Basın Konseyi dışında, hiçbir gasteci cemiyetine üye değiliz

Ben neden hapis yattım???

Kamuran Alagözoğlu

Ben neden hapis yattım???
    31 Ocak 2023

        Ben neden hapis yattım???

         Kamuran Alagözoğlu
           Benim toplamda 46 ay hapis cezası aldığım ve 6 ay hapis yattığım suçun adı “Kişisel verileri yaymak ve yayınlamak” (TCK md. 136) Bu maddeden Türkiye Cumhuriyeti’nde ceza alan bir gazeteci daha var mı? Ben bilmiyorum.
    Bana bu cezalar verilirken, aynı suçu işlemiş olan diğerlerine neden ceza verilmiyor? Hatta aynı suçun işleniş biçimi tıpa tıp aynı ve sabit olmasına rağmen, daha soruşturma aşamasında “Kovuşturmaya yer olmadığına” kararı nasıl verilebiliyor?
            Ceza almama neden olan “Liste çok kabarık !” başlığıyla yayınladığımız haberde;      
           “Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatılan Bolu Sanayici İşadamları Derneği BOSİAD'ın ve Abant Çalışanlar Derneği'nin üye tam listesini aynen yayınlıyoruz.
           Hatırlanacağı gibi bu iki derneğin bazı üyeleri halen tutuklu veya yurt dışında kaçak durumda bulunuyor. Bu iki derneğin üye listesine bakıldığında Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Belediye Başkan Vekili ve Boluspor Başkanı Necip Çarıkçı ve yine Belediye Başkan Yardımcısı Ekrem Çetinkaya başta olmak üzere, bazı belediye meclis üyeleri ile Ak Parti İl ve İlçe yönetimlerinde halen görevli olan isimler göze çarpıyor…”
    www.bolununsesi.com/haber/153936/liste-cok-kabarik diye yazmış ve haberi desteklemek için de bu üye listelerinin fotoğrafını çekerek gazeteme koymuştum. Listelerin fotoğraflarında üyelerin TC kimlik numaraları çok zor okunuyorsa da, yayına koyduktan 1 saat sonra TC kimliklerinin yazılı olduğu satırı fluleştirmiştim.
            Bahse konu haberden sonra kapatılan FETÖ derneklerinin hapsinde liste başı olan Alaaddin Yılmaz, Necip Çarıkçı ve Ekrem Çetinkaya Avukatları Fikret Çıracı ile dava açtılar.
           İlk celsede yukarda yazdıklarımı “ne çıkar bundan” düşüncesiyle aynen itiraf ettim.
           Hakim tarafından hakkımda 26 ay hapis cezası verildi. Acı bir tebessümle mahkeme salonundan çıkarken, “böyle bir ceza olamaz” düşüncesi ile "nasıl olsa Yargıtay’dan döner" diye kendi kendimi avuturken, ilerleyen günlerde Yargıtay da cezayı onayınca bana da cezaevi yolu göründü.
           Evlere şenlik bir ceza daha!
           Ardından aldığım 20 ay hapis cezası var ki bu tam EVLERE ŞENLİK!
           26 ayın yatarı olan 6 ay hapis cezasını yatıp çıktıktan sonra, gazetenin yazı işleri müdürlüğünü Ağabeyim Keramettin Alagözoğlu’na devretmiştim.
          Bu arada Necip Çarıkçı bir büfeciye tehdit ve hakaretten hapis cezası almıştı ve bizde bunu haber yapmıştık.
          Bu haberde kullandığımız fotoğraftaki belgenin içinde de Necip Çarıkçı’nın TC’si görünmüş ve yine aynı avukatı aracılığı ile yine TCK md. 136’dan dava açıldı. Bu defa Yazı işleri Müdürü olarak Keramettin Alagözoğlu’na ve bana da dava açıldı. Bana neden dava açıldığını anlamadım. Ağabeyim karakolda ve duruşmadaki ifadesinde suçu kabullendi ve Hakim kendisine 2 yıl ceza verdi. Ve Hakim bu kez bana, “Sen de bu haberi Facebook sayfanda paylaşmışsın diye sordu. “Hatırlamıyorum olabilir, hergün bir sürü şey paylaşıyoruz. Bunların içinde TC’si görünen var mı yok mu bakmıyoruz” dedim.
           Hakim paylaşmışsın dedi ve 20 ay hapis cezasını yapıştırdı.
           Bu kez bu ceza % 100 Yargıtay’dan döner düşüncesi ve beklentisi içinde duruşma salonundan gülerek ayrıldım. Çünkü bu kez aldığım ceza iyiden iyiye akla ve mantığa aykırı tam bir trajedi idi. Hakim böyle bir cezayı nasıl verebildi halen anlayabilmiş değilim.
            Bu cezayı örnek alarak, siz de TC’nizin göründüğü bir paylaşımı internet ortamına atıp, sonra da bunu paylaşanlara dava açabilirsiniz. 20’şer ay cezayı duyan herkes elinizi de öper, hatta ayakkabınızın altını bile.
           İnanılacak gibi değil ama Yargıtay bu cezayı da onadı. Ve bize yine cezaevi yolu göründü. Neyse ki bu defa içeride fazla kalmadım. Allah razı olsun korona pandemisinden. Ve 2023’ün başında denetimli serbestlik de bitti.
           Suç aynı suç! Ama sadece Kamuran’a ceza var! NEDEN?
           Suç kabul edilmeyen suçlardan bana tam 46 ay ceza verilirken, bariz bir şekilde işlenmiş olan suç delilleriyle ispatlı bir şekilde mahkemeye verilmesine rağmen, bu davalara “Kovuşturmaya yer olmadığına kararı verip, itiraza da RED verdiler!
           Allah büyük!!!       
          Geçtiğimiz aylarda hatırlanacağı gibi ulusal basında da yer alan bir olayda Köylü bir kadın böğürtlen gibi birkaç ürün satarken zabıta ekiplerinin fiili müdahalesi sonucu sattığı ürünler kaldırıma saçılmıştı. Zabıta ekipleri kendilerini haklı çıkarabilmek için kadın hakkında tutanak tutmuş ve bu tutanağı da yerel basın organlarına vermişler. Belediye’ye yakın iki isim Bolugündem internet Gazetesi Hüseyin Aykan ve Özgürbolu internet Gazetesi Bülent Velioğlu da dalgaya düşmüş bu tutanağı kadının TC kimlik numarası görünür bir şekilde yayınlamışlardı. 2 gün sonra kapatmayı ancak akıl edebildiler.
           Allah büyük! Benim hapse girmemle ilgili destek çıkacaklarına 'Ohh olsun' dercesine haberler yapan bu iki gazeteci(!) takdiri ilahidir bu, kendileri de aynı suçu işlemişlerdi.       
           Hatice Teyze bu iki gazeteden şikayetçi ve davacı oldu
           Zabıtanın tutanağını gazetelerinde TC’sinin açık olarak yayınlandığını görür görmez her iki gazeteden bu tutanağı kopyaladığım gibi, Hatice Teyzeye de gösterdim ve bunların hakkında davacı olabileceğini söyledim. Hatice Teyze de kendisini reklam ettikleri için zaten bu gazetecilere kızgın olduğunu ve TC kimlik numarasını ifşa ettiklerini ve kişisel verilerini yayınladıkları için, bu iki gazeteden şikayetçi ve davacı oldu.
          Sonucu merakla beklemeye başladım      
          Ben de TCK 136 no’lu kişisel verileri yaymak ve yayınlamaktan 46 ay ceza almış ve bugüne kadar bu kanundan ceza alan kendimden başka bir kimseye rastlayamamış biri olarak, Hatice Teyze’nin davacı olduğu davanın sonucunu büyük bir merakla beklemeye başladım. Çünkü suç tıpa tıp aynı idi. Hatta bende 1 saat kadar açık kalan TC'ler, onlarda 2 gün açık halde yayında kaldı.
           Savcı “Kovuşturmaya yer olmadığına” kararı verdi
           Hatice Teyze, “TC kimlik numaramı yayınladılar” diyerek yaptığı suç duyurusuna karşılık, savcılık makamı daha soruşturma safhasında dava açılmasına gerek duymadı ve "Kovuşturmaya yer olmadığına” kararı verdi.
          Üst mahkemeye itiraz sonucu da RED verildi
          Kovuşturmaya yer olmadığı cevabını alan Hatice Teyze'nin Avukatı Kübra Yılgündüz’ün, benim toplam 46 ay ceza aldığım ve 6 ay hapis yattığım iki ayrı dosya numarasını vererek ve örnek göstererek üst mahkemeye yaptığı itiraza da, üst mahkeme RED verdi.
          Hatice Teyze'nin Avukatı Kübra Yılgündüz şimdi “Kanun yararına bozma” talebiyle Yargıtay’a başvuracaklarını belirterek, buradan da sonuç alamazsa, Anayasa Mahkemesi ve daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmaya hazırlandıklarını ifade ediyor.

           Not: Bir sonraki yazımda cezaevinde malum kişilerin nasıl tuzak kurdurduklarını ve bu tuzaktan da yine Allah'ın hikmeti ile nasıl kurtulduğumu ve tuzağı kuranların nasıl tuzağa düştüklerini yazacağım.

    • Vatandas9 Şubat 2023 . 10:51

      Ortalık fetöcü kaynıyor

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak