İsveç ve Finlandiya bile tanıdı, Bolu ise tanımamakta ısrar ediyor!

MEZHEPLER(2)

Yurdaer Kalaycı

    8 Ekim 2007

    MUTEZİLE

    Mutezile, bir itikadi mezhep idi.

    Ayrılanlar manasına gelir.

    Bu mezhepten olan kişiye mutezili denir.

    Mezhep, kendini adalet ve tevhid ehli olarak adlandırır.

    ****

    Özellikle, ? kader ve kaza konusundaki?,

    yorumları nedeniyle,

    diğer mezheplerden ayrılmıştır.

    Diğer mezhepler, Mu?tezile?yi İslam dışı saymışlardır.

    ****

    Mu?tezile, akla ve felsefe?ye,

    fazla değer vermesi nedeniyle, eleştirilmiştir.

    Özellikle, ayet veya hadis (nass) ile,

    akılın çeliştiği noktalarda;

    nassı akla uygun yorumlaması,

    diğer mezheplerde,

    büyük tepki uyandırmıştır.

    Akla verdiği önem bakımından,

    rasyonalist olarak tanımlanabilir.

    ****

    Mutezile?ye göre iman:

    *-Kalp ile tasdik,

    *- dil ile ikrar,

    *- ve amelden oluşur.

    Buna göre:

    kişinin mümin yani ?inanan? sayılabilmesi için,

    *-kalben inanması,

    *-beyan etmesi,

    *-ve amel? etmesi,

    gerekir.

    Aynı iman görüşüne sahip,

    diğer itikat mezhepleri,

    Hariciye ve Zeydiyye?dir.

    ****

    Ayrıca ünlü fıkıh alimleri;

    İmam Malik,

    İmam Şafi,

    İmam Ahmet İbni Hanbel de,

    aynı iman görüşüne sahiptir.

    ****

    Mezhebinin Esası ?Tevhid?,

    yani Tanrı?nın birliğidir.

    Tevhit den yola çıkarak,

    bazı konularda,

    diğer itikadi mezheplerden,

    farklı görüşler geliştirmişlerdi.

    Örneğin:

    *- Ehl-i sünnet alimlerinin,

    ?Allah?ın kıyamet günü görülmesi?,

    görüsünü kabul etmemişlerdi.

    Onlara göre; ?görülebilmesi için?

    Allah?ın bir cisme sahip olması gerekir.

    Bu tevhid kaidesine göre,

    imkansızdır.

    Bunun dışında;

    tevhit kaidesinden yola çıkarak,

    Allah?ın belli sıfatlarının,

    zatından ayrı olduğunu,

    ileri sürmüşlerdi.

    Örnek gerekirse:

    ?Allah alimdir? tanımını kabul edip,

    ?Allah ilim sahibidir? tanımını reddederlerdi.

    ****

    Mutezile ?insanın fiillerinde,

    hür olduğu?na inanır.

    ?Kişi kendi fiillerini?,

    kendisi yaratır.

    Bunu Allah?ın bahşettiği,

    yaratma kudretiyle gerçekleştirir.

    Fiillerin yaratılmasında,

    Allah?ın bir müdahalesi olmadığına inanır.

    ****

    Kişinin hür olmaması,

    yaptığı fiilin ?yaptırıcısının Allah olması? durumunda,

    kişinin hür olarak yapmadığı hareketlerden ötürü,

    cezalandırılması zulüm,

    yani adaletsizliktir.

    İslam inancına göre ise,

    Allah?ın adaletsiz davranması mümkün değildir.

    ****

    Mutezile?nin kader konusundaki görüşü,

    Kaderiye mezhebiyle aynıdır.

    Mutezile mezhebinin kader konusundaki bu görüşlerinin,

    imanın şartlarından olan ?kader ve kaza?ya,

    aykırı düştüğünü gerekçesiyle,

    diğer mezhepler tarafından eleştirilmiş,

    hatta küfür olarak nitelendirilmiştir.

    ****

    Söz ve Tehdit (Va?d ve Vaid): [

    Bu Allah?ın vaat ettiği (söz verdiği),

    *- sevap ve iyiliğin,

    *-tehdit ettiği cezanın,

    gerçekleşeceğine inanmaktır.

    ****

    Mutezile mezhebi bu esası,

    bir diğer itikadi mezhep olan,

    Mürcie?ye karşı geliştirilmişti.

    Mürcie mezhebi:

    İman etmeyen kişinin,

    yaptığı iyilikler fayda vermediği gibi,

    iman eden kişinin,

    yaptığı günahların da,

    kendisine zarar vermeyeceğini,

    öne sürmüştü.

    Oysa tevhid inancına göre,

    bu mümkün değildir.

    Mutezile Mürcie?yi reddeder.

    ****

    Mutezile mezhebine göre;

    kişi itikadi ve ameli konularda,

    insanları iyiliğe çağırmalı,

    iyiliği yaymalı,

    kötülüğe karşı sakındırmalı,

    uyarmalıdır.

    Bu esastan yola çıkarak;

    Mutezile mezhebi mensupları uzun yıllar,

    farklı görüşten,mezhepten insanlarla tartışmıştır.

    Bu tartışmalara, şiddet ve kavga da karışmıştır.

    ****

    Mutezile mezhebi ?ehl-i sünnet? dışı kabul edilir.

    Ehl-i sünnet ile pek çok noktada farklılıklar arz eder.

    Bunlardan en önemlileri,

    *-kulun amelinin yaratıcısı oluşu.

    *-iman amel münasebeti,

    *-aklın nakle üstün oluşu,

    *-Kuran?ın mahlukiyeti,

    gibi hususlardır.

    Akıl ile bilinmesi imkansız olan konular dışında,

    akli hükümlere dayanır.

    Akıl ile naklin (kuran ve sünnet),

    çelişir gözüktüğü konularda,

    nakli akla uygun şekilde yorumlarlardı.

    Mutezile akla önem vermesi ile,

    kelâm ilminin doğuşunda büyük rol oynamıştır.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    Şüphe etmek, bilmeye atılan ilk adımdır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak