Okuduğunuz gazeteye destek olabilirsiniz

İSLAMCI KEMALİST ATEİST AYNI ENKAZ ALTINDA

İSLAMCI KEMALİST ATEİST AYNI ENKAZ ALTINDA
    26 Ağustos 2022

    İSLAMCI KEMALİST ATEİST AYNI ENKAZ ALTINDA

    23 senedir elimiz belimizde beklediğimiz 7-7,5 büyüklüğündeki İstanbul

    depremi olmuş, binalar yıkılmamış, can kaybı en fazla birkaç yüz, fazla bir

    enkaz yok, AFAD ve diğer yardım kuruluşlarımız hemen imdada gelmiş,

    yaralar hızla sarılıyor, biraz panik var, insanlar korkudan evlerinde

    oturamıyor, ama onun da çaresine bakılıyor, vatandaşlarımız çadırlarda,

    konteynerlerde ağırlanıyor.

    Olabilir mi böyle bir haber?

    Olabilirdi.

    Eğer 23 sene önce, 17 Ağustos depreminden ibret alarak Türkiye’deki eski

    mevzuata göre yapılmış bütün binaları depreme yeniden inşa etmeye

    girişseydik, depremi ciddiye alsaydık, eyyamcılık yapmasaydık.

    Bu haberin alternatifini İMSAD (İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği)

    başkanı Tayfun Küçükoğlu anlatmış:

    “İstanbul’da yaşanması muhtemel 7,5 civarında bir depremde mega kentte

    bulunan yaklaşık 1,2 milyon binadan 491 bininin hasar alması bekleniyor.

    Söz konusu senaryoda 13 bin 492 binanın çok ağır, 39 bin 325 binanın

    ağır, 136 bin 746 binanın orta, 300 bin 963 binanın hafif hasar alacağı

    öngörülüyor.”

    Böyle bir depremde kaç kişi ölür?

    En iyimser tahminler 50 bin diyor.

    Öyleyse, biz, depreme hazır değiliz, ama 50 bin kişinin enkaz altında kalıp

    ölmesine hazırız.

    Ya da 100 bin kişinin.

    Apartmanlar birbirinin üstüne yıkılacak. Onuncu katlar zemine inecek.

    Arama kurtarma için gelenler onuncu katta oturan insanları yerdeki moloz

    dağının altında arayacaklar.

    Ne cadde kalacak ne sokak.

    Elazığ’a, İzmir’e hemen koşup müdahale edebilirsiniz.

    Deprem nispeten küçük, afet bölgesi mahdut.

    Gerçi, bir apartmanın enkazı 97 kişiyle 4 günde kaldırılabildi İzmir’de.

    Yine de koşup gelenlerden Allah razı olsun.

    İstanbul depreminde 13 bin 492 ‘çok ağır hasarlı’ binanın enkazını kaç

    günde kaldıracaksınız?

    1509’da İstanbul’un nüfusu 200 binken 75 bin kişiyle yaklaşık 60 günde

    tamir edilmiş İstanbul.

    Bugün, 20 milyonluk İstanbul nasıl tamir edilecek?

    Nasıl gelecek AFAD, Kızılay? Arabalar, dozerler, vinçler sokaklara nasıl

    girecek?

    Bir ara Prof. Dr. Cenk Yaltrak asıl ‘beka sorunu’nun İstanbul depremi

    olduğunu söylüyordu.

    Nasıl bir beka sorunu?

    Sanayiiniz çökmüş, ekonominiz çökmüş, evleriniz çökmüş, insanlarınız

    çökmüş. Birdenbire yarı yarıya fakirleşmişsiniz.

    “Lise müfredatında fizik dersi var, herkes okudu bu dersi” diyor Cenk

    Yaltrak “Ama demek ki kimse anlamadı.”

    “Aracınızı 200 kilometre hızla duvara doğru sürüyorsanız, duvara

    çarptığınızda yamyassı olacağınızı da bilirsiniz, bilmeniz lazım. Ama hala

    sürüyorsunuz.”

    Durumumuz bu.

    Siyasetçilerimiz de aynı müfredattan geçtiğine göre biliyorlardır

    İstanbul’un başına gelecekleri.

    Neden 23 senedir bu meseleyi halletmediler?

    Bunu da mı dış güçler engelledi?

    ‘Bizim iktidarımız, onların iktidarı’ diye tasnife hiç ihtiyacımız yok.

    Hepsi sorumlu.

    İdeoloji de pek işe yaramıyor. Deprem ideolojik davranmıyor.

    Yaltrak’ın şu lafı hoşuma gitti:

    “İslamcı, Kemalist ya da ateist, hepsi aynı apartmanın enkazı altında

    kalacak.”

    Bizim siyasetçiler, depremden önce, hasarı ve can kaybını önlemek için

    yapılması gerekenleri bilmiyor olamaz.

    Muhtemelen, afet bölgesine koşup kendilerine uzatılan mikrofonlara

    hüzünlü bir edayla “Hemen koştuk geldik, depremzedelerimizin

    yanındayız, yaraları en kısa sürede saracağız, ölenlere Cenab-ı Allah’tan

    rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz” demek kolaylarına geliyor.

    Bize nasihat ediyorlar, deprem anında ‘hayat üçgeni’ pozisyonu alın,

    deprem çantanızı yanınızdan ayırmayın, içinde su ve düdük bulunsun,

    derhal toplanma bölgelerine koşun…

    Nasihatler doğru.

    Söz, deprem olunca koşacağız.

    Eğer 23 senedir tadil etmeyi başaramadığınız evlerin enkazı altında kalıp

    ölmemişsek.

    Yusuf Ziya Cömert in karar gazetesinde ki 19 ağustos tarihli yazısı ..

    Ben başlığını yazının içindeki sevdiğim bir cümleyle değiştirdim ...

    Beni vuran diğer cümleyi de sonda tekrar edeyim.

    Aracınızı 200 kilometre hızla duvara doğru sürüyorsanız,

    duvara çarptığınızda yamyassı olacağınızı da bilirsiniz,

    bilmeniz lazım. Ama hala sürüyorsunuz .

          Levent Ömer BILTIR

    • DOĞRUCU DAVUT7 Eylül 2022 . 11:38

      teşekkürler, çok güzel yamışsın. deprem gerçeğini kimse ciddiye almıyor maalesef..

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Dün, dünle beraber gitti cancağızım; bugün yeni şeyler söylemek ( yapmak ) lazım.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Ücretsiz Muhasebe Programı