bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bu bir okuyucu haberidir.

CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI KUTLU OLSUN

Facebook'ta Paylaş

Milletimizi din konusunda aydınlatmakla görevli Diyanet İşleri Başkanlığı sunduğu Din Hizmetlerini Din görevlileri ile yürütmektedir. Din Hizmetinin yürütüldüğü mekan camiler ve bu camilerde hizmet sunan din görevlilerimizin önem ve ehemmiyetini hatırlamak üzere Her yılın Ekim ayının ilk Haftası 2003 yılından bu güne “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır. Camilerimizin ve Din Görevlilerimizin anıldığı bu haftayı en içten dilek ve temennilerimizle kutluyoruz. Bu haftanın, ülkemiz, milletimiz ve değerli meslektaşlarımız için hayırlı ve başarılı hizmetlere vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyoruz. Camilerimizin hayatımızda, kültürümüzde ve medeniyetimizde çok önemli yeri vardır. Dini ve milli değerlerimizin yaşandığı ve yaşatıldığı ahlak ve edebin öğretildiği insani ilişkilerde inceliğin, fedakârlığın, birlik ve beraberliğin, dostluk ve kardeşliğin, paylaşma ve dayanışmanın tecelli ettiği, büyük küçük herkesin hayatında hatırası bulunan bizim evimiz dediğimiz, yükselen kubbeleri ve minareleri ile sanatın her türlü güzellik ve zarafetinin işlendiği, gök kubbeyi inleten ezanları ile Vatanımızın tapusu ve mührü olan nezih ve mübarek mekânlarımızdır. Ecdadımız ve milletimiz camilere saygısını sanatın en ince güzelliklerini nakşederek göstermiştir. Bunu da Tövbe Suresi’ nin 18. Ayetinde: Yüce Rabbimizin “Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder.” buyruğundan almıştır. Camiler sadece ibadetlerin yerine getirildiği mekânlar değil, aynı zamanda sosyal bütünleşmenin ve dini aydınlanmanın gerçekleştirildiği, sosyal konuların ele alındığı mekânlardır. Camilerimizin ve din görevlilerimizin yüklendiği önemli fonksiyonların en üst derecede hayata geçirilebilmesi için kutladığımız bu hafta bir fırsata dönüştürülmelidir. Din hizmetlerini yerine getirmekle yükümlü olan insanlara Din Görevlisi denir. Din Görevlisi kendi cemaati ile değil Toplumun herkesimi ile iletişim kuran ve onlara dini ve ahlaki mesajın ulaşmasını sağlayan kişidir. Vatanımızın her köşesinde ve yurtdışında en zor şartlarda bile olsa mesai kavramı tanımadan görev yapan, insanlarımızla iç içe yaşayarak dertleri ile dertlenen, aralarında uzlaştırıcı ve bütünleştirici bir tutum sergileyen, dini konularda onları aydınlatan ve sosyal problemlerine çözüm arayan, sorumluluk bilincini hiçbir zaman kaybetmeyen din görevlilerimizin din hizmetinde ve milletimiz hayatında inkârı mümkün olmayan önemli bir yeri vardır. Din görevlilerimiz milletimizin en karanlık günlerinde camilerdeki mihrap ve minberden milli mücadeleye katkı ve destek sağlamış, deprem,sel ve yangın gibi afetlerde öncülük ve önderlik yapan gönül elçileri, yeni doğan çocuklarımızın kulaklarına ezan okuyup ismini koyan, doğum ve sünnet merasimi mevlitlerini okuyan aile oluşumunu sağlayan düğün nikah merasimlerinde dini merasimleri paylaşan hayatımızın sonunda ebedi aleme arıtıp yolcu eden milletimizin en sıkıntılı günlerindeki en vefalı dostlarıdır. Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle dertlerimizi Diyanet camiası ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz: 1- Din görevlisi, görev yaptığı camiye gelen misafirlerini ağırlayacak, onların oturabileceği ve ikramlarda bulunacağı, arandığında irtibat kurulacağı telefonu, kendisine sorulan dini sorulara cevap verecek eserleri olan kütüphanesi, bilgisayarı olan, büroya kavuşturulmalıdır. 2-Din görevlisi sahipsizlik ve ilgisizlikten olumsuz etkilenmekte, gayreti ve verimi düşmektedir. Din görevlisine kurumu ve amiri sahip çıkmalıdır. Din görevlisi siyasetçiye, hatırlı seçmene, dernek başkanına ve muhtara kurban edilmemelidir. 3-Din hizmetinde karşılaşılan problem ve başarısızlığın hesabı din görevlisine çıkartılmamalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı Merkez ve Taşra yöneticileri çağın ihtiyaçlarını dikkate alan din hizmeti planlamalıdırlar. Her konumdaki personeline ihtimam göstermelidir. Merkez yöneticileri taşra yöneticilerini, taşra yöneticileri de din görevlilerini dinleyerek problemleri tespit etmeli ve çözüme kavuşturulmalıdır. Yöneticiler talep ve eleştirilere açık olmalıdır. Din görevlileri kabiliyetlerine göre din hizmetine katkı sağlamaları için teşvik edilmeli ve özgüven aşılanmalıdır. 4- 30 yıldır hac organizesi düzenleyen bir kurumun, sevgi ve güven sağlayacak kural ve kaideleri belirleyemediği için görevlisi hac yapamadan emekli oluyorsa ve bundan dolayı kuruma karşı olumsuz tavır alınmasına mani olunamıyorsa kurum yöneticileri kendilerini gözden geçirmelidir. 5- Türkiye Diyanet Vakfı sahip olduğu imkânlarıyla, bu imkânda kanı teri ve emeği olan Diyanet çalışanlarına hizmeti esas almalıdır. Her ilde misafirhane, kütüphane, toplantı ve sohbet salonları bulunan tesisler inşa etmelidir. Diyanet personelinin okumakta olan çocuklarına burs ve imkânlar sağlamalıdır. 6- Diyanet İşleri Başkanlığı yöneticileri, çalışanlarına güvenmeli, Camiler ve Din görevlileri Haftasını sendika yöneticileri ile işbirliği yaparak kutlamaktan korkmamalıdır. 7-Milletimiz ve insanlığa saygısı olan herkes din görevlisine değer vermeli ve saygı göstermelidir. Devletimizin yöneticileri, Basınımız ve Sivil kuruluşlarımızın yetkililerinden Hıristiyan ve Yahudi Din adamlarına gösterdikleri saygı ve ilgiyi bize de göstermelerini beklemekteyiz. Din görevlileri sadece cenaze esnasında ve törenlerde dua etmek için aranmamalı. 8- Din hizmetlerinin halkımızın nezdindeki saygınlığını korumak ve geleceğini güvence altına almak için; Din hizmetlerinde yapılacak her türlü atamalarda bilgi liyakat ehliyet ve temsil tek ölçü olmalıdır. Bölgecilik hemşericilik veya politik ve ideolojik mülahazaların bu önemli camianın kapısından içerisine girmesine izin verilmemelidir. 9-Diyanet çalışanlarının çok önemsediği ve heyecanla beklediği Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat kanunu 01.07.2010 tarihinde yasalaşmıştır. TBMM kabul edilen bu yasanın Camiamıza hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’ tan diliyoruz.Bu kanunla Diyanet çalışanlarının özlük ve mali haklarında kısmi iyileştirmeler münasebetiyle Başta sayın Bakan olmak üzere tüm emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Din görevlileri olarak bizlerde yapmakta olduğumuz görevin sorumluluğu ve misyonumuzun ağırlığının idraki ile kendimizi tartıştırmamalıyız. Kimseye görevimizi hatırlatma ve tarif etme fırsatı vermemeliyiz. İmam deyince “Devletin namaz kıldırma memuru” şeklindeki aşağılayıcı anlayışı çürütmek önemli tavrımız olmalıdır. Birbiriyle küs ve kavgalı Din görevlilerin cemaat nezdinde bir itibarının olmayacağını unutmayalım. Bu itibarla; 1- Dinimiz çok iyi bilinmeli ve doğru olarak anlatılmalıdır, 2- Hedef kitlemiz insanlar tanınmalı onlara değer verilmeli, samimi ve güvenilir olmalı, 3- Dini değerleri sevdiren, ilmi ile amil (tutarlı) Örnek model insan olmalı, 4- Günümüz dünya şartlarını, gelişen bilim ve teknolojisini takip etmeli, 5- Sosyal hayatta aktif ve halkla iç içe, eleştiriye açık, hoşgörülü, birleştirici ve güler yüzlü olmalı, 6- İlmi ve Kültürel açıdan kendisini geliştirmiş, seviyeli ve metotlu olmalıyız. 7- Sadece Cami cemaati ile değil; gençlerle, komşularla, resmi yetkililerle, sivil toplum teşkilatlarıyla, münevver insanlarla ve gayri Müslim vatandaşlarımızla da irtibat ve iyi ilişkiler kuralım. Dini ve sosyal hayatımızın ayrılmaz parçası olan Diyanet İşleri Başkanlığımız mensuplarının Camiler ve Din Görevlileri Haftasını kutlar, haftanın hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan dileriz. Ahirete irtihal etmiş hocalarımızı ve büyüklerimizi rahmet ve şükranla yad eder, emekli olan hocalarımıza aileleriyle sağlık, huzur, mutluluk dolu bir hayat sürmelerini, görevde bulunan meslektaşlarımıza sıhhat ve huzur içerisinde başarılı hizmetler niyaz ediyoruz.01.10.2010 TÜRK DİYANET VAKIF-SEN BOLU ŞUBESİ

YORUMLAR Toplam yorum: 2
  • SDADASD(2.10.2010 09:10:44)

    KUTLU OLSUN HOCAM

  • S.A(2.10.2010 01:45:03)

    Yadırgamak mı? Yahut başka birşey mi bilmiyorum ama. Eğer buradan herhangi bir müftülük görevlisi okur ise çok mutlu olurum. Lütfen, cami hocalarımızın cuma hutbelerindeki metinlere biraz daha fazla çalışmalı. Hoca kendi okuduğunu anlıyor. Derin bir ''Türkçe'' bozukluğu mevcut. Ayrıca ; köroğlu mahallesi balcı camii'de standart hoca istiyoruz. Staj yeri olmasın.

YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak