Gazetenize sahip çıkın!

Kefenin cebi yok mu?

Salvador Dali

    28 Ağustos 2015
          Kefenin cebi yok mu?
           Kefen tek parça beyaz bir kumaştır, bildiğiniz gibi. Dolayısı ile cebi yoktur. Gerçi cebi olsa ne fayda, bir işe yaramaz.
     Aslına bakarsanız çok iyi bir semboldür kefen. Ben ilk kez 28 yıl önce babamı kaybettiğimde karşılaşmıştım kefenle. Akrabalarımızdan biriyle kumaşçıdan beyaz kefen kumaşı ve başka bir yerden de tahta parçaları aldık, ücretini verip. Kefen ellerimdeydi, beni derinden etkiledi, bembeyaz, tertemiz.  Cenaze hazırlandıktan sonra, kazılmış mezarın başında, tekrar karşılaştım kefenle. Bu kez kefen cenazeye sarılmıştı. Cenazeye sarılmış kefeni tuttum ve amcamla indirdim kazılmış yere; gömülecek yere yatırarak yüzünü Kabe'ye döndürdüm. 
           Kefen sözü insanlara tatlı bir ürperti verir, hafiften de gülümsetir; hesap dünyasını hatırlattığı için. Rüşvet almaya, hortumculuk yapmaya, günah işlemeye, yalan söylemeye engel bir tampondur aslında kefen, eğer etkisi hemen geçmese iyiydi.
          Düşünsenize, rüşvet alan birisinin aklına hemen "kefenin cebi yok" sözü geliyor. Nasılsa aldığı rüşveti öbür tarafa götüremeyeceği aklına geliyor ve fikrini değiştiriyor.  Hortumculuk yapacak kişi bu dünyada ölene kadar tüm sülalesini krallar gibi geçindirecek parayı bu söz aklına geldiği için elinin tersiyle itiyor.  
          Gerçekte böyle olmuyor maalesef. Dini öğütlerin tavan yaptığı günümüzde gazetelere yansıyan haberlere bakılırsa "kefenin cebi yok" cümlesini hiç takan yok. Şaibeli ihaleler, adam kayırmalar, rüşvetler "kefenin cebini (!)" doldurmaya devam ediyor. Hiç bir dini emri dikkate almayan bu kişiler, dinimizi kirli emellerine alet ederek bu dünyadaki "cennette(!)" yaşamayı tercih ediyorlar.
          İlgili kişilerin bu parayı nasıl kazandıkları da hiç kimsenin umurunda değil ve normalmiş gibi algılanıyor. İşte benim en korktuğum söz "normal olarak algılanması".  Rüşvet almanın, hortumculuk yapmanın, mevki kullanarak maddi çıkar sağlamanın normal hale gelmesi toplumun yozlaştığını ve ayrıldığını gösterir. Toplum yozlaşması ise tam bir felakettir.
           Bu böyle sürdükçe, ülkede maddi kazanımı devasa boyutlama yükselmiş zümreler ortaya çıkıyor, para el değiştiriyor; tabii ki fakirden zengine doğru. Fakir görece daha fakir zengin ise daha zengin oluyor; toplumsal gettolar oluşuyor. Alt kesim de zenginlikten pay almalı toplumsal ülke mutluluğu için. Her insanın hakkıdır tok gezmek, aç kalmamak. Kim olursa olsun, öncelikle insandır o.
     Açlık sınırında dolaşan ve efendiliğinden sesini çıkartmayan milyonlarca insan da bu dünyada "cenneti" yaşamak istiyor. Saygılarımla.
                                                                                                            

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak