bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Gladyatör

Anılar

Erdoğan Mühürcüoğlu

    GLADYATÖR.. 
     (Tekrar)
       Gözümle görmesem inanmazdım.. Adam ne kadar bıktıysa artık, dükkanının camına ''Adres sormak yasaktır'' diye yazmış.. Benzerini burada bir nalburun camında da görmüştüm.. O da ''adres sormak 1 TL'' dir diyordu camında.. Aklıma Ankara'da bir Boluspor maçı öncesi papaz Oktay'ın tuzağına düşüp ''Bentderesi ne tarafa düşüyor? diye sorduğumuz büfeci geldi.. 3 arkadaş canımızı zor kurtarmıştık..
* * *
       Davetiye verecem, Gülez sokağı arıyorum Bolu'da.. Adres sorduğum adam öyle bir süzdü ki beni; tedirgin olup; “Ben yanlış geldim galiba'' dedim.. ''Yanlış değil, çok yanlış gelmişsin'' dedi adam.. Bak şu üstümdeki tabelada ne yazıyor? ''Haklısınız'' dedim, ''tabaklar hamamı kadınlar kısmı'' yazıyor.. Ama ilk kez geldiğim için böyle oldu'' ''Tamam'' dedi ''uzatma! Yolun karşısına, Hitit sokağa geç, az ilerde 'boklu çeşme' var, ordan sola gir.. İlk rastladığın kişiye Kalleşlerin Eminanım'ın evi neresi? diye sor.. 
* * *
        ''Kalleşler demesem de'' dedim; Sirkeciler'in evi diye sorsam? ''Olmaz'' dedi.. ''Lakapları öyle.. Ne var ki bunda? Mezarlıkta bile ''Kalleşler Aile Mezarlığı'' yazıyor.. Muhtar'ın selamı var dersin.. Yorgancının..!
* * *
       MEZARLIK.. 
        Eski gazipaşa okulunun karşısını, Akbankla Ziraat bankası arasındaki alanı gösterip ''İşte burası taş mektep mezarlığı'' diyen 'asabi' hoca'yı hatırladım.. Elindeki kitaptan tek tek sayan..''Bolu Voyvodası Mustafa Ağa burada, Kadı Ahmet Hilmi Efendi burada, Bolu Voyvodası Mehmet ağanın hanımı Safiye abla az ötede.. Şehir sinemasının çıkış kapısının yanında Bolu Voyvodası Hüseyin Ağa'nın mezarı var.. Şu an oturduğumuz bankın altında Bolu Naibi Hacı Osman Efendi yatıyor.. Ziraat Bankası önünde Bolu Naibi İbrahim efendi, Akbank'ın önündeki kamyonetin altında Bolu Valisi Ali Rıza Paşanın hanımı Hatcanım.. Devlet mezarlığı gibi anlayacağın..'' 
* * *
      GLADYATÖR
      Biz Voyvodalara falan fit olmuşken bir de Gladyatörler çıktı başımıza.. 2000'li yılların filmleri arasında 12 dalda ödül almış bir film var; Gladyatör.. Bir dergide rastladım.. Merak ettim.. Satır aralarında ''tarihteki en ünlü Gladyatörler Bolu'da yaşadı'' ibaresini görünce gözlerime inanamadım.. Bizim filmlerde izlediğimiz Spartaküs filan, bunların yanında 'solda sıfır'mış.. Her şey aklıma gelirdi de 'Gladyatör' olacağımız aklımın ucundan geçmezdi..
* * *
      ''Vallaha helal olsun bize dedim.. O kadar helecanlandım* ki; şu ara ortalık karışık olmasa, balkona çıkıp marşlar falan söyleyecem.. 
* * *
     Akpınar Mahallesi'ndeki bir Gladyatör mezarında; "Eskiden beri herkesi eğlendiren biriydim.. Gör şimdi, nasıl yanlızım yattığım yerde'' diyor bir Gladyatör.. ''Yanlızlıktan başka bir şeyim yok artık.. Philokynegos Makedon benim adım.. Bronz çelenkli yenilmez bir Gladyatör'üm ben..'' 
* * *
       Anadolu’nun en kanlı Gladyatör dövüşlerinin yapıldığı yermiş Bolu.. Hele 4 gün süren 'akla ziyan' bir müsabaka var ki, tam on iki gladyatör öldürülmüş o mücadelede.. Araba üzerinde dövüşen Margarites adlı gladyatör mesela.. 75 zafer kazandıktan sonra 76'ncısında vefat* etmiş.. Şu an Akpınarda yatıyor kendisi..
* * *
      Ama asıl hayretime mucip olan şey o devirdeki kıyafetler.. Böylesine soğuk bir memlekette adamlar neredeyse yarı çıplak dolaşıyorlar.. Üstlerinde sadece bornoz gibi bir şey, ayaklarda sandalet.. 
