelerden pek çok örnekleri tespit edilmiştir. Güney, Orta, Doğu ve Batı Anadolu’da Cezayir adlı bir ezginin veya türkünün, bu bölgelerin düğünlerinde çalınıp söylendiği veya bu ezgiye dansla eşlik edildiği, düğün gelenekleri ve düğün türküleri veya yerel müzik örnekleri üzerine yapılan bazı araştırmalardan bilinmektedir. ŞİMDİ DEĞERLİ GENÇLERİMİZ BU TÜR KONUSU OLAN, BİR OYUNDA İNŞALLAH DAHA CİDDİ VE DUYGULU OLURUZ. LÜTFEN AYAKKABI, ÇORAP,  GÖMLEK ÇIKARMAYALIM. BEN KARŞILIKSIZ BU OYUNU ÖĞRETMEYE HAZIRIM..SAYGI VE SEVGİLERİMLE…


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak