BolununSesi, yazılmayanları ve yazılamayanları yazar

Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..

Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..
    16 Ocak 2023

    RÖTAR.. DELİ ÜMİT.. ŞEREF AĞABEY.. Eski fotoğrafları karıştırırken bir ...

    Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..Rötar.. Deli Ümit.. Şeref Ağabey..

           RÖTAR.. DELİ ÜMİT.. ŞEREF AĞABEY..

           Eski fotoğrafları karıştırırken bir uçak bileti geçti elime.. Anlamlı bir güne ait diye, en güvenli yerde saklamışım onu.. Dalmış gitmişim bilete bakarken..

    * * *

          Münih Havaalanı'ndayım.. Uykusuzluktan gözler kan çanağı.. ''Ayşe tatile çıktı da ondan'' diyor THY görevlisi.. ''Harekât başlayınca anında kapattılar Yeşilköy'ü'' diyor, ''biraz daha bekleyeceksiniz!''

    * * *

           Hava muhalefeti gibi bir şey olsa belki bir kaç saatlik rötar anlaşılabilir.. Aziz Nesin gibi oturursun bir kenarda, geleni geçeni izler vakit geçirirsin.. Aziz Nesin de hikayelerine başlamadan önce köylü, şehirli, asker gibi kişileri gözlemlemek için otobüs terminallerine gidermiş.. Yusuf Nalkesen'in de Alsancak tren istasyonuna elinde çiçeklerle gelen birini izledikten sonra yazdığı şarkı var..

    *

         Dargın ayrılmayalım diye koştum sana dün

         Gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün

         Çıkmadın pencereye ne göründün ne güldün

          Gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün

    *

           Hava alanları, otobüs terminalleri, Tren istasyonları.. Sayısız ayrılığın ve kavuşmanın yaşandığı yerler.. Ayrılık dendi mi, Mengenli' nin Elmadağ'daki, İtimat'ın Sıraselvilerdeki yazıhaneleri gelir benim aklıma..

    * * *

          Geçenlerde bir yerde sordular: "Yurt dışı dahil en çok hangi şehirde yaşamak isterdiniz? diye.. "Bolu'da" dedim, ''Bolu'da olmazsa nerede? ''Ayvalık'ta..! "Peki kendinizi en çok nerede mutlu hissediyorsunuz? Bir an için "hiç bir yerde" demek geldi içimden; dedim de, ''hiç bir yerde..''

    * * *

          Size de oluyor mu? Bazen alıp başını gitmek geçiyor insanın içinden..Yer de önemli değil, neresi olursa.. Latin Amerika ülkeleri mi olur, yoksa adı sanı duyulmamış bir sahil kasabası mı? Gerçi nereye gidersen git, kaçtıklarını da yanında götürüyor insan.. Bu işten anlayanlar, ''önemli olan hikayelerinden kaçabilmek'' diyor.. Yoksa kendine doğru git gidebildigin kadar..

    * * *

          SADULLAH..

          İçinde 'Bolu' geçiyor diye yan koltukta oturan adamın anlattıklarını dinliyoruz Deli Ümit'le.. ''Bir gece kapım çalındı'' diyor adam, ''140 bin lirayı görünce bastım imzayı'' diyor.. ''Altmış bin küsur lirasıyla bir 'Anadol' çektim babamın altına.. Bolu deyip geçme ha, hem lig ikincisi o zamanlar, hem de üç büyüklere duman attırıyor.. Takımın başında da Neagu hoca.. Talip, İbrahim, Fikret, Nuri, Alaattin, Vadi, Şükrü.. Sağ açık ben.. Sonra Çetin, Sarı Mustafa..''

    * * *

           O anlatırken biz şüpheyle ve çaktırmadan bakıyoruz adama.. ''Bir kıza aşığım'' diyor.. Bir gün bu yüzden Aladağ'daki kamptan kaçtım.. 45 dakkalık bir yol.. Tüfekli bir de amigo var başımızda.. Yolu da bilmiyorum.. Ormana doğru koşmaya başladım.. Üst baş çamur içinde.. Kaplıca dolmuşlarına bindim.. Ver elini Ankara.. Yattım aşşa.. Sabah uyandığımda baktım kapının önünde Boluspor'luların 56 model şavrole'si.. Abaza Enver var direksiyonda.. Vurduğu yerden ses getiren biri Enver abi.. Tüfeklerle falan da gelmişler..''

    * * *

          Deli Ümit dürtüyor beni; ''Sallıyor kulak asma Erdovan ! ''Valla hiç sallıyor gibi görünmüyor'' diyorum, ''baksana şakır şakır sayıyor takımı..''

    * * *

           Yanındaki ''Eee Sado ! falan dediğine göre Sadettindir diyordum, Sadullah'mış.. Devam ediyor; 'Bolu'da ilk olarak Fenerbahçe'ye karşı oynadım.. Karşımda Levent, Abdullah, Ogün, Yavuz, Numan.. ''Yok deve..! diyor Deli Ümit.. Adam Allahtan duymuyor bizi.. ''Eeee Sado? diyor arkadaşı.. ''Ee'si, benim ayaklar zangır zangır.. Çarşamba günü de maçımız var Bükreş'le Romanya'da.. ''İnanma diyor Deli Ümit yine, ''Boluspor'da oynamışmış, boşversene sen..''

    * * *

           ''Sonra'' diyor Sado ''1975-76 sezonuydu, kulüpte yaşanan bir tartışmadan sonra yatağı yorganı sırtlanıp ayrıldım Bolu'dan.. Nerde trak orda bırak!''

    * * *

           Konuşma burada bitiyor.. Ama sık sık bir lokal ismi geçiyor konuşmanın içinde.. Sanırım Bakırcılar Çarşısı girişindeki yerden bahsediyorlar.. Amigo Tevfik Abinin çalıştırdığı 'Gençlik Lokali'nden.. Bitişiğinde Çetin Abinin Elektrik malzemeleri dükkanı olan.. Karacasu Kereste fabrikası şoförlerinden Aslan Dayı'nın küçük oğlunun.. Mehmet Başarslan ve taksici İhsan Başarslan'ın kardeşinin.. Biraz ilerisinde de Haydar ağanın Kıraathanesi ile üzerinde Yatır olan Çarşı Başı Çeşmesi..

    * * *

            O Yatırın kime ait olduğunu ve neden oradan kaldırıldığını hala merak ederim.. O mübarek de hiç itiraz etmemiş nedense.. Halbuki bunların çok aksi olanları var.. Yol ortasından kalkmayan, kaldırmak isteyenin başını belaya sokan.. Bizim Semerkant'taki evden biliyorum.. Evin bahçesindeki Yatır'dan.. Çok aksi, çok sinirli biriydi o mübarek de.. Biz dahil herkesi kovaladı, şimdi sefasını sürüyor mahallenin..

    * * *

          Neyse, Haydar Ağa'nın Kıraathanesi diyordum.. 1960 ihtilalinde önünde gösteriler yaptığımız yerdi orası.. Belediye reisi Binbaşı Kemal Apaydın'ı, Askeri Vali Tuğgeneral Avni Okyay'ı omuzlarımızda taşıdığımız, asker uğurlamalarındaki gibi havalara atıp atıp tuttuğumuz..Bizim ipimizle kuyuya inilir mi? İhtilal oldu anında gülümseyen Menderes fotoğrafı kalktı kıraathaneden, Cemal Gürsel'in fotoğrafı aldı yerini.. O gün İhtilalci Subayların omuzlarda taşındığını hatırlarım.. Adam direnmese, yapmayın, etmeyin, gıdıklanıyorum demese ''en büyük asker bizim asker' diye havalara atıp atıp tutacaktık Faruk Güventürk'ü..

    * * *

           NECATİ PALAY..

           ''Bir tek Hayri Abi'yi hatırlıyorum Sado'nun anlattıklarıyla alakalı.. Önünde domates ve peynirden oluşan çilingir sofrası, ortada 70'lik rakı şişesi.. Kafayı bulunca hakemin halini hatırını sormalar.. Devre arasında boş sahaya bakarken yaşadığı ''nereye gitti la bunlar'' şaşkınlığı.. Çok âlem günler.. Tevfik Abi ve onun seyirciyi motive etme çabalarıyla tüm şehir ''neşeli günler'' filminde gibiyiz adeta..

    * * *

           ''Ben pısınca hışdamayacuz arkadaşlar.. Ayağa galkıncası kırmızııı diye bağıracuz..! Şişko Cengiz'le Necati (Palay) pısınca kapalı hişdamıycak, ayağa kalkınca Beyaaaazz decüz.. Anlaşıldı mı? Hadi şimdi bütün eller havaya.. ''Kırmızı şimşekler-dım dım dıbı dıbı dım- şap şap şibi libi lob !''

    *

         Unutulmuş isimlerde

         Bilinmez ki nasıl nerde

         Şimdi yalnız resimlerde..

    *

          Amigo Necati.. Necati Palay.. Altan Doyran'la birlikte Akçakoca yolunda trafik kazası geçirip vefat eden.. Necati Palay'ı Çıkınlar'a Altan Doyran'ı Çığırtkanlar'a defnettiğimiz.. Aynı şehirde büyüyüp, aynı sokaklarda şekillendiğimiz insanlar.. Şarkıda unutulmuş dense de unutulmayanlardan..

    *

          Hayal meyal düşler gibi,

          Uçup giden kuşlar gibi..

    *

            ÜMİT AĞABEY..

            Yıllar sonra Deli Ümit'le birkaç dakikalık ayaküstü bir sohbet.. ''N'aber Ümit Ağabey? 'Ne olsun iyilik, senden ne haber..? Bakıyorum da aynı tanıdık mimikler Ümit Abi'de ve (r) lerin üzerine basmalar konuşurken.. Hacı Beşpara Hakkı amca var ortalıkta sadece.. Peşkir omzunda.. Masaları çıkarıyor, sandalyeleri diziyor, etrafı suluyor toz kalkmasın diye.. Şerafettin Şenyüz'ün kapısındaki hoparlörde Ziya Taşkent; ''yolcular arasında / aradım seni bir, bir..''

    * * *

          Şerafettin Şenyüz demişken, Bir güzel insanı daha yolcu ettik geçtiğimiz günlerde.. Bir güzel insan daha geçti dünya denen gölgelikten.. Güzel insanların güzel güzel atlara binip gittikleri gibi gitti.. Ne diyelim, Uğurlar olsun demekten başka ne gelir ki elimizden..

           Hoşça kalın dostlar..

          Erdoğan Mühürcüoğlu.. 16.01.2023

    • Erdoğan Mühürcüoğlu 19 Ocak 2023 . 20:52

      Küf,Taner Başer ve Orhan Aytar çok teşekkür ederim yorumlariniz için.. Guzel ve samimi yorumlariniz için.. Küf rumuzlu yorum sahibini de merak etmeye basladim.. Her seferinde degisik rumuzla ama ayni elden cikma oldugunu sandigim güzel yorumların.. Hepinize selamlar..
    • Orhan Aytar 19 Ocak 2023 . 06:43

      Erdoğan abi merhabalar.. Yazılarınızı lütfen bir kitapta toplayınız. Tekrar tekrar okumak istiyor insan... Okuduktan sonra huzur, mutluluk daha bir sürü güzel duygularla güne başlıyorum. Sağolun varolun. Sağlıcakla kalın Selamlar
    • Taner Başer 17 Ocak 2023 . 11:33

      Yazınızı bir nefeste okudum . Yaşanmışları o kadar güzel yazıya aktarıyorsunuz ki okumaya doyum olmuyor . Sadullahında futbol oynadığı 70 li yıllar Bolusporun efsane yıllarıydı. Beşiktaş'a (Sinan'ın bizde oynadığı sonyıl) İstanbul'da yenilmeseydik? kesin şampiyon olacaktık . Malesef Bolumuzun güzel insanlarından Şeref abimizide kaybettik . Kalanlara uzun ömürler dilerim . Size ve dostlara selam .
    • Küf17 Ocak 2023 . 11:17

      Kim olduklarını bilmesek de bu eski fotoğraflara bakınca insan dalıp gidiyor bir an. Neden acaba? Bunlar bizden daha gerçek insanlarmış ve daha gerçek bir yaşamın içindelermiş gibi. İnsana daha sıcak geliyor. Sanki onlar, bizim yetişmek için oradan oraya savrulduğumuz telaşlı zamanın içinde değil de, daha durgun, daha dingin, daha samimi ve daha yavaş akan bir zamanda bir an için durup, bize şaşkınlıkla öylece bakıyorlar : “…Hayırdır, siz nereye koşturup duruyorsunuz, her şeyi tam ettikten sonra gelecekte keyif süreceğiniz bir ömür yok. Burası böyle; ne yarım tam yarım ne bütün tamam, yaşamın özü yarım kalmışlıktır. Biz bulamadık zamanın dibini, siz de bulamayacaksınız. Siz de bizim gibi her şeyi öylece yarım bırakıp gideceksiniz, boşuna soluk soluğa koşturup durmayın, ne kaçabileceksiniz ne yetişebileceksiniz; bizim gibi!.. Zaten koştuğunuz da yok, şimdinin içinden beyhude kurtulma çabası. Doğa için, sizden birinin yaşamdan kayıp gitmesiyle bir meyve sineğininkinin kayıp gitmesi arasında hiçbir fark yok, trajedi sadece sizin bilincinizin içinde oynuyor. Hem koşarken bir şey göremezsiniz, acıdan zaten hiçbir şekilde kaçamayacaksınız, bari yavaşlayın ve yaşamın tadını çıkarın. İnsanca ve mümkün olduğunca…”

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Ücretsiz ön muhasebe programı Bartın Çekici