* * *
      ''Bizim de Gladyatör ruhu girmiş içimize'' diyor misafirim.. ''Elde tahta kılıç, kafada aliminyum tencere ile az oynamadık imaret camisinin bahçesinde.. Yanık Hayri Abi'ye nara attıran da aynı ruh.. Deli Ali'yi beline bağladığı arabayla yukar çarşıdan aşşa çarşıya koşturan da.. Aynı ruh deli Ömer'i 'arenaya çıkacakmış gibi' köpekleriyle dolaştırıyor şehirde..'' 
* * *
      KARAÇAYIR..
      Sizin mahalleye gidince ''Gurbete gitmiş gibi'' olurduk biz dedim.. ''Orada bir ev olacaktı.. Ne zaman önünden geçsem 'Töperlek'in eşi Safuranım dondurma dövüyor olurdu.. Ve ahşap evlerin küçük balkonlarında insanlar.. Radyo'dan sokağa yayılan ince sazdan sultaniyegah faslı.. 
* * *
       ''İyi dersin de; leylekli ev mev kalmadı ki oralarda ciğerim'' diyor misafirim.. ''Ama o evi hatırlamanız hoşuma gitti doğrusu'' diyor..''Hele arkasındaki sokağın tümüyle yandığı geceyi.. Aslında bu şehirde evi yanan da, malı yanan da, bağrı yanan da çok oldu, biliyor musun? Ne zaman o yangın aklıma gelse anam'ı ve 1942 model külüstür itfaiye aracını hatırlarım.. Ve her gün anneme iğneye gelen Maidanım'ı.. Onun ispirto ocağında enjektörü, iğne uçlarını kaynatışını.. 
* * *
      ''Zabıta amiri gazcı Şükrü amca gelirdi ziyaretimize.. 'Baba dostu' derdi dedem, 'Babası da zabıta amiriydi' derdi.. Akpınar'dan Münire abla gelirdi sonra..Yanında iki oğlu; Cin çük'ü Fahrettin'le Pilot Hayrettin.. Ve sokakta iki tane eşekçi ismail.. Büyük olan Hatçam teyzenin oğlu, küçüğü sepetçilerin Ayşam teyzenin..
* * *
       "Kambur felek işte'' diyor; ''Hiç umulmadık aktörlere hiç beklenmedik roller veriyor bazen.. İlk eşiyle topu topu kırk gün evli kalmış annem.. Yirmisinde yokmuş o zamanlar.. Resmi nikah falan da yok tabi.. Adam bir dairede şoför müymüş neymiş.. Ne bilsinler.. Şehirli demişler, mesleği var, efendi görünüşlü, yakışıklı.. 
* * *
       ''Babalığımı başında şapkası ve kulağının kenarında sigarası ile hatırlarım.. Ve onun annesini.. Her daim oğluyla tartışan ve her tartışmanın sonunu anneme bağlayan.. ''Hadi çek arabanı'' derdi Ayşabla babalığıma.. ''Sen git, önce o koca götlü karına söz geçir..! Üzülürdüm, uyuz olurdum..''
* * * 
       ''Çocukken merak edip sorduğun şeylerle, şimdikiler aynı şeyler mi hemşerim? ya da, o zamanlar seni güldüren şeyler şimdikilere benziyor mu? Doğru düzgün hayal bile kuramıyorsun şimdi.. En güzel yerinde ya bir mesaj geliyor, ya da bir bildirim.. Eskiden özlemle yolunu gözlediklerinin yerini bugün her anından haberdar olduğun insanlar aldı..Telefon numaraları, e-mail adresleri ulu orta her yerde.. Herkesin elinde herkesin fotoğrafları.. Ama his yok, ruh yok, duygu namına hiçbir şey yok..''
* * *
       İlgiyle dinledim.. Ağzı öteden beri güzel laf yapar zaten.. Ne de olsaTabaklar'lı.. Bir de o konuşurken aklıma sürekli İstanbul'da oturduğu semtin ismi gelmese.. Tavuk uçmaz yokuşu.. Kendimi tuta tuta bi hal oldum..
        Hoşça kalın..

                                               Erdoğan Mühürcüoğlu
Gladyatörler için kaynak: Prof. Dr.Mustafa Odak, Akdeniz Universitesi Yunan dili ve ed. Ana bilim dalı..

YORUMLARBu köşe yazısına ilk yorum yazan siz olun!
YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)


Yazarın diğer yazıları:

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak