Basın Konseyi dışında, hiçbir gasteci cemiyetine üye değiliz

Mustafa Deverenli… 

Ali Özdemir

Mustafa Deverenli… 
    26 Ağustos 2023

    Mustafa Deverenli… 

    55 yaşındayım. 10 yaşımdan beri severek yaptığım bir tek uğraşım (hobim) var: Okumak. Bana, bütün yazarları, gazetecileri, aydınları / münevverleri / entelektüelleri sorun... Bilmiyorsam da araştırır size iletirim. 

    Bazı insanlar; futbolu, bazıları avcılığı, bazıları kahvehane oyunlarını, bazıları magazin çarçurlarını takip etmeyi / icra etmeyi sever. Bunların hiçbirisi “ilgi” dairemde değil. Kütüphaneleri, kitaplıkları, kitap satıcılarını daha çok severim.  

    2 yıldır Ankara’da çalışıyorum. Bulduğum her fırsatta Kızılay’a gidip orada bulunan devasa kitap satış dükkanlarında saatlerce oturur, yayınları karıştırırım…  

    Ne yazık ki “dar çevremde” kitaplarla, dergilerle, gazetelerle ilgili insan kitlesi binde 1 bile değil. İkamet ettiğim İhsaniye Mahallesinin Çeşmeli Sokağına çıktığımda kültürel konuları hasbihal edebileceğim bir kişi bile bulamıyorum.  

    32 yıl MEB bünyesinde, 10 farklı okulda çalıştım. Çok net ifade edebilirim kendini “öğretmen” olarak tanımlayan kişilerin yüzde 99’unun kültürle, bilgiyle, ilimle, bilimle, felsefeyle, kitapla zerre ilgisi yoktur.  

    Bolu Kıbrıscıklıyım. Elektrik, elektronik, bilgisayar ile ilgili tamir bakım işleri yaptığımdan, son 35 yılda bu şehirdeki 3000 civarı eve girip çıkmışlığım var.  Bunların yüzde 99,9’unda “gerçek kitap” bulunan bir raf, dolap göremedim. 

    Bilgiden, bilimden, akıldan, sanattan, felsefeden, etikten uzak bir yaşam sürmekte olduğumuzu görüyorum.  

    Çevremdeki bazı insanlar lise seviyesindeki evlatlarının ne okuması gerektiğini sorarlar. Ben de onlara “Evinizde kitaplık var mı, gazete alıyor musunuz, takip ettiğiniz dergi var mı, evladınız kütüphaneye gidiyor mu vb.” diye soruyorum. Hepsine “Hayır” cevabı gelince sözü yuvarlayıp “Evladınıza başarılar” dilerim diyorum. Aslında söylemek istediğim şudur: “Evladınız bir şey olur ama dünyaya faydalı bir kişi olamaz…” 

    Sözü fazla uzattım. İlk ve ortaokulu Türkiye’nin en horlanmış, itilmiş, kakılmış, dışlanmış, yok sayılmış, memurların sürgün yeri olarak görülmüş, kıraç, endüstriden uzak 5-10 ilçesinden biri olan Kıbrıscık’ta okudum. Mustafa Deverenli Bey çocukluk arkadaşımdır. Kendisini 45 yıldır tanırım. Bugüne kadar her çalışmasını hayranlıkla, imrenerek, takdir ederek takip ettim. 

    2020 yılında “Rol Modeli İnsanlar” adıyla mütevazı bir kitap yazıp yayınladım. Son 3 yılda binlerce satılan bu esere Mustafa’yı da eklemek için çok düşündüm. Ancak, “Kendi hemşehrisini yağlıyor” derler diye vazgeçtim. 

    Türkiye’nin birçok yerinde görev yaptım. “Kıbrıscıklıyım” dediğimde kendini aydın/bilge zanneden birçok sığır “Haa, şu Komünistin bol olduğu yerdensiniz” türü şeyler zırvalamışlardır. 

    2023 yılı itibariyle Bolu’da yaşayan 150 bin civarı insana da “Kıbrıscık hakkında ne düşünüyorsunuz” diye sorsanız çoğunluk aşağılayıcı, düşük görücü, yok sayıcı şeyler söyleyeceklerdir.  

    Kıbrıscık ilçesi son 40-50 yılda bilerek eritilmiş, göçe zorlanmıştır. Buralı olan, dünya üzerinde yaşayan hemşehrilerimizin toplam nüfusu 80 bin civarındadır. Yani Türkiye’deki 1000 kişiden 1’i Kıbrıscıklıdır.      

    Ne kadar yok sayılırsak sayılalım Kıbrıscıklılar Google’dan Mercedes’e kadar dünyanın en saygın marka şirketlerinde bile iş bulabilmektedir. 

    Mustafa Deverenli Bey bu ülkenin az sayıdaki değerli, kaliteli, vizyon sahibi, üretici, projeci, araştırmacı, liyakatli, fakirin dertlerini bilen nadir insanlardandır. Kendisi bakan, milletvekili, belediye başkanı, vali, büyükelçi gibi görevleri en iyi şekilde icra edebilecek yeteneklere sahiptir. Hangi partiden aday olursa olsun, kendisine kefilim. 

    Bu topraklarda çok nitelikli insanlar en kısa sürede yok edilir. Ama, o asla pes edecek bir mizaçta değildir.  

    İyi insanları vefat ettikten sonra halka tanıtmanın, övmenin bir anlamı yoktur. Doğru olan, sağken insanlara layık olduğu değeri vermektir. 

    Ali Özdemir 

    Eğitimci-Yazar-Yayıncı 

    @aliozdemir_net 

    www.aliozdemir.net 

    erdemyayinevi@gmail.com 

    26.08.2023   

    • Ali Özdemir 28 Ağustos 2023 . 08:56

      Sayın Orhan Cengiz'in yorumu hakkında... Bu konuda haklı olduğunuzu kabul ediyorum. Lakin, çomar, zağar, lümpen, vasat kimi insanlar mikro milliyetçilik yapıyorlar. Kıbrıscıklı olanların tümünü komünist olarak gören yarım kafalardan çok usandm. İnsanları siyasal kriterlere göre sınıflandırmak Doğu toplumlarının hastalığıdır. Kişilere; yaptıkları ile puan / değer vermek icap eder.
    • Orhan Cengiz27 Ağustos 2023 . 21:51

      Ali Bey, "çok okurum" diyorsunuz. Tebrik ederim. Yazınızın 12.paragrafın da(birçok sığır)ifadeniz insanlara hakaret, aşağılama..... Vb. ifadesi olarak geçiyor.. Çok okuyan, düşünce yelpazesi geniş, muhakeme gücü yüksek bir kalemden bu ifade dökülmeme liydi. Düşünceyi bırakmış, olayların ve kişilerin peşine takılmış gibi gördüm. Hoş görülü olma dileğiyle....
    • Dursun YILMAZ.27 Ağustos 2023 . 15:04

      T.C. Devletinin Dikkatine; T.C. Devleti tarafından çalışmakta olan işçilere ve emekli işçilere aylık maaş tespitinde işçinin Diploması, Unvanı, Kıdemi ve Medeni Durumu dikkate alınmayıp yok sayılmak suretiyle yapılan Köle Ayrımcılık, İkinci sınıf vatandaş, Robot ve Aptal muamelesini Türkiye de ortadan kaldırabilecek T.C. Devletinin Resmi Makam, Merci ve Kurumları olmadığını resmi belgelerle ispatladım. TBMM bahse konuda yargıya başvur dedi. TİHEK sadece tavsiyede bulunabileceğini söyledi. Kamu Denetçiliği Kurumu Ret Kararı verdi. Bolu Cumhuriyet Başsavcısı SORUŞTURMASINA YER OLMADIĞINA dair karar verdi. SGK YASAL DÜZENLEME YAPILMASI gerekir dedi. Aktif çalıştığım Emniyet Genel Müdürlüğü yargıya başvur dedi. Anlaşılan odur ki T.C. Devletinde idari yönden aktif ve emekli işçiye yapılan Köle ,Ayrımcılık, İkinci sınıf vatandaş, Robot ve Aptal muamelesini ortadan kaldırabilecek Makam, Merci ve Kurumlar yok. Türkiye de aktif ve emekli işçilere yapılan Köle ,Ayrımcılık, İkinci sınıf vatandaş, Robot ve Aptal muamelesini AİHM sine taşıyabilmem için Yargıya başvurup tüm iç hukuk yollarını tüketmem gerekecek. Sonra tekrar AİHM-ECHR başvurmam gerekecek. AİHM başvurduktan sonra T.C. Devletinin yüz karası ortaya çıkacak. Dünya da hiçbir Devlet Dursun YILMAZ' a kanunları ve yasaları kullanarak Köle, Ayrımcılık, İkinci sınıf vatandaş, Robot ve Aptal muamelesi yapamaz .T

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak