Okuduğunuz gazeteye destek olabilirsiniz

“Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması devletin sorumluluğundadır”

“Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması devletin sorumluluğundadır”
    25 Kasım 2022

    “Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması devletin sorumluluğundadır” Bolu Barosu ...

        “Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması devletin sorumluluğundadır”           

            Bolu Barosu adına Kadın Hakları Komisyonu, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için yaptığı basın açıklamasında, İran’daki protestolara dikkat çekerek, “Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması devletin sorumluluğundadır” dedi.

           Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında, Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu ve Bolu Barosu avukatları tarafından Bolu Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Kadın haklarına dikkat çekilen basın metnini, komisyon ve avukatlar adına Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Kübra Başarır okudu.

           İran’daki protestolara da dikkat çeken Başarır, “Kadınların insan haklarını ihlal eden düzene karşı direnişlerinden yola çıkarak 1999 yılında BM kararı ile ilan edilen ‘25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ bugün de kadınların özgür, eşit ve şiddetsiz bir yaşam mücadelesiyle devam etmektedir. Sadece ülkemizdeki değil dünyanın birçok ülkesinde kadınlar adalet, eşitlik, özgürlük mücadelesi veriyor. Yanı başımızda, İran’da Mahsa Amini’nin başörtüsü gerekçe gösterilerek öldürülmesinin ardından güçlene kadın hareketini selamlıyoruz. Mücadeleleri mücadelemizdir” dedi.

          “ŞİDDETİN ORTADAN KALDIRILMASI DEVLETİN SORUMLULUĞUNDADIR”

           Şiddetin engellenmesinin Devlet’in bir görevi olduğunun altını çizen Başarır, “Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması devletin sorumluluğundadır. Özel ve kamusal alanda kadına yönelik şiddet hala devam ediyorsa, kadınlar güvende olmaları gereken toplu taşıma araçlarında ve caddelerde dahi tanımadıkları erkekler tarafından şiddete uğruyorsa, aldıkları koruma kararlarına rağmen öldürülüyorsa, bunun nedeni şiddetle etkin ve kararlı şekilde mücadele edilmemesi, aksine, kadınların insan haklarını ve en önemlisi yaşam haklarını koruma altına alan kanunların insan haklarını ve en önemlisi yaşam haklarını koruma altına alan kanunların ve uluslararası sözleşmeleri kaldırmaya yönelik saldırılar karşısında etkisiz kalınmasıdır” ifadelerini kullandı.

          “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN YENİDEN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI, ÖNCELİKLİ TALEPLERİMİZDİR”

           İstanbul Sözleşmesinin yeniden yürürlüğe girmesi yönünde talepleri olduğunu belirten Başarır, “Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için 6284 Sayılı Kanun ve imzalanmış olduğumuz uluslararası sözleşmeler başta olmak üzere, kadın haklarını güvence altına alan mevzuatın sözleşmeler başta olmak üzere, kadın haklarını güvence altına alan mevzuatın devletin her bir organı tarafından eksiksiz uygulanması, uygulamanın denetlenmesi, toplumsal cinsiyete duyarlı, eşitliliği otaran kaldıran politikalar üretilmesi, kadına yönelik şiddet suçlarında etkin ve caydırıcı cezalar verilerek bu cezaların infazının eksiksiz tamamlanması ile temel bir insan hakları belgesi olan temel bir insan hakları belgesi olan İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe konulması, öncelikli taleplerimizdir” diye konuştu.

           MÜCADELE VURGUSU YAPILDI

           Başarır, kadın hakları için mücadeleye devam edeceklerinin de mesajını vererek, “Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu olarak, her gün olduğu gibi bugün de; kadınların kazanımlarını elinden alacak olan düzenleme ve değişikliklerinin karşısında olmaya devam edeceğimizi, yasaların eksiksiz olarak uygulanması konusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının uygulamalarını takip edeceğimizi, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden hayata geçirilmesi yönündeki ısrarımız ve kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.

    • Mustafa28 Kasım 2022 . 12:42

      Cemil bey haklı, Ülkemdeki muhalefet gibisiniz, öneri yok laf salatası çok. Hala istanbul sözleşmesinin (Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüellerin) derdinde olursanız sizlerin aile, kadın ve genelde insan sevginizden şüphe edilir. Bazı hristiyan ülkeler dahi aile yapısını tehdit eder diye bu sözleşmeyi imzalamadılar (İngiltere, Rusya ve Japonya gibi). Özellikle sizler doğurduğunuz erkek çocuk olursa bile kendinizle gurur duyduğunuz müddetçe, yetiştirirken, küfür etmeyi, ona buna vurmayı öğretir ve aferin çekerseniz, Kız ve erkek çocuklarınız arasında bile erkek çocuğunuzu kayırırsanız Devleti sorumluluk atmak kolaycılıktır. Devlet yasal düzenleme yapıp caydırıcılık anlamında cezaları artırır, eğitimde ders koyar ama önce sizler Sn. Hanımefendiler. Hukukçuda olsanız ve ne olursanız olun önce ANA ve kadınsınız. Önce siz, önce siz.
    • cemil25 Kasım 2022 . 16:22

      sayın hukukçularımız kadına şiddet devlet sorumluluğunda diye arzı endam etmişler..hukukçu sıfatınızla bir öneri sunsaydınız..davaları size geliyor.olayların her safhasına en vakıf sizlersiniz. öneri..öneri...!!!....ben söyleyeyim..erkek cinsini ortadan tamamen kaldırın.. kesin çözüm...sizde bir öneri sunun..eleştirmek kolay. onu kahvedeki dayım,çeşme başındaki ablalarım da yapıyor
    • eğitimci25 Kasım 2022 . 14:17

      Barolar dernekler vakıflar ve diğer sivil toplum kuruluşları elbetteki bu konuda duyarlı olmalı olayı gündemden düşürmemeli.Ancak en büyük çalışmayı sahada aileler içinde yapmalılar.Vatandaşlarla direkt iletişime geçilmeli.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Ücretsiz Muhasebe Programı