Basın Konseyi dışında, hiçbir gasteci cemiyetine üye değiliz

Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..

Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..
    10 Nisan 2024

    TİTANİK.. ZAFER NİNE.. MUSTAFA REŞİT.. Titanik filmini bir kez ...

    Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..Titanik.. Zafer nine.. Mustafa Reşit..

           TİTANİK.. ZAFER NİNE.. MUSTAFA REŞİT..
            Titanik filmini bir kez daha izledim dün akşam.. Garip bir büyüsü var bu filmin, ne zaman karşıma çıksa izliyor, ne zaman izlesem acayip etkileniyorum.. Özellikle de, batmak üzere olan gemiden sevgilisi Rose'u denizde yüzen bir kapının üzerine çıkaran, ama kendisi çıkamayarak hayatını kaybeden Jack karakterinden..  Leonardo di caprio'nun olduğu sahne.. Gece gece içim yandı..
    * * *
           Bu film vesilesiyle öğrendim ki bizde de buna benzer bir deniz kazası yaşanmış.. Türkiye'nin Titanik'i olarak da bilinen Üsküdar Vapuru Faciası.. 1 Mart 1958’de yüzlerce yolcusuyla azgın dalgalara yenik düşerek batan, 300'den fazla kişinin öldüğü, yaklaşık 40 kişinin kurtulabildiği kaza..
    * * *
          Üsküdar Vapuru haberini okurken bizim Edip Bey ve onun  batan bir gemide yaşadığı ölüm kalım mücadelesi geldi aklımıza... 
     * * *
          Onun, firtinaya yakalanan ve yavaş yavaş sulara gömülen bir geminin içinde yaşam şavaşı verdiğini bizzat kendisinden dinlemiştik.. Acaba bu gemi o gemi miydi? O günün gazetelerinde kurtulan 37 yolcu arasında bizim Edip Bey'i, gerçek adıyla Edip Ziya Akyol'u aradık bütün gün.. Konuyu bilen bir kaç arkadaşın görüşü de Edip Bey'in o gemide olduğu yönünde.. Edip Bey'in anlattığı yıllarda bu büyüklükte başka bir deniz kazası yokmuş çünkü..
    * * * 
           Sizce de öyle mi, yoksa bana mı öyle geliyor, en akıllıca işlerin altına imza atanlara hep deli demişiz biz.. Deli Şemsi, Deli Edip, Deli Refik, Deli Fikri.. Mazhar Amca 'Varan Turizm' tesislerini yaparken 'aaaa deliye bak..! demişiz.. Sonra Koru Motel gelmiş, daha sonra Kartalkaya.. Kimin aklına gelir dağın başına tesis yapmak.. 'Merdaneli çamaşır makinasıyla ayran yapmayı bile Mazhar Amca'dan öğrenmiş Turizm Sektörü.. 
    * * *
           CEMAL SÜREYA..
           Vay anasını! dedim.. Demek o da haaa? Böyle ünlü bir şair.. Hem de şu satırların sahibi;
    *
          Şimdi sen kalkıp gidiyorsun.. git..!
          Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar.. Gitsinler..!
          Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin..
    *
          Bu dizelerin ve buna benzer binlercesinin sahibi.. Oğlunu azarladı diye, eşi Seniha Hanım'ı on gün çalışamaz raporu alacak kadar dövmüş Cemal Süreya.. O Seniha Hanım ki; şairin ilk aşkı, ilk eşi, kızı Ayçe'nin annesi.. Demek ki, şiirlerle miirlerle, süslü püslü laflarla  olmuyor.. Hele bir kaç satır var ki, kesin Seniha hanımı dövdükten sonra yazmıştır..
    *
          Sana bir kere vursam ikinin hatırı kalıyordu
          İki kere vurayım desem üçün boynu bükük..
    * * *
           ZAFER NİNE..
           Her kuşun eti yenmez tabi.. Sen gel bizim evin arka sokağında oturan Zafer Nine'ye el kaldır da görelim bakalım.. Yorgancı Temel Amca'nın annesi, Fahri ve Bahri Abi'lerin babaannesine.. Bana göre şehrin en ilginç karakterlerinden biriydi rahmetli.. Başında beyaz tülbent, gözünde gözlük, elinde baston.. Ve her daim sinirli bir yüz ifadesi..
    * * *
           Yabancıysan, ve Zafer Nine de kapının önünde oturuyorsa biraz zor geçerdin o  sokaktan.. 'Kimsin? Niye buradan geçiyosun? Camlara mı bakıyosun..? Vereceğin cevaba göre, ya güneş görmemiş bir azar işitirsin, ya da bastonunu fırlatır.. Baston da ısıya duyarlı Patriot füzesi gibi.. Falso yok, ıskalama yok.. Bazen düşünüyorum da; ne hayatlar yaşandı bu evlerde.. İnsan yaşamı için planlanmış şahane yapılardı bu evler.. Basit ve minimal tarz bir mimari.. Bahçede, çarşıdaki dükkan için yorgan dikilen Baraka.. İçerde yay ve tokmak'la pamuk atan Hallaç Necati.. Bizim akran o sıralar.. 17, bilemedin 18 yaşında.. 
    * * *
           NİŞAN..
           'Yazılarımı beğeniyormuş.. ''İçinde mizah barındırdığı için belki!' diyor.. Kapalı Spor Salonundaki voleybol turnuvasına katılan kızlardan birine abayı yakan arkadaşı anlattığım yazı çok duygulandırmış onu.. Kızın peşinden aralarında Ruhi Özbay, İsmet Akman, Necdet Aşkan, İmamdurak Sabri'nin de olduğu ve Emin Akman'ın arabasını kaçırıp İzmir'e firar ettikleri olayı anlatığım yazı..
    * * *
           Fotoğraftakilerin hepsini tanıyormuş.. Erkan'ı, İsmail'i, Emin'i, Tahsin'i, Erol'u, Petroçelli'yi.. Kendisi de o nişan töreninde bulunmuş zaten.. Hem Nişan töreninde hem de eski Belediyenin altında yapılan Nikah Töreninde.. Nişan gecesi Orkestra gelemeyince Erol Çakır yetişmiş bağlamasıyla.. 'Lorke lorke mi istersin, dağlar kızı reyhan mı..? Orkestra olsaydı bu kadar eğlenemezdik'' diyor..
    * * *
           BAYRAM GELDİ..
           Bugün bir çoğumuz yine Barış Manço’nun “Bugün bayram / Erken kalkın çocuklar” şarkısını mırıldanarak basladık güne.. Ve yine mezarlıklara koştuk her bayram olduğu gibi.. Çiçekler tazelendi, mezarlar sulandı.. Ve eğilip eğilip bir şeyler fısıldandı mezar taşlarına..
    * * *
           2013 yılındaydı galiba..  Rüzgarlı, gök gürültülü bir Bayram arifesinde mezarlıktaydım..Yağmur birden bastırınca hızla arabalara koşmuştu herkes.. Biraz önce mezar taşlarını okşayanlar, eğilip rahmetliye bir şeyler anlatanlar.. Bir ben kalmıştım mezarlığa bisikletle gelen.. Bir de bir çalının arkasından beni izleyen tarla faresi vardı.. İki ayağı üzerine dikilmiş, ıslanmış..
    * * *
          Her bayram geldiğinde, çocukluğumu hatırlarım ben.. Seneye de giyer diye bir kaç beden büyük alınan pantalonumu, ayakkabımı, gömleğimi.. Pantolomu çeke çeke, tanıdık, tanımadık herkesin elini öpmeye gittiğimiz evleri, paralar yerinde duruyor mu diye sık sık ceplerimi yoklayarak dolaştığım sokakları.. 
    * * *
          Bakıyorum da kimsede eski bayramlardaki gibi bir heyecan yok artık.. Nasıl olsun? Ben de sadece adettendir diye ikramlık bişeyler aldım eve.. Ha, gelen giden olacak mı derseniz, sanmıyorum.. Kim gelip çalacak bizim kapımızı Ankara'da? Belki çocuklar, belki Diyaliz hastalarını taşıyan servisin şoförü.. Adam sen de ! kimse gelmezse gelmesin, çekerim içimdeki Pollyanna vitesini; kendi elimi öper alnıma koyarım.. ''Ömrün çok olsun'' bile derim kendime.. 
    * * *
           ES-ES..
           Bizim kuşak eksilmeye devam ediyor maalesef.. Bu defa da Mustafa Reşit Özüaydın'ın, Es es'in haberini aldık Sosyal Medya'dan.. Bir bayram arefesinde hem de.. Ölüm, adın kalleş olsun..! Duyunca içim ''cız! etti.. Uğurlar olsun 'es- es' uğurlar olsun Mustafa Reşit..
    Her şeye rağmen, hepinize iyi bayramlar diliyorum dostlarım.. 
         Hoşça kalın..  
         Erdoğan MÜHÜRCÜOĞLU..  10. 04. 2024
     

    • Köprü12 Nisan 2024 . 17:47

      tek kelime ile harika bir yazı dizisi ben bu muhabbetlere bayılıyorum tamamen yaşanmışlıklar eline koluna hafızana sağlık
    • Taner Başer 10 Nisan 2024 . 22:12

      Siyah Beyaz resimler bizlerde hep geçmişi hatırlatıyor. Eline alıyorsun buram buram yaşadığın günlerin o günki kokusunu, geçen yılların bizden ayırdığı insanları hüzünle hatırlatıyor. Rahmetli İsmail abiler ,,Selçuk abiler ve diğerleri. Son karedeki rahmetli Zihniyide görünce resmin rengi iyice değişti . Son hızla geri döndüm . Delilerimizi hatırladım . Kimlere demedikki, bahsettiğiniz saygıdeğer büyüklerimizi tenzih ederim . Ali , tik İrfan vs .Şimdili delileri görünce onlara haksızlık etmişiz kıymetini bilememişiz gibi geliyor . Bazılarından bayram geliyor deli olacam gibi sözler dökülüyorda gelince bir türlü olamıyorlar . Bayram geldi , aman aklımıza mukayyet olalım, maziyi eski bayramların şevkini güzelliğini analım tüm dostlarımızın bayramını kutlayalım . İYİ BAYRAMLAR .

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Portal Çelik Kapı

    GÜNÜN SÖZÜ

    Şüphe etmek, bilmeye atılan ilk adımdır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak