BolununSesi, Bolu'nun Gerçek Sesi !

New York Semalarında Bir Hoş Sada: İbrahim Özmen

New York Semalarında Bir Hoş Sada: İbrahim Özmen
    21 Mayıs 2022

    New York Semalarında Bir Hoş Sada: İbrahim Özmen Yahya ...

          New York Semalarında Bir Hoş Sada: İbrahim Özmen
            Yahya Kemal ’’Rindlerin Ölümü’’ şiirinde fani varlık olan insanın ölümle ilişkisini dervişane bir
    yaklaşımla anlatır. Ölüm, rind meşrep insanlar için ’’asude bir bahar ülkesi’’, O’na kavuşmanın ilk
    adımıdır.
           Rind kelimesi, aslında istiğnâ makamında bir kelime. İstiğnâ, “Kanâat, bitmez, tükenmez hazînedir.”
           Hadîs-i Şerîf’ i mûcibince, kalbin mânen zenginleşerek huzura ermesi, olana oldurandan dolayı rıza gösterme hâli.
            Buradan hareketle rind, tab’an (yaradılışça) sade, gösterişsiz ve alçak gönüllü, dünyaya ve içindekilere; makama, mevkiye itibar etmeyen, sûrî (zahirî) olana uzak duran, ham şahsiyetten kurtulmuş, kemâl sıfatlarla mücehhez, sâlih kimse, kanaat ehli, kâmil insan.
           Şahsî kanaatimce, bütün bunlar İbrahim kardeşimin şahsiyetinde mündemiç olan, onu tanımlayan
    vasıflar.
            İbrahim kardeşimle tanışmamız, Eskişehir’deki üniversite yıllarıma tekabül ediyor. O’nu ilk tanıdığım andan itibaren, samimiyeti, alçak gönüllülüğü ve güler yüzü ile beni hemen kendi frekansı içine almıştı.
             O günden itibaren vefatına kadar da dostluğumuz devam etti. Aslında dostluğumuz tek taraflı devam etti, demem lâzım. Çünkü bende bulunmayan vefa duygusu, onda adeta abidevî bir duruşla
    bulunurdu. Ebedî âleme irtihal ettiği tarihe kadar olan 35 yıllık dostluğumuzda benim onun hâlini,
    hatırını sormam çok nadirdir. Fakat o, hiç aksatmadan her zaman aramış, sormuş ve gönül alan taraf
    olmuştur.
          Bir defasında ona bunu anlatıp, hakkını helâl etmesini söylemiştim. Onun, kendi hâlindeki bu güzelliğe hiç vurgu yapmadan ’’ne demek kardeşim, aramızda böyle şeylerin sözü olmaz’’ deyişi hafızamdan hiç silinmedi.
           Onun iyi bir insan, hakikatli ve vefalı bir dost oluşunun bendeki en bariz iki örneğini, iki hatırayı
    nakletmem lâzım.
            Birincisi, Almanya’ya ilk geldiğim ve yeni evli olduğum sıralarda New York-Frankfurt hattı üzerinden Köln’e gelerek ziyaret etmesidir. Bu ziyaretinde Samet isminde (zannediyorum, o tarihlerde New York’ta halıcılık ile uğraşan) bir arkadaşı ve onun bir akrabası ile beraber gelmişlerdi. Bu ziyaret,
    hafızam beni yanıltmıyorsa 1999 yılına tekâbül ediyor. Onun dostluk defterinde iyi bir yerim
    olduğundan, bu ziyaretini bazı konularda fikir alışverişinde bulunmak için yapmıştı. Bu ziyaret benim
    için, dosta verilen değer ve vefa duygusunun İbrahim’in şahsında tecessüm etmesi mânasına geliyor.
            İkinci ziyareti ise benim için çok daha manidardır. Bu ziyaret te yanlış hatırlamıyorsam, 2007 yılına tekâbül ediyor. Bu ziyaretin manidar oluşu şuradan geliyor. Evliliğinizin ilk yılları…İki tane küçük bebeğiniz var ve siz, taa Amerika’dan kalkıp Almanya’ya arkadaşınızı ziyarete geliyorsunuz. Üstelik, Amerika’dan direkt memleketinize gitmek varken. Ayrıca herkes bilir ki, küçük bebeklerle yolculuk yapmak zordur. Bütün bu zahmete bir dostu ziyaret edip onun gönlünü almak, onu sevindirmek için katlanıyorsunuz.
           Bunu sadece vefa duygusu ile değil, İslâmî hassasiyetlerle de izah etmek lâzımdır, diye düşünüyorum. Üniversite yıllarımızdan İbrahim kardeşimi, hep salih bir Müslüman olarak hatırlarım. Ki, bu hâlinin son nefesine kadar devam ettiğine, bu minval üzere ruhunu teslim ettiğine inanıyorum. O yıllarda yakınında bulunan bütün arkadaşlarımız da bunu teyid ederler.

          Yaklaşık 25 yıldır Almanya’da yaşıyorum. Yurtdışında yaşayanlar bilirler, yabancı bir memlekette
    kendiniz gibi olmak, öyle yaşamak zordur. Bir taraftan geçiminizi temin edeceksiniz, diğer taraftan da
    inancınızı, imanınınızı, kültürünüzü muhafaza edeceksiniz. Bunu başarmak için büyük çaba sarf etmek
    gerekir.
           Cenazesini evinden alıp, namazını kılmak üzere Camiiye doğru giderken, evlâdı Yusuf ile bir miktar konuşma imkânım oldu. Yusuf’un gayet berrak bir Türkçe ile konuştuğunu görünce hakikaten çok mutlu oldum. Yusuf’a bunu ifade ettiğimde ‘’’ babam bizimle hiç İngilizce konuşmazdı, hep Türkçe konuuşurdu’’ deyince İbrahim kardeşimin, evlâd u iyalini korumak için nasıl bir çaba içinde olduğunu bir defa daha takdir ettim.
           Keza, onun bu çabasının İslamî konularda çok daha fazla ve çok daha hassas olduğuna şehadet
    ederim. Evlâtlarına İslamî bir terbiye vermek için kendisinin ve kıymetli eşi Rabia hanımefendinin nasıl bir cehd içinde olduklarını yakînen biliyorum. Üstelik bu gayretin, Amerika gibi bir ülkede bin bir türlü zorlukla icra edilebilmesi de ayrı bir konu. Nitekim bu hissiyat ile kerîmesini İstanbul’a göndermiş ve onun, dinî eğitim veren müesseselerde daha iyi bir İslamî terbiye almasını sağlamıştır.
    Amerika’da yaşamadığım için bilmiyorum. Ama, Almanya'da, bizim için yabancı bir memleket
    olduğundan Amerika’daki zorlukları tahmin edebiliyorum. Almanya, yıllar içinde bazı eyaletlerde daha fazla Türk insanına vatan olmuş ve kültürümüzü yaşamak için nisbeten daha kolay şartların oluştuğu bir ülke. İbrahim kardeşimin anlatımlarından, Amerika’daki Türk popülasyonunun dağınık olduğunu ve homojen bir yapıya sahip olmadığını biliyorum. Bu da, tabii beraberinde bir çok zorluğu getiren bir durum.
            Yine yurtdışında yaşayanlar, ailece gurbete çıkanlar bilirler. Bir grup Müslüman biraraya gelince
    mutlaka bir dernek, bir cemiyet etrafında toplanırlar ve gelecek nesilleri bu çatı altında korumaya
    çalışırlar. İfade etmeye çalıştığım gibi, bu durum Almanya’da eskiye nisbetle çok daha fazla
    kolaylaşmıştır. Fakat Amerika’da bu çabalar henüz, yenice emekleme aşamasından çıkmaya başladığı
    için daha fazla emek, daha yoğun bir çaba gerektirmektedir.
            İbrahim kardeşim, kıymetli eşinin de büyük desteği ile bütün hassasiyetini bu konular üzerinde
    yoğunlaştırmış, hem kendi çocuklarının, hem de gelecek nesillerin nasıl daha iyi yetiştirilebileceği
    üzerine kafa yoran, bu niyetle bu tarz cemiyetlerin oluşumunda bulunan, destek veren bir şahsiyet
    idi.
            Her görüşmemizde bu konulardan bahseder, çocuklarının nasıl daha iyi bir İslamî terbiye alabileceği üzerine kafa yorar, ben de benzer durumları yaşadığım için birlikte bu konuları mütâlaa ederdik.
           Yine görüşmelerimizden anladığım kadarıyla, fırsat buldukça İslâm tarihini okuyordu. Görüşmelerimizde sık sık İslâm tarihine atıflarda bulunurdu.
           En son görüşmemiz, daha doğrusu, onun büyük bir âli-cenablık ve vefa duygusu ile beni arayışı
    Ramazan-ı Şerif Bayramı’nın 3 Günü (4 Mayıs 2022 Çarşamba) olmuştu. Yaklaşık 45 dakika kadar
    konuştuk. Bu, son görüşmemiz imiş.
            Onun bütün bu çabaları, gayreti ve İslamî endişesi ile şehadet mertebesine ulaştığına inanıyorum.
    Tabii ki, karar verici olan Cenab-ı Hak’tır, mertebesini ancak o bilir.
              Bizler ancak, hayat tarzından, şahsiyetinden hareketle onun sâlih bir Müslüman olduğuna şehadet ederiz.
            Nitekim, cenaze namazlarından sonra sorulan ‘’’nasıl bilirsiniz’’ sorusuna verdiğimiz ‘’’ iyi biliriz’’ cevabımızın ve bu şahitliğimizin Cenab-ı Hak katında bir kıymetinin olduğuna inanırız. Çünkü Cenab-ı Cenaze namazından sonra Bolu’lu arkadaşları hepimizi yemeğe davet ettiler. Burada yine Bolu’lu hemşehrisi ve çocukluk arkadaşı, New York’ta da yoldaşı olan Hilmi Yurdusever Bey’in şu minvaldeki konuşması, İbrahim kardeşimizin nasıl bir haslete sahip olduğunu göstermesi bakımından önemli idi.
          ’’İbrahim, bütün arkadaşlarını iyi insanlardan seçerdi. O bakımdan, biz şimdi şu anda burada bulunan onun arkadaşları olarak, mutlaka iyi insanlarızdır. Bunun için onun hatırasına hürmeten, birbirimizle irtibatı koparmayalım.’’
            İbrahim kardeşimin Hakk’a yürüyüşü bizi, kendisinin hiç görmediğimiz ve kendisi kadar iyi kalpli olan arkadaşları ile de buluşturdu.
           Bu meyanda, uzaktan yakından gelen bütün arkadaşlarına teşekkür etmek, borcumuzdur. New York Brooklyn Fatih Camii yöneticilerine ve müdavimlerine, gösterdikleri hassasiyet ve ilgi için ayrıca teşekkür ederiz. Keza yine Amerika’da ve Türkiye’de olan, cenaze namazına gelemeyen, arayan ve dualarıyla destek olan arkadaşlarımıza da teşekkür ederiz.
            Geride kalan bizler, böyle kıymetli bir insanı, hakiki bir dostu, samimi bir kardeşi, ihlaslı bir Müslümanı kaybettiğimiz için üzgünüz. Fakat diğer taraftan da, tesellimiz; onun Hakk'a yürüyüşünün, bunca güzelliğe ve hayırla yâd etmeye vesile olması bakımından, iman üzere olduğuna inancımızdır.
    İbrahim kardeşim, hayatı ile, dürüstlüğü ile, vefası, kadirşinaslığı ve alçakgönüllülüğü ile
    gönüllerimizde ve bu gökkubbede bir hoş sada bıraktı.
           Osmanlı şiirinin zirvelerinden Bâkî ‘ nin dediği gibi;
          "Âvâzeyi bu âleme Davud gibi sal,
          Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş"
          İbrahim kardeşimi, Bolu’nun İslâmî havasından neşet etmiş ve gurbet ellerde, New York semalarında ise İslâmî hassassiyeti evc-i bâlasına ulaşmış bir hoş sada olarak, her zaman hayırla, dua ile hatırlayacağım.
           Geride bıraktıkları, kıymetli eşi Rabia Hanımefendi ve kıymetli çocukları, onun davasını, İslâmî
    hassasiyetini ve şahsî hasletlerini, bıraktığı yerden ve daha büyük bir gayretle devam ettireceklerdir.
    Bunun için her zaman dua ederiz. Onun yetimleri bizlere Cenab-ı Hakk’ın birer emanetidirler.
    Allah rahmet eylesin, güzel kardeşim. Cenab-ı Hak, sevdiklerinin yüzü suyu hürmetine rahmetiyle,
    Cennet ve Cemâliyle muhatap kılsın, inşaAllah.
        Vesselâm…
        Ahmet Tolunalp / Almanya

    • İsmail Hakkı Altındağ23 Mayıs 2022 . 09:43

      Ahmet Bey,bir arkadaşın arkasından yazılabilecek çok güzel bir yazı olmuş,kaleminize sağlık.Sizleri hiç tanımam,ama bu yazıdan sonra hemşehrilikten öte bir dost gibi oldum.Allah rahmet eylesin.Ailesine ve sevenlerine sabır dilerim.
    • Ramazan 22 Mayıs 2022 . 16:24

      Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter. Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar;her gece bir bülbül öter.
    • Veysel Altundaş 22 Mayıs 2022 . 15:24

      Allah razı olsun Ahmet bey kardeşim kalemine sağlık..
    • Sağolun 22 Mayıs 2022 . 12:21

      Allah razı olsun,sağolun..
    • Ayhan22 Mayıs 2022 . 04:05

      Amerikasınında.ingilteresininde.israililinde........

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak