Okuduğunuz gazeteye destek olabilirsiniz

"Bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak vermemiz gerekiyor"

"Bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak vermemiz gerekiyor"
    12 Kasım 2022

    "Bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak vermemiz gerekiyor" Türk ...

          "Bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak vermemiz gerekiyor"

           Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği(TMMOB) Bolu İl Koordinasyon Kurulu(İKK) 12 Kasım 1999 depreminin 23. yıl dönümünde açıklamalarda bulundu. TMMOB Bolu İKK Sekreteri Erol Perçin açıklamada “Depreme hazırlıklı olmak için de bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak vermemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

             TMMOB Bolu İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Erol Perçin, merkez üssü Düzce olan 7.2 büyüklüğündeki 12 Kasım depreminin yıldönümünde açıklamalarda bulundu. 845 yurttaşın hayatını kaybettiği depremin 23. yıldönümünde konuşan Perçin “12 Kasım 1999 tarihinde başta Düzce ve Bolu olmak üzere geniş bir bölgeyi etkileyen 7,2 büyüklüğündeki deprem, gerekli tedbirler alınmadığında doğal afetlerin ne büyük toplumsal felaketlere dönüşebildiğinin en acı örneklerinden biri olarak tarihe geçti.” dedi. Aradan geçen 23 yılda yeni depremlere hazırlanma konusunda mesafe kaydedilmediğini belirten Perçin “23 yılda afet riski olan yerleşim yerleri taşınmadı, binalarımız depreme dayanıklı hale getirilmedi, kent merkezlerinde deprem toplanma alanları oluşturulmadı, afet sonrası kriz yönetim senaryoları hazırlanmadı. Bu süre içinde imar planları depreme hazırlıklı şehirler yaratmak için değil, kentsel rantın dağıtılması için bir araç olarak kullanıldı. Parsel bazında yapılan imar tadilatları ile ormanlık alanlar ve su havzaları dere yataklarıyla birlikte yapılaşmaya açıldı.” şeklinde konuştu.

           YAPI DENETİMİ TİCARİLEŞTİRİLDİ, ‘KENTSEL DÖNÜŞÜM’ RANT ARACI HALİNE GELDİ

             Odaların mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme ve denetleme gereklilikleri yapı denetim süreçlerinden dışlandığını ifade eden Perçin açıklamasında “Kamusal bir anlayışla yürütülmesi gereken “yapı denetim” sistemi tümüyle ticarileştirildi. “İmar Barışı” adı altında projesi olmayan, hiçbir mühendislik hizmeti almamış kaçak yapılar ruhsatlandırıldı. 10 milyonun üzerinde kaçak yapının ruhsatlandırıldığı bu imar affıyla birlikte yapı stokumuzun proje uygunluğu ve deprem dayanıklılığı konusunda denetlenme ihtimali ortadan kaldırıldı. Kentlerin yeniden yapılandırılması ve depreme dayanıksız binaların yenilenmesi için gerekli olan “Kentsel Dönüşüm” uygulamaları amacından saptırılarak inşaat firmalarına kaynak aktarılmasının, kentsel rantların iktidar yandaşlarında toplanmasının bir aracı haline getirildi.” ifadelerine yer verdi.

          “BENZER BİR FELAKETİN SONUÇLARI ÇOK DAHA AĞIR OLACAKTIR”

           Kent merkezlerinde bulunan afet toplanma alanı statüsünde park, bahçe ve meydanlar yapılaşmaya açılarak afet sonrasında yaşamı sürdürmeye olanak verecek güvenli alanlar ortadan kaldırıldığını belirten Perçin “ Son yıllarda sıklıkla yaşadığımız her deprem, 12 Kasım 1999’da yaşadığımız büyük felaketi çağrıştırmakta, depremin ülkemiz için ne kadar yakın bir tehlike olduğunu hatırlatmaktadır. Mevcut durumda artan nüfus ve yapılaşma nedeniyle yaşanacak benzer bir felaketin sonuçları çok daha ağır olacaktır. Bütün bunların biliniyor olmasına rağmen depreme hazırlık konusunda gerekli adımların atılmamasının sorumluluğu siyasi iktidarın üzerindedir. Benzer felaketleri bir daha yaşamamak için derhal adım atılmalıdır. Yapı denetimi sistemi TMMOB ve bağlı Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Yapılaşmadan kaynaklanan risklerin bertaraf edilmesi için çağdaş bir "risk yönetim" sistemi oluşturulmalıdır” dedi.

           BİLİM VE TEKNİĞİN SESİNE KULAK VERİN

           Güvenli yapılaşmanın sağlanması ve tüm bu süreçlerin sağlıklı işletilebilmesi için meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama modelinin benimsenmesi gerektiğine dikkat çeken Perçin “Bölgesel ve kentsel ölçekte "sakınım planları" hazırlanmalıdır. Ülke genelindeki yapılar incelenerek riskli yapılar tespit edilip güvenli hale getirilmelidir. Uygun olmayan zemin ve arazilerdeki yapılar derhal boşaltılmalıdır. Tüm yaşam alanlarımız bilimin ve teknolojinin rehberliğinde, insanların ihtiyaçları doğrultusunda ve doğayla barışık biçimde yapılandırılmalıdır.” şeklinde konuştu.

           KAÇAK YAPILAR AFFEDİLMEMELİ

            “İmar Barışı” adı altında ruhsatlandırılan yapıların derhal denetlenmesi gerektiğini söyleyen TMMOB Bolu İKK Sekreteri Erol Perçin “Kaçak yapılar hiçbir biçimde affedilmemelidir. Çıkarılan deprem yönetmelikleri geliştirilmeli ve harfiyen uygulamaya konmalı, yönetmeliklere aykırı tüm işlemlerin tesis edilmesi engellenmeli; Odalarımızın kamusal görevi olan mesleki denetim yetkilerini sınırlandırmaya yönelik düzenlemeler kaldırılmalıdır. 23 yıl önceki acıları yeniden yaşamamamız için ülke ve kent olarak depreme hazırlıklı olmamız gerekiyor. Daha büyük acılar yaşamamak için depremi unutma, unutturma!” ifadelerini kullandı.

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Ücretsiz Muhasebe Programı