Gazetenize sahip çıkın!

Sakın yurt dışına çıkmayın!

Salvador Dali

    14 Ağustos 2015

            Yaklaşık 3 yıl ABD ve değişik Avrupa ülkelerinde kaldım. Keşke ayağım kırılsaydı da oralara gitmez olsaydım. Neden mi? Gitmeseydim buralarda medeniyet savaşçısı gibi yazılar yazıp sinirlerimi bozmaz, insanları ve sistemi eleştirmezdim. Bazıları gibi bana da bütün düzensizlikler normal gelirdi. Aslında kendime büyük kötülük yapmışım. Şöyle ki;
          Batı ülkelerinde yaya geçitleri bizdeki gibi süs dekoru olarak konulmaz.  Yaya geçitlerinin önüne geldiğinizde bütün arabalar kesinlikle durur. Bizde ise arabalarda fren olmadığından (!) yaya geçidinde insanlar ezilir. Eğer ezilmez isen de yola atladın diye fırça yersin.
             Oralarda alkollü araç kullanırken yakalanırsanız hapse girme olasılığınız çok yüksektir. Eğer bu şekilde birisini öldürürseniz cinayetle yargılanırsınız. Bizde kazadır, kader böyle yazılmış denilir, 1 bilemedin 2 yılda çıkarsınız.
          Oralarda şehir içlerinde yol asfaltlama çalışması yapılırken alternatif rotalar işaretlerle mükemmel bir şekilde gösterilir sürücüler bulmaca çözer gibi yol aramazlar. Şehrin yol çalışmaları yapılırken mümkün olan en çok işçiyle 24 saat çalışılarak halkın mağdur olması önlenir. Turizmin en yoğun olduğu zamanlarda şehrin kuzeyiyle güneyi arasındaki bağlantı koparılmaz. Böylelikle şehir dışından gelen ve turizm merkezine (bizde Gölcük) nasıl giderim diye soran turiste yol tarif ederken yüzün kızarmaz.
          Oralarda şehir içi yollarda, yol çizgileri çizilerek nereden araba gideceği ve nerede araba park edeceği belirlenmiştir. Bizde ise her yere park etmek yasaktır ama her yere park edilir.
           Oralarda her vatandaş sorumluluk hisseder ve her kuralsızlıkta sizi uyarır. Bizde kural tanımazı uyaran vatandaş, eğer şanslıysa, sadece dayak yer.
           Son cümlem bana eskilerden bir şey hatırlattı. Size onu da anlatarak yazımı bitireyim. İngiltere'de 10 yıl yaşayan bir abimiz oradaki anısını bize övünerek (!) aktardı. Size onun ağzından aktarayım.
          Bir gün otoparktaki arabamı çıkarırken kazayla yandaki arabayı çizdim. Hemen etrafıma baktım acaba beni birisi gördü mü diye. Bir İngiliz kadınla göz göze geldik. Belli beni yandaki arabayı çizerken gördü. Bu İngilizler kayıtsız kalmaz hemen plakamı bildirerek beni şikâyet ederler dedim kendi kendime.
          Hemen kadının yanına gittim. Sordum;

           Affedersiniz, kağıt kaleminiz var mı?


          Ne yapacaksınız kağıt kalemi?


            Biraz önce park yerinden çıkarken birisinin arabasını çizdim. Adımı ve telefon numaramı kağıda yazacağım ve arabasının sileceklerine sıkıştıracağım ki beni kolaylıkla bulsun.
            Gülümseyen kadın hemen kağıt ve kalem verdi. Ben de uyduruktan bir isim ve telefon yazıp çizdiğim arabanın camına bıraktım. Böylece kadının şikâyet etmesini önledim.
            Sağlıcakla kalın...
                                                                         

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak