Dün dünde kaldı cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lazım…

 HAVUZ.. KAMİL ABİM..

 HAVUZ.. KAMİL ABİM..
    2 Ocak 2026

    HAVUZ.. KAMİL ABİM.. Acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, üzüntüsüyle koca bir ...

     HAVUZ.. KAMİL ABİM.. HAVUZ.. KAMİL ABİM.. HAVUZ.. KAMİL ABİM.. HAVUZ.. KAMİL ABİM.. HAVUZ.. KAMİL ABİM.. HAVUZ.. KAMİL ABİM..

         HAVUZ.. KAMİL ABİM..

         Acısıyla, tatlısıyla, sevinciyle, üzüntüsüyle koca bir yılı daha devirdik. İçine iyi, kötü, acı, tatlı ne varsa sığdırarak hem de..

    * * *

          Dün de söyledim; umurumda bile değil.. Gençlerin dediği gibi; ''Çokta Tın, Çokta Fifi..! Postacıya ''izin günü ne yapacaksın? diye sormuşlar, ''şöyle bir mahalleyi dolaşacağım'' demiş,.. Çekerim çizgili pijamalarımı 'Gaffur Abi' gibi, uzanırım kanepeye.. Televizyonu bile açmam.. Niye açayım? Zeki Müren yok, Mustafa Yolaşan yok, Ziya Taşkent yok Emel Sayın yok, dansöz yok.. Dansöz olmadan yılbaşı mı olur? Biz, her yıl Nesrin Topkapı izleyerek yeni yıla giren nesiliz.. En küçük figürünü bile atlamadan hem de.. İzledikten sonra uzun süre kendine gelemeyen efsane nesil..

    * * *

           Ben Yılbaşı dendi mi; çocukluğumun yılbaşılarını hatırlarım.. Şehrin ışıklarla çam dallarıyla süslenmiş göz kamaştıran vitrinlerini.. Emin Fıratlı'nın vitrinindeki oyuncak bebekleri.. Sürekli dönen, dönerken, kafaları öne doğru uzayıp öpüşen, sonra ayrılan, sonra aynı noktaya gelince tekrar öpüşen.. O vitrinin önünde ilkokul arkadaşımı, öpüp kaçmışlığım bile var benim.. Eve döndüğümde annemle kapının önünde görünce ağlamaya başladığım.. Anamın elinde süpürgenin topuzu ile , kırmızı terliği.. Hedefini asla şaşırmayan terlik.. Isıya duyarlı Patriot Füzesi gibi..

    * * *

          Bir de Tavuk'çu Kamil Ağam var yılbaşıların simge ismi.. Koltuğunun altında temizlenmiş Yılbaşı Hindisi gezdirirken, ya da,Turist Otel'in önündeki ağacın dalına astığı tavuklarına müşteri beklerken.. Geçenlerde onun Boluspor'un Tarsus deplasmanından dönerken ''çok sıkıştım'' diyerek otobüsten inmeye çalıştığı anlatılmıştı.. Ve hareket halindeki otobüsün arka kapısından düşerek ciddi şekilde yaralandığı..

    * * *

           Geçenlerde paylaşılan çok güzel bir fotoğrafı vardı Kamil Ağa'nın.. Önde Yanık Hayri, yanında Koca Şeref.. Bir dönemin en renkli simaları.. Arka sırada ise kolyeli, künyeli ve uzun saçlarıyla Gazanfer Arslanyürek ile Kamil Ağam.. Boluspor maçlarında her golden sonra sahaya 'frizbi gibi' fırlattığı şapkasıyla hatırladığımız.. Onun bir iddia üzerine, Belediye önünden yukar çarşıya kadar çırılçıplak koştuğunu da rahmetli Aköğretmen'den dinlemiştik..

    * * *.

           KAMİL ABİM..

           Meğer benim kaçırdığım bir başka 'Tavuk Kamil Vakası' daha yaşanmış şehirde.. 1980 yılında Düzcespor ile Boluspor arasında oynanan ve Boluspor’un 3-0 galibiyetiyle biten maç sonrasında, Boluspor'un Süper Lig’e yükseldiği maçın gecesinde.. TRT'nin Bolu'daki kutlamaları canlı olarak yayınlayacağını öğrenen Kamil Ağa'nın Muzaffer Işın'a çıkıp yayın sırasında kendini su dolu havuza atacağını söylemesi ve Muzaffer Işın'dan Belediyenin önündeki havuzun doldurulmasını rica etmesiyle başlayan..

    * * *

           Kamil Ağa'nın kendini boş havuza atabileceği endişesiyle havuzun doldurulması ve Kamil Ağa'nın kendini kameraların önünde ve tezahuratlar arasında havuza atması var.. Gazeteci Oguz Uçar'ın olayı ulusal basında biraz da köpürterek haber yapması..

    * * *

           Ulusal basında kendisinin ''Tavuk Kamil'' olarak tanıtılmasına çok sinirlenen Kamil Ağa'nın her yerde Oguz Uçar'ı aramaya başlaması, onu ''Oğuz, Oğuz! Çık karşıma Oğuz !' diye ararken ismin Doğan Uz'a dönüşmesi ve olayla hiç alakası olmayan Doğan Uz'u Yukarı Çarşı'da Totocu Recep Okur'un dükkanının önünde kıstırması.. Bundan sonrası çok eğlenceli..

    * * *

           RAMPA..

           Bolu Dağındaki 'Berliet' rampasını anlatıyor arkadaş.. Benim diyen kamyoncu çıkamazmış o rampayı.. ''Berliet'' bile çıkamazmış.. Cahilliğim belli olmasın diye ''Berliet'in ne olduğunu sormuyorum arkadaşa.. Kamyon markasıymış.. O yüzden 'Berliet Rampası'ymış oranın adı.. 'Berliet'' bile çıkamadığı içinmiş.. Nasıl duymamışım ben o rampayı.. Ömrümüz o yollarda geçti halbusam..

    * * *

           BASAR GİDERİZ ANKARA'YA..

           ''Atlarız Emniyetçilerin otobüslerinden birine, basar gideriz Ankara'ya'' dediğimiz günler vardı.. Evden kaçarsak meşhur oluruz, herkes bizi konuşur dediğimiz.. Ulus'a, Kızılay'a çıkarız.. Tos Ahmet orada, Kemal Çevik orada, Orhan Ercek orada, Keçi Taner orada.. Güven çarşısının girişinde Emin Fıratlı, çıkışında Turgut Çulha.. Paralarımızı birleştirirsek ''Bentderesi''ne bile uğrarız.. ''Yanaklarımız kırmızı, kırmızı'' döneriz memlekete.. Ferhan Şensoy'un ''Bolu'lu Taksici'' parodisindeki gibi.. Ne diyorum ben ya, biri durdursun beni..!

    * * *

           RAMBO..

           'Hacı hacıyı mekke de, deli deliyi dakkada bulur' demişler.. Kafadan şinanay'ların telepati gücünü anlatıyormuş bu deyim.. Saray Sineması'nın önündeki bir konserde Rambo'nun (Muharrem Kutlu) sahneye tırmanmasını hatırlarım.. İsmail Türüt'e arkadan sarılıp ''sen buralara gelir miydin? deyişini.. Adam ne bilsin, Rambo'yu renk olsun diye biraz tuttu sahnede, sonra ne mikrofonu kurtarabildi elinden ne de kendini.. İsmail Türüt 'lütfen Rambo'cum ver şu mikrofonu' diye yalvarıyor; ''Hadi lan'' diyor Rambo ''anca gidersin..'' Biz Rambo'dan yanayız.. Türküyü her zaman dinlersin ama bu sahneler her zaman bulunmaz..

    * * *

          Hoşça kalın..

          Erdoğan MÜHÜRCÜOĞLU.. 31.12.2025..

    • Koroglunun_Oglu2 Ocak 2026 . 18:15

      Tek kanallı whatsapp, messenger, sms internet ve telefonu olmayan bir nesildik biz. Binlerce yıllık insanlık tarihinin kültürel ürünlerinin son kullanıcısı olarak tarihte yerimizi alıyoruz. WhatsApp’ta yazdığı cümlenin okunup okunmadığını anında gören 5-10 saniye içinde sorduğu sorunun cevabını alan yeni bir nesil var ortada. Binlerce ses binlerce görüntü yüzlerce bilgi saniyeler içinde akıp geçiyor ellerinde tuttukları ekrandan. İyi ile kötüyü doğru ile yanlışı sevap ile günahı nasıl ayıracaklar hiç bilmiyorum. Doğrusu onların beyinlerinden geçen bilgi görüntü seslere maruz kalsaydım sanırım delirirdim. Bizler ne duyacağı ne bileceği belli bir nesildik. En fazla kütüphaneye gider meydan larousse karıştırır bir konu hakkında iptidai bilgilere sahip olurduk. Çok merak ediyorum bu gün 7-8 yaşında olan bir çocuk 50 sene sonra yılbaşını nasıl hatırlayacak. Hatıralarındaki bir Kurban bayramı için neler anlatacak. Yaklaşık 10-15 yıldır yeni bir çağın başlangıcını idrak ediyoruz. Binlerce yılın getirdiği geleneği göreneği bilimi felsefeyi aklı en önemlisi ahlak kavramlarını çöpe atan yeni bir başlangıcın ilk günlerindeyiz. Doğrusu bu yazıyı okuyacak gençlere tek bir şey söyleyebilirim. Dedelerinizin babalarınızın bildikleri ya da bildiğini sandıkları şeylerin çoğu çöp çoğunu geride bırakın. Yeni bir medeniyet yolu var önünüzde ve bu yolda sadece siz yürüyebilirsiniz. Şimdiden Allah yar ve yardımcınız olsun. Herkese esenlik ve afiyet dolu bir yıl diliyorum.
    • Taner Başer 2 Ocak 2026 . 16:40

      Çokkkk ama çokkk karlı neredeyse kapının önünde 1 metreden fazla yağan karlı Mengenin Cazlar MH. Selamlar . Erdoğan bey bizi yine çoğumuzun yaşadığı olayları buldun dağarcığından çıkardın. Ne mutlu bizlere ki o yılları yaşamışız . Hemde derlerya tam dibine kadar .. rahmetli kamil abinin olayı şimdi dahi gözümün önünde canlandı. Hele o Oğuz yokmu o Oğuz . Olan rahmetli Doğan Uza oldu . Her insanın unutamadığı avı tatlı yeni yıl anılar olur.Bu yılın yağan karı ve günlerce elektriksiz kaldığımız zaman zaman gel gitlerle idare ediyor olmamızı vede 1977 yılbaşı gecesi. Rahmetli Zihni Açan arkadaşımızın evinde toplanışımız ve ... Yinede olumsuzluklara rağmen güzeldi. Bir ara meşhur elmalık köyünden Gazanferle hastanede karşılaştım. Rahatsızlığından dolayı ne yapacağını ne dediğini bilmez haldeydi bir iki ilaç alıp evine bırakmıştım. Sonradan duydum vefat etmiş . Tüm kaybettiğimiz büyüklerimize birlikte çok yıllar geçirdiğimiz vefat eden dost ve kardeşlerimize rahmet le Anar Yeni yılın tüm güzellikleri ile ülkemize gelmesini dilerim.
    • Yancı2 Ocak 2026 . 15:49

      Çırılçıplak!.. Döblek yani?.. Karacoğlan “Üryan geldim gene üryan giderim / Er isen erliğin meydana getir” demiş ama o böyle meydana sallaya sallaya getirilecek bişey miydiki ya? :) Bolu’da hâlâ konuşulup yazıldığına göre tarihe de geçmiş helal olsun. Da.. merak ettiğim, Kamil Ağa’nın kulağına ne ödül fısıldamışlar ki ulan Allah’ını seven tutmasın beni deyip cız tutmuş danalar gibi alet edavat yardıra yardıra seğirtmiş gitmiş Yukar Çarşıya? Neyse, orasını karıştırmayalım. Sonuçta iddiayı kazanmış mı, kazanmış. Kazanan her zaman haklıdır.
    • Çetin Uğur2 Ocak 2026 . 15:16

      Yine tarih kokan bir yazı ve fotoğraflar. Yüreğinize kaleminize sağlık Erdoğan bey...
    • Murat PEÇENEK2 Ocak 2026 . 14:05

      erin Abisi yüreğine ve kalemine sağlık .Kodak kamil ya da tavukçu kamil abim .Allah rahmet eylesin oğlu Yakup da. Mengen dönüğü kazada ölmüştü .Yanık Hayri kamil abim ve rahmetle andığım babam .En yakın arkadaşlardı .İçtikleri ayrı gitmezdi .Yaşanmışlık adına güzel anılar ve hakim Sevinç hanım .Adaletini ..........m diyen ve adliyeye paketlenen yanık Hayrim .. Sonraları Garibtir bizlerden kestane sattığımız yerde her akşam muhabbetler gırla .Sevinç hanım .Yanık Hayri ve kamil abim .Eşi Düriye ablam .Teşekkür ediyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Yapacağın işlerde nefsine meşveret et ve o ne derse aksini yap

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak