BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

Atatürk ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

Atatürk ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
    26 Ekim 2009
    Atatürk ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

          Yıl 1923 Osmanlı Devleti yıkılmış, Genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.

             Anadolu nüfusu  9.229.000 bunun  5.750.000'i kadın geri kalan yaşlı erkek, hastalıklı, sakat çocuk %95'i okuma yazma bilmeyen eğitimden yoksun Türk Milleti.

             Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarından oluşan bir avuç idealist insan iş başında.

             Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek görevi, kurucusu yüce önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk gençliğine verilmiştir.

             Atatürk diyor ki

             "Cumhuriyet fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek seviyeli muhafızlar ister."

             "Benim naçiz vücudum bir gün  bir gün elbet toprak olacaktır.Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

             "Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare Cumhuriyet idaresidir."

             Cumhuriyet Türkün hiçbir zaman eğilmemiş ve eğilmeyecek olan başı üzerine yerleştirilen paha biçilmez bir taç onu bizlere armağan eden Büyük ATATÜRK ise yüce Tanrının  milletimize en büyük lütfudur.

             Mustafa Kemal Atatürk  hiçbir zaman "Olabilir", "Gerçekleşebilir", "Düşünülebilir", "hele bir olaylar gelişsin bekleyip neticesini görelim" gibi günümüz modası dillerde dolaşan cesaretsiz, vasıfsız, mesuliyet yüklenmeyen, , dolambaçlı ve yuvarlak sözler kullanmamıştır.

             Sakarya savaşından önce  05 AĞUSTOS 1921 de Başkomutanlık görevini almasına müteakip,      7- 8 AĞUSTOS günlerinde yayınladığı  TEKALİF-İ MİLLİYE (Milli Vergiler) başlıklı 10 emrin yurttaşın giyecek ve yiyeceği ile ilgili kalemlerin el konulan kısımlarını içeren iki emirde "Bedeli sonradan ödenmek üzere el koydum" ifadelerine yer verilmiştir.

             Yani kesin bir ileri görüşle düşmanını yeneceğine inanan  Başkomutan, zaten zorluklarla geçinen halkının rızkına  el koyarken bunların bedelini sonradan ödeyeceğine söz vermiş ve sözünü tutmuştur.

             Atatürk'ün büyük nutkunda  dile getirdiği şu görüş ve tavsiyelerini d, 29  Ekimlere  giden yollarda aklımızdan  hiçbir zaman çıkarmamalıyız.

             "Efendiler, dış siyasetin en çok ilgili bulunduğu husus iç yapıdır.Bizim açık olarak gördüğümüz uygulanabilir yöntem Milli Siyasettir.Dünyanın bugünkü genel şartları ve asırların kafalarda ve karakterlerde  yerleştirdiği hakikatler karşısında  hayalperest  olmak kadar büyük hata olmaz"

             Zorlu savaş yıllarının yenilgisiz komutanı Mustafa  Kemal Paşa Mondros Mütarekesinin  imzalanmasından sonra  geldiği İstanbul'da Padişah Vahdettin ile görüşmesinin ardından "O gün anladım ki, Padişahlar milletlerinin kaderini değil, ancak şahısların huzurunu düşünürler." O gün Türkiye'yi ancak Cumhuriyetin kurtaracağına iman ettim." Diyerek, bu iman ve inançla Samsun'a çıkıp  Milli Mücadeleyi başlatmıştır.

             Türk Ulusunun kurtarıcısı Mustafa Kemal, Türkiye'nin siyasal yapısını değiştirmenin ilk adımını, saltanatın kaldırılmasını sağlamakla attı.01 KASIM 1922

             Mustafa Kemal 22 EYLÜL 1923 de "Nene Treie Presse" adlı bir Viyana gazetesi  muhabiri ile yaptığı görüşmede .

             23 NİSAN 1920 de kurulan sistemin Cumhuriyet olduğunu fakat adının açıklanamadığını belirtip yapılacak işin yalnızca isim koymak olduğunu söyledi.

             Yeni Devletin başkentinin merkezi ve güvenli bir  yer olan Ankara olması 13 EKİM  de Mecliste oy çokluğu ile kabul edildi.

             Mustafa Kemal 28 EKİM gecesi Çankaya'da İsmet Paşa  ve bazı kimseleri toplantıya çağırdı."Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz."diyerek kararını açıkladı.

             29 EKİM 1923 saat 18.45'de yaptığı toplantıdan sonra 20.30'da "YAŞASIN CUMHURİYET" sesleri arasında Cumhuriyet ilan olundu ve Yeni Türk Devleti'nin adı kondu. "TÜRKİYE CUMHURİYETİ" hemen arkasından Türk Ulusunun kurtarıcısı  Gazi Mustafa Kemal oy birliği ile Cumhurbaşkanı  seçildi.

             Atatürk'ü sevmek, O'nu tanımak ve anlamakla  olur.

             Cumhuriyetin değerini de anlamak için onun ne şartlarda, nelere rağmen ve ne pahasına bu günlere getirildiğini bilmek gerekir.

             Cumhuriyet tarihini öğrendikten sonra ve Devrimlerin öncesini, amaçlarını ve getirdiklerini değerlendirdikten sonra Türkiye'nin  parçalanması için sahnelenen ve bugünde devam eden uluslar arası  ve iç oyunlara Türkiye'nin çıkarlarına karşı girişilen planlara  karşı ülkesini seven hiçbir Türk'ün seyirci, duyarsız kalacağı düşünülemez.

             Kuzey Irak' tan  Habur sınır kapısına teslim olmaya gelen 30.000 Vatan Evladını Şehit eden P.K.K. lılarla aynı aracı paylaşan milletvekillerini otobüsün üzerinde kahramanlar gibi gösteri yapan teröristleri gördