Bolu'da BolununSesi Gazetesi okunur

  İZMİR.. 9 EYLÜL.. ÇUKUR HAN.. 

Erdoğan Mühürcüoğlu

  İZMİR.. 9 EYLÜL.. ÇUKUR HAN.. 
    10 Eylül 2021

          İZMİR.. 9 EYLÜL.. ÇUKUR HAN.. 
          (Bugün İzmir'in kurtuluşu ya, hemen kaleme davranıp eskilerden 'kolaj' yaptık)
    * * *
          'Güzel kardeşim' dedim 'Bak! olmuyor böyle.. Her yazıdan sonra arıyorsun.. Tamam ara, ama bir başlıyosun bir daha susmak bilmiyosun ya.. Ne demişiz biz? Dediklerimizin neresi yanlış? 'Taa işin başında bile varız' demişiz.. M. Kemal Paşa'yı Samsun'a çıkaran 'Bandırma' Vapuru'nda bile varız..
    * * *
          Hatta yazmadıklarımız da var.. 9 Eylül'de İzmir'de Türk Bayrağı çekilirken bile varız ! Bayrağı göndere çeken Yüzbaşının yanındaki üç asker de Bolu'lu.. Yüzbaşının bizimkileri çok sevmesi, evine yemeğe götürmesi var.. Annesinin; 'Ben bu çocukları çok sevdim Şerafettin' demesi, 'Bunlara sahip çık, gözünün önünden ayırma..! Mustafa Kemal Paşa'nın hastalanan atını tedavi edip ayağa kaldıran da bu çocuklardan biri; Telli dayı.. (Mustafa Sönmez)
    * * *
           Komutan; 'İçinizde 'Bıcılgan' hastalığından anlayan var mı?” deyince Telli dayı atlamış ortaya; 'Ben varım!” demiş.. Sivil hayatında da zaten hep at tepesindeymiş Telli dayı, hep atlarla haşır neşir.. Nalbantlığı var, Baytarlığı var.. Hasta atı şipirt diye ayağa kaldırınca Telli Dayı'ya bir takım elbise hediye etmiş Mustafa Kemal Paşa.. Mudurnu'da kime sorsan anlatır.. 
    * * * 
          ÇUKUR HAN..
          Telefonu kapattıktan sonra baktım da; Sanki bir kovboy havası da var Telli Dayı'da.. Kızılderili reisimiz olduğuna göre; kovboy tarafımız var galiba dedim.. At Yaylası'nda kement atıp yakalanmayı bekleyen 'Yılkı' atlarımız var, sokak aralarındaki evlerin önünde binek taşlarımız.. Geçenlerde Refik Firaki'nin bir fotoğrafına rastladım; adam Billy the Kid filminin Robert Taylor'u gibiydi resmen.. 
    * * *
            'Bu şehir sanki film platosu' diyen bir arkadaş vardı, 'Tırpan Altan' o geldi aklıma.. Taşhan'ı, Buket Meyhanesi'ni ve karşısındaki Çukur Han'ı anlatıyordu.. Çukur Han'ın avlusundaki atları, eşekleri.. 'Glenn Ford'u atını bağlarken görsen şaşırmazsın' diyordu.. 1957'de "Bir Avuç Toprak" filminde  Ayhan Işığı Taşhan'ın avlusunda görünce, şaşırdık mı..?
    * * * 
           Yılmaz Güney'i de atını Turist Otel'in önüne bağlarken görünce şaşırmadık.. Yakasında şerif rozeti, başında Stetson şapka, boynunda kırmızı fular.. Ben bile oynadım o filmde yav.. Kemal Şişman, İlhan Çelen, ben.. Ayıptır söylemesi Müjgan Ağralı'ya bile aşık olduk o film çevrilirken..
    * * *
           'Sen Kıbrıscıklı eşkiya Tıygır'ı, Seben'li Yüzbaşı'yı, Arnavut Bahtiyar'la Hakkı Çavuş'u yazdın ama' diyor; 'En azılı olanları atladın be kardeşim.. Bolu dağındaki Abaza Şerif ile Abaza Mehmet yazılmaz mı hiç.. Onlar gibisine en kral kovboy filmlerinde bile rastlayamazsın.. Bolu Lisesi (Sultani) Müdürü Şeref Bey ile Mal Müdürü Reşat Bey'i, pusuya düşürmeleri ve bir ağaca bağlayarak ateşe vermeleri var ki; yürekler dayanmaz.. Sonunda bu iki azılı haydut'u Tuz Pazarı'nda ipe çekmiş Bolulular..' 
    * * *
          Düşündüm de; İdam cezalarının çoğu da hep Tuz Pazarı denilen yerde infaz edilmiş nedense.. Şimdiki Akbank'ın önünde.. Eski sanat okulunun bahçesinde de var bir kaç tane.. Akmescit Mahallesi'nden Kalaycı Yunus, Kasap Mehmet, Hafız Hakkı..
    * * * 
           Bir de Hacı Bey'imiz var ki, o tarihte, vahşi Batının en Ölümcül silahşörü Clay Allison gibi.. Tam bir ölüm makinesi. 'Yürümesi hoşuma gitmedi' diye adam öldürüyor, 'rüyama girdi' diye infaz ettikleri var.. Ve öldürdüğü adam sayısı kadar top attırıyor Hisar'dan.. Düşün..! O gün üç adam öldürdü temsil, üç pare, beş adam öldürdü, beş pare.. 
    * * *
           Aman neyse ne.. Glenn Ford diyordum ben.. Düşünsene; bir yanında 'atlı postacı' Kadir amca, diğer yanında atlı postacı Kıbrıscık'lı Satılmış dayı.. Posta arabası niyetine de siyah körüklü paytonuyla Bedri abi.. Koca Kamil'in Kahvesinin önü.. Çaylar 'şıkır şıkır', kahveler höpür höpür.. Kovboy filmlerindeki gibi sahneler.. Bakkal Recai'den yumurta pazarına, oradan da Mustafa Başaran Hoca'nın evine uzanan sokaklar.. Ve köşe başındaki evin ikinci katında Terzi Sadık abi.. Boynunda mezura, elinde makas.. Ve penceresinde hiç kapanmayan radyosu.. Şarkıların en divanesi, en şahanesi.. 
    * * *
           Neyse.. Bugün İzmir'in kurtuluşu ya, hemen kaleme davranıp eskilerden 'kolaj' yaptık.. 
    Hoşça kalın.. 
           Erdoğan MÜHÜRCÜOĞLU.. (09.09.2021)
     

    • İLHAN TAŞDELEN10 Eylül 2021 . 17:50

      MERHUM TERZİ SADIK ,İYİ BİR USTA VE EFEMİNEYDİ,ZİLLERİ TAKIP CAMIN ÖNÜNDE OYNARDI..YENİ YETMELER DANSÖZ?...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak