Gazetenize sahip çıkın!

Cerattepe Bakırı Bunlar...

Salvador Dali

    20 Şubat 2016

             Cerattepe Bakırı Bunlar…

             Meşhur, Artvin Kafkasör boğa güreşlerinin yapıldığı bölgenin adı Cerattepe'dir. Basından mutlaka duymuşsunuzdur, ünlü bir inşaat firması burada bulunan 17 milyon ton bakır madenini çıkartıp piyasaya sunmak istiyor. Yöre halkı ise bunun Artvin'deki yaşamı öldüreceği gerekçesiyle, şu an direnişte. 
    *****
           Çoğu kişi Doğu Karadeniz bölgesini kalkınmış ve parasal yönden refah zanneder. Söylenenler belki kıyı şeridinde yer alan şehirler için kısmen geçerli olabilir. Ancak kıyıdan 5-10 km içeriye girdiğiniz anda Güney Doğu bölgesi Karadeniz yanında Paris gibidir. Nereden mi biliyorum? Çünkü ben oralıyım.
    *****    
           Karadeniz'de aniden dikleşen dağlar ve sık orman nedeniyle yaşamak zordur. Bu özellik insanlarına da yansımıştır; hemen sinirlenir kavgaya tutuşur, hemencecik de dost olur kinini unutur. Düşündüğü dilindedir, aklında değil.
    *****
           Karadeniz'de öyle ağır sanayi,  fabrika falan hiç bulunmaz. Bundan dolayı da doğası, suları henüz kirlenmemiştir. Bu fırsatı Karadeniz insanı kullanmak isemiş, doğa turizmine odaklanmıştır. Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin yaylalarında dünya güzeli yaylalarda yapılan doğa turlarına on binlerce insan katılmaktadır. Turizm şirketlerinde çalışan onlarca yüzlerce insan, yüzlerce yerel rehber ve lokanta, otel gibi hizmet sektörü bu işten geçimini sağlamaktadır. Maden ocakları ve HES'ler turizmi ve doğayı yok edecektir. Oralar Türkiye'nin Amazon ormanları gibidir. 
    *****
           Durumu irdeleyelim; devlet ve halk ne amaçlıyor? 
    Devletin isteği; yer altı kaynaklarının açığa çıkartılması böylece istihdam yaratılması ve hazine kaynağının artması. Verilen bilgilere göre planlanan bakır madeninde 227 kişi çalışacak. Bu miktar o bölgede çalışan yerel turizm rehberlerinden bile çok çok az. Hazineye girecek kaynağın ise 4-5 milyar dolar olduğu söyleniyor. Bu Suriye'li göçmenlere harcanan paranın yarısı kadar ve kaybettiğimiz doğanın  yanında çok komik bir rakam. Kaybettiklerimizi bu parayla geri getiremeyiz...
    *****
            Orada yaşayan halk, suyum doğam kirlenecek diye bu madenin çıkartılmasını istemiyorsa bunun hiç bir önemi yok mu? Geçen aylarda da Fatsa'da kurulması planlanan altın madeni direnişini okuduk gazetelerden. Bilindiği üzere altını ayrıştırmak için son derece zehirli, miligramı bile tonlarca suyu zehir haline getiren arsenik kullanılır. Bu arsenik yeraltı sularına çok kolay karışabilir. Bundan ilk etkilenen ise yerel halk olacaktır.  Fatsa'lılar da altın madenini istemedi ama sonuçta yine sermaye kazandı. Korkarım bir gün gelecek, içecek su bulamayacak ve nefes almak için oksijen çadırlarına ihtiyaç duyacağız.
    *****
            İnşallah bizim burada Aladağlar'da maden falan bulmazlar. Gördüğünüz ve duyduğunuz gibi paranın karşısında hiç bir güç duramıyor. Allah muhafaza, Aladağlar olur Çorakdağlar; düzleyip giderler.
            Bir kızılderili atasözüyle bitirelim 'son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık avlandığında, işte o zaman paranın yemek gibi yenmediğini anlayacaksınız…”

                                                                

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak