bolununsesi
Çekin, gönderin, yayınlayalım

Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bu bir okuyucu haberidir.

Bolu'da Yayla Kültürü ve Yönetmelikler

Facebook'ta Paylaş

       Son günlerde yaşanan yayla evi yıkımlarına yerel basında olduğu kadar ulusal basında da geniş yer verildi. Bir çok platformda tartışıldı, gazeteciler manşetlerine, yazarlar köşelerine taşıdı yaylaların kullanımını, pek çok vatandaş yorum yaptı, en çok okunan haberler sıralamasında ilk sıralarda yer aldı yayla evi yıkımları. Peki, neden çok okundu bu haberler, neden bu kadar ilgi gördü, yorumlar, analizler yapıldı? Cevap basit çünkü Bolu’daki her köyün bir yaylası var ve bu köy halkından tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar Mayıs ayında yaylaya çıkıp sonbahara kadar orada yaşıyor. Hayvanlarını otlatıyor, yağ, süt, peynir kaymak yapıp pazarda satıyor, ekip biçiyor, çeşitli sebzeler yetiştirip, dağdaki kuşburnunu, böğürtleni, alıcı, kekiği, mantarı, kızılcığı topluyor bir kısmını satarak ekonomik kazanç sağlıyor bir kısmı ile de tarhana, marmelat, reçel yapıp kışlık erzağını hazırlıyor.

      Mayıs ayı başından Ekim sonuna kadar yaylada kaldığı 6 ay boyunca sobada, ocakta, fırında yaktığı odunu ormandan temin ediyor. Köyde yaşayan insanların tamamı tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlamıyor. Esnaflık yapan, işçi olan, memur olan, emekli olan pek çok kişi var. Bunlar şu anda hayvancılık yapmıyor ancak babaları, dedeleri zamanında hayvancılık yapmış ve onların da aynı yaylada atalarından kalma muhtarın ve köylünün de bildiği, diğerleri gibi sahiplendikleri yerleri var. İşleri dolayısıyla yıllardır buraya gelmemiş gitmemiş olan bu kişiler emekli olunca yaz aylarında kafalarını dinlemek için atalarından kalma bu yerlere mütevazi (2-3 katlı istisnalar hariç) bir ev yapıyor. Bahçesinde sadece kendi yiyeceği kadar organik domates, salatalık, soğan, marul yetiştiriyor, birkaç tavuk edinip onları besleyip hem oyalanıyor hem de doğal yumurta elde ediyor. Bunları satmıyor, bir kısmını kendisi yiyor bir kısmını da yaz tatilinde ziyarete gelecek olan kızına, oğluna, torunlarına saklıyor. Yetkililer “hayvancılıkla uğraşan köylüme dokunmayacağım, gitsin yaylada hayvanını otlatsın” diyor.

      Bu köyün nüfusuna kayıtlı yıllarca devletine hizmet etmiş ve emekli olmuş bir işçi, bir memur, bir öğretmen ya da herhangi bir vatandaş aynı yaylada bir ev yapınca “yaylayı işgal etmiş” oluyor. Hiçbir yaylaya köy halkından olmayan biri gidip de kafasına göre bir ev yapamaz. Birkaç istisnası olabilir ama başta muhtar olmak üzere köylüler buna izin vermez. İstisnalar tabi ki vardır ancak bu denetim mekanizmasını herkes bilir. 2013 yılında hükümetimiz tarafından yaylaların kullanımı ile ilgili yasal düzenleme yapıldı ve resmi gazetede yayınlandı. İnternette kısa bir araştırma yapılırsa tüm bu kanun hükmündeki kararnamelere ve yönetmeliklere ulaşmak mümkündür. Yeni düzenlemelerle devlet ormanlarındaki yayla alanları belirlendi, haritaları çıkartıldı, turizm amaçlı 29 yıla kadar kiralanabileceği ve üzerine turistlik tesis yapılabileceğine karar verildi. Hatta 23 Aralık 2013 tarihinde Bolu Doğa Turizmi Çalıştayı’ na katılan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ”Dünya deniz turizminden eko-turizme, doğa, tabiat ve yayla turizmine kaymaya başladı. Bolu, tam bu noktada merkez olabilir. Bu fırsatı çok iyi değerlendirmemiz lazım. Bolu'yu dünya turizmine açmamız lazım. Yaylacılık turizmi geliştirilmeli. Türkiye’nin en fazla yaylaya sahip ili de Bolu. Hazırlanan bu planlarla yöre halkımıza ekonomik kazanç sağlayarak, bu kazanımların sürdürülebilir olması için kaynak koruma şuurunu aşılamayı hedefliyoruz" dedi.

      7 Mart 2013 tarihli yönetmelik ile devlet ormanlarında 31/12/2011 tarihinden önce toplu yerleşimin bulunduğu; yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içindeki yerler ile yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık maksadıyla yerleşim yeri olarak kullanılan alanların, kullanım bütünlüğü de dikkate alınarak tespiti ve yayla alanı olarak ilanı, yayla alanlarında bulunan her türlü bina ve tesislerin tespiti ve sabit kıymetlere alınması, işletilmesi, işlettirilmesi, bu bina ve tesislerin vaziyet planına işlenmesi, kullanıcılarının tespiti ile bunlara kiraya verilmesi karara bağlandı. Yönetmeliğe göre yaylalardaki evlerin kullanıcı tespitlerinin yapılması ve daha sonrada bu kişilere 10 yıldan fazla olmamak koşulu ile kiralanması öngörülüyor. Bu süreç geçtiğimiz günlerde valilik tarafından kullanıcı tespiti yapılacak olan yaylaların listesinin kamuoyuna duyurulması ile resmen başladı.

YORUMLAR Toplam yorum: 5
  • mehmet ağa(6.6.2014 16:22:38)

    yazan yorum yapanlar görmeyip düşündüklerini yazmışlar. kendilerine göre haklı.birde yaşayanlar olarak bize sorun.dedemin 4 çocuğu var.dördüde atamdan kaldı deyip dört yayla evi yaptı.bu dört kardeşin toplam 15 çocuğu var her ne kadar esnaf ve memur olsada onlarda atamızdan kaldı deyip birer ev yaptılar.onlarda bizleriz.bizde emekliyiz.15 çocuğun 35 çocuğu var.çocuklarımıza atanızdan kaldı deyip ,ara sıra gelirsiniz dedik birer ev yaptık.bu bir aileden yapılan yayla evleri.köy 700 hane onlarda atalarımızdan kaldı bizde yapıyoruz dediler yayla yüzünde yer kalmadı.akşam sabah sürekli yer açılmaya başlandı.kimi pansiyon olarak kiraya veriyor.bilemem 5 hayvandan aşağı hayvanı olana yaylayı yasak edersen bu iş düzelir.yoksa 2 sene sonra hesapla

  • Gariban(19.5.2014 20:12:39)

    Vali iyi yaptı. Ohh ne güzel git çevir yaylada bi yeri, yap devletin yerine evini (o devletin arazısinde 70 milyonun hakkı var). Beton sokmadan hayvancılık ve çiftçilik için yer verin. Yoksa yıkın gitsin. İyi olmuş (galiba bizim evde gidecek ama olsun)

  • Mert(14.5.2014 13:56:15)

    Hayvancılık yapmayanlara yaylada bina verilmesin. Piknik alanı verilsin.

  • bahadır(14.5.2014 11:11:48)

    bence yayla yıkımlarındaki amaç köylüleri hayvancılık yapmıyor bahanesiyle yaylalardan çıkarıp buraları birine üç beş kuruşa kiralayıp turistik tesisler yaptırmak abant topuk yaylası gölcük aladağda yer kalmadı artık gözü köylülerin yaylalarına diktiler köylüler 80 mk 2 katlı ev yapamaz ama başkaları 40 dönüme 10 katlı otel yapabilir o serbest

  • Yaylacı(13.5.2014 23:47:08)

    yazan arkadaşın eline sağlık , bir kaç bir şey eklemek istiyorum ,yaylada 2 katlı hatta  3 katlı evler mecvut daha önceden yapılan.ama örnek verecek olursak akçakavak yaylasında yıkılan evler 2 katlıydı ve 1.katları ahırdı genede yıkıldı..Benim şöle bir teorim var sanırım vali bey bir yaylaya ev yapmaya kalkıştı vali kilisli kütüğü yada o köyde yaşamadıgı sürece köylüler yaylaya ev yaptırmaz.Sanırım valinin başına böle bir şey gelmiş olmalıki insanların evlerini bir hışınla yıktı.Ama vali bey çok akıllıki yıkımıda 3 katlı 200 m2 bir evden başladı ki çok fazla tepki alamasın.Akcakavak yaylasından başlasa ordaki evler 80 90 m2 2 katlı altında ahırı olan evler diycegim o ki vali bey çok kişinin canını yaktin...

YORUM YAZ (Maksimum 750 karakter uzunlukta olabilir)

| Aktaş Mh. Taşhancılar Cad. No: 10 - BoluTel: 0374 212 88 66Faks: kamuran@bolununsesi.comEmail: kamuran@bolununsesi.com |
Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak