Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste...

Mimarlar taşın altına elini koyuyor !

Mimarlar taşın altına elini koyuyor !
    20 Mayıs 2012
    Mimarlar taşın altına elini koyuyor !Mimarlar taşın altına elini koyuyor !Mimarlar taşın altına elini koyuyor !Mimarlar taşın altına elini koyuyor !Mimarlar taşın altına elini koyuyor !Mimarlar taşın altına elini koyuyor !Mimarlar taşın altına elini koyuyor !

           'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' sözünün ve nemelazımcılığın üst düzeyde yaşandığı Bolumuz'da, Mimarlar Odası farkı yaşanıyor. Diğerlerinin aksine birçok riski göze alan Mimarlar Odası Bolu'da taşın altına elini koymaya devam ediyor.    
           Mimarlar Odası'ndan yapılan yazılı açıklamada;  "Mimarlar Odası olarak görevimiz uluslararası korumacılık ilkeleri ve mesleğimizin bize yüklediği görev doğrultusunda, tarihi değerlerimizi korumak ve bizden sonraki kuşaklara aktarmak istiyoruz" denilerek, yine çok tartışılacak konuları gündeme taşıdılar.

           Mimarlar Odası'nın açıklaması şöyle;     

           Bazı siyasi hesaplara da alet olup kullanılmak gibi bir basiretsizlik içinde değiliz.
           Bizler siyasi bir kuruluş değiliz. Siyasi yapıdan bir ikbal beklentimiz yoktur. Bazı siyasi hesaplara da alet olup kullanılmak gibi bir basiretsizlik içinde değiliz.
        Ayrıca Belediye'nin şu ana kadar yaptığı birçok olumlu uygulamayı takdirle karşıladık. Bu güne kadar birçok yapılamamış, işi cesaretle çözüp Bolu'ya kazandırmıştır. Ama bütün bunlar yapılan her iş iyidir ve doğrudur manasına gelmez.
         
         Yok edilmeye çalışılan tarihi değerler, biz yokken de bu topraklar üzerinde vardılar.     
         Bu gün sözde iyi niyetle girişilen çalışmalarla yok edilmeye çalışılan tarihi değerler, biz yokken de bu topraklar üzerinde vardılar. Bu tarihi değerler bizden sonrada var olmaya ve gelecek nesillere ilham kaynağı olmaya devam etmelidir. Bu tarihi eserleri küçümseyerek, bugüne kadar yapılan tahribatları öne sürerek kalanların da silinip atılmasına razı olamayız.
          
           Çözmek istediğimiz iki konu var     
           Şu anda ivedi olarak çözmek istediğimiz iki konu var. Biri şehrin tarihi dokusunun hasar görmemesi, diğeri de, belediyemizce uygulanan otopark bedeli miktarı, otopark bedeli tahsili, otopark miktarı ve otopark yerleşim şartları ile ilgili düzenlemenin kanunlara uygun hale getirilmesidir. Bu konuda aylar öncesinden Belediye'ye resmen itirazımızı yapıp düzeltilmesini istememize rağmen henüz bir tam netice alamadık.
     
           Fırka Tepesi'nde olumsuzluklarla beraber Müze denetiminde bu bölgede yapılmak istenilen yapılaşmayı idarenin takdirine bırakıyoruz. 
           Bolu hiç kuşkusuz çok farklı medeniyetlere beşiklik etmiş bir yerleşim alanıdır. Fırka Tepesi'nin batısı nekrapol alanı, yani mezarlıktır. Doğusunda bulunan kalıntılar kesin olmamakla birlikte Bizans hamamı veya roma villası izleri taşımakta, bu alanda kazılar devam etmektedir.
           Güneyinde 1960'lı yıllardaki kazılarda bulunan tiyatro basamakları ve geçen hafta fırka tepesinin batı yamacında yapılan kazılarda mezar üzerine kapatılmış halde bulunan tiyatro basamakları  bu bölgede bir tiyatro olduğunu göstermektedir..
          
           Trafik master planına aykırı hareket edilmektedir
           Fırka Tepesi'nde yapılmak istenen 900 araçlık otopark ve ticari alanlar mevcut trafik yoğunluğunu azaltmak yerine,  mecburi tek yön ringi olan İsmetpaşa Caddesi trafiğini daha da çoğaltacak ve giriş çıkışlarda trafiğin kilitlenmesine yol açacaktır.  Kent merkezlerinde, özellikle tarihi kesimlerde, otoparkların merkez çeperlerinde (kenarlarında) oluşturulması ve kent merkezlerinin yayalaştırılması gerektiği düşüncesindeyiz. Bolu'da böyle bir trafik master planı yaptırılmasına rağmen kararlar bu plana aykırı şekilde alınmaktadır.
          Odamızın geniş katılımlı toplantılarda aldığı ve kamuoyuna da aktardığı yukarıdaki olumsuzluklarla beraber müze denetiminde bu bölgede yapılmak istenilen yapılaşmayı idarenin takdirine bırakıyoruz.

           Hisar Tepesi bizim vazgeçilmez değerimizdir. Gelecek kuşakların bu değerlere ulaşmasını engelleyecek her türlü yapılaşmaya ve girişime karşıyız.
           Bünyesinde resmi kazılarla tespit edilmiş  Hadrian Tapınağı, Stadyum, Bizans kilisesi kalıntıları, 220 m2 mozaik taban, Roma yolu ve anıtsal yapı kalıntıları bulunmaktadır.

          Saçma bir gerekçeyle 3. Dereceye düşürülmüştür      
          Kurulun 04.02.2011 tarih ve 5770 sayılı oturumunda, "2. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içinde kalan Hisar Tepesi yüzeyde belirgin herhangi bir kültür varlığı kalıntısı olmadığı, gibi saçma bir gerekçeyle 3. Dereceye düşürülmüştür. Bu kadar resmi belgeyi görmezden gelerek, arazi yüzeyine bakarak arkeolojik alanda sit alanı değeri tespiti yapmak düşündürücüdür.
          İlk etapta itirazımızı  kendi bünyesi içinde çözme isteğimiz doğrultusunda kurula sunduk.
          Hisar tepesi'nin arkeolojik sit alan değerlerinin uluslararası korumacılık ilkelerine uygun hale getirilmesi teklifimiz 18.05.2012 tarihinde Bolu da yapılan Kültür Varlıkları Koruma Kurul toplantısında görüşüldü. Daha önce alınan 2'den 3. dereceye düşme kararı ve gerekçesi incelendi. Tartışmalar sonunda Kurul üyeleri bu konuda iki farklı karar alarak konuyu sonuca bağlayamadan Bolu'dan ayrıldılar.

         Bütün dünyanın önem verdiği bu şehrin tarihi değerlerini yok sayamayız.
          Cladiopolis Roma'nın vesayet yoluyla roma halkı statüsü verdiği metropol şehridir. Bütün dünyanın önem verdiği bu şehrin tarihi değerlerini yok sayamayız. Turizm ve üniversite şehri olan Bolumuz'un tabi güzelliklerini destekleyecek her türlü tarihi değere ihtiyacımız vardır.
         

          İtirazımızı uluslararası platformlara taşıyacağız     
          Hisar Tepesi bizim vazgeçilmez değerimizdir. Bu tepenin arkeolojik tepe olması için çalışmaktayız. Gelecek kuşakların bu değerlere ulaşmasını engelleyecek her türlü yapılaşmaya ve girişime karşıyız. Bunun gerçekleşmesi için itirazımızı önce Kültür Bakanlığı Kurullar Dairesi Başkanlığı'na sonra hukuka, daha sonrada uluslararası platformlara taşıyacağız.


            Kızılay Hamamı'nın tarihi değerini ortaya koyacak restorasyonun yapılması ve bu meydanın eser merkezli olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
            1306-1889 tarihli Kastamonu vilayeti salnamelerinde Bolu Sancağı adlı kitapta  "otuz kadar odaya şamil frengi ve gureba hastanesi" varlığından bahsetmektedir. Bu hastane daha sonra 1901'li yılların sonuna doğru yeniden 70 yataklı olacak şekilde düzenlenerek Hastahâne-i Umûmiye olarak ismi değiştirilerek genişletilmiştir. Bu hastanenin memur odası, eczanesi, muayene bölümü, yemekhanesi ve hamamı  vardır. Erkek ve kadınlara ait 6 büyük odayı ihtiva etmektedir. (Müstakil Bolu Sancağı Salnamesi, Hamdi Birgören, sayfa 159, BAM-2008, Bolu.)
           Memleket hastanesi 1943 yılında devlet hastanesi yapılıncaya kadar kullanılmış, daha sonra bu bina sanat okuluna devredilmiş. Bu dönemde memleket hastanesine ait hamam yatılı öğrencilerin hamamı olarak kullanılmıştır.

         Kurul kararına rağmen, iki gün içinde yıkılmıştır     
         Memleket hastanesi, yıkılmaması yönünde gelen kurul kararına rağmen, iki gün içinde yıkılmıştır. Yıkılan memleket hastanesi hamamına 1960'lı yıllarda sekizgen iki bölüm şeklinde soyunmalık ilave edilmiştir. Günümüzde yapılan eklentiler ve çirkin görüntüsüyle tarihi değerine yakışmayan şekilde kadınlar hamamı olarak hizmet vermektedir. Hamamın üç kubbeden oluşan yıkanmalık bölümleri ve külhanı 1880'li yıllarda yapıldığı orijinal haliyle kullanılmaktadır.

         Odamızın itiraz dilekçesine rağmen yapının tescili kaldırılmıştır.
         Kızılay'ın başvurusu ile 18.05 .2012 tarihinde Bolu da yapılan kültür varlıkları koruma kurul toplantısında, odamızın itiraz dilekçesine rağmen yapının tescili kaldırılmıştır.
         1880 yıllarının izlerini taşıyan yapının yazdırılmış bir rapor doğrultusunda yıkılmasını Bolu halkı adına kabul edemeyiz. Bu konuyla ilgili aldıracağımız yürütmeyi durdurma kararı ile birlikte bir üst kurula itirazımızı yapacağız. Yapının tarihi değerini ortaya koyacak restorasyonun yapılması, memleket hastanesinin orijinaline uygun olarak yapılması ve bu meydanın eser merkezli olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
     


     

    • tatil ve görsellik22 Mayıs 2012 . 11:02

      Bu sene Egeye tatile gidiyorum.Herzamanki gibi yapacaklarımdan biri de tarhi yerleri gezmek. Bolu olarak toprak altı konusunda çok şanslı olduğumuzu ama bunu değerlendirmede başarılı olamayacağımız hissine kapılıyorum. Elimizde avucumuzda iki bakir tepe kaldı. Kim yapar bilmem ama lütfen bu alanları çok iyi koruyalım.Sayın başkanın Atatürk parkı ve karaçayırdaki parkta yaptıklarını beğeniyorum.Sayın başkanım lütfen BOLU için geleceğimiz için bu iki tepeyi tarihi bir tepe haline getirin.Eğer birileri okuyorsa bunu başkana anlatsınlar.Özellikle Hisar tepesi ve çevresini kurtarın. Sayın editör lütfen diğer illerdeki güzel örneklerin resimlerini bolu halkı ile paylaşın.
    • echo and the bunnymen21 Mayıs 2012 . 16:14

      Vikipedi’ye göre, Mimarlık veya mimari, binaları ve diğer fiziki yapıları tasarlama ve kurma sanatı ve bilimidir. Mimar ise bu işi yapan uzman kişidir.
      Arkeoloji ise, kazı vb. yöntemlerle ortaya çıkarılan tarihî yapıtları kültürel, sanatsal ve tarihsel yönden inceleyen bir bilimdir.
      Bolu’ya göre mimar, sanırım arkeolog dur.
      Ya da mimar tek başına mimardır. Bir kaçı bir araya gelince arkeologlaşır... Bir dönüşüm geçirir ve sanki Voltran’ı oluşturan parçalar gibi bir araya geldiklerinde başka bir hale dönüşürler.
    • GOCA BOLULU21 Mayıs 2012 . 14:56

      Sayın Alaattin Yılmaz'a...
      İlla ki fırka tepesine otopark yapacağım diye bir takıntınız yok ise şehrimizin tam ortasında duran zannedersem 30 senedir neredeyse atıl kalan bir tesisi veya arzu ederseniz onun altını istediğiniz büyüklükle otopark yapabilirsiniz.
      Neresi mi?
      BOLU ATATÜRK STADYUMU...
    • İcraat21 Mayıs 2012 . 09:29

      Bolu Kızılayının o hamamın yerine otel yaptırcağı söylentileri var. Başhekimin sıradaki icraati ne olacak acaba?
    • Her Gelen Kızılaya Bir Ka21 Mayıs 2012 . 09:20

      ''Kızılay sokak'' düzenlemesi yapıyoruz diye önce o sokağı daralttı belediye. Daraltırken de Kızılay'ın tapulu arazisinden kanunsuz olarak içeri girdi. O zamanki Kızılay yönetimi hiç sesini çıkarmadı. Daha sonra 18. maddeyi uyguluyorum diye bir kez daha içeri girdi ve bunu hiç kullanılmayan bir sokak daha yaratmak için yaptı. O zamanki Kızılay yönetimi yine sesini çıkarmadı. Defalarca Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna başvurdular. Hiçbirinde olumlu yanıt alamadılar. Mimarlar Odası Başkanı gitsin Kızılay'ın kayıtlarını incelesin. O zamanki gerekçeleri ne imiş, şimdi ne gerekçe ile kaldırmışlar? Her ne hikmetse şimdiki Kızılay yönetimi de rant uğruna tarihsel dokuyu yok etmeye uğraşıyor. Ne istiyorsunuz tarihi Kızılay hamamından?
    • Padişah21 Mayıs 2012 . 07:45

      Bu devirde(zamanda)kimse sultan değil
      Hükümdar değil bezirgân değil
      Bu kadar güvenme hiç kendine
      Kimse şah değil padişah değil

      Sözlerini Alaattin Yılmaz'a hatırlatan bi odamız var Allah'a şükür. Yalakalıktan beri gelmeyenlere örnek olur inşaallah Mimarlarımız.  
    • Tamer Başaran21 Mayıs 2012 . 03:14

      Mimarlar odası yetkilileri;Güzel yazmışsınız.Tarihi değerleri koruma adına bir elinizi taşın altına sokabiliyorken

      bir diğer elinizi neden vicdanınıza koyamıyorsunuz?Hisar tepesi stadion mağduru bir parsel sahibi olarak

      tapulu arsama inşaat yasağı koyan Anıtlar yüksek kurulu.MÜLKİYET HAKKI KUTSALDIR . Anayasanın 35. 46.47

      maddesini görmezden gelen BOLU MİMARLAR ODASI !Sizler hanki hakla Hisar tepesini bir projeye dayanarak

      Açık hava müzesi haline getirmeye çalışabilirsinizki??Bu Projenin resmi dayanağı nedir?Bu projeyi çizen

      kimdir?MİMARLAR ODASI BAŞKANI Öncelikle bu Projeyi size çizen şahsın evi stadion'un karşısıdır..Size

      soruyorum.?Bu Kadar Tarihi eser çıkarken zamanında bu insan buraya evini nasıl yapabildi.?.Yapılan bu ev

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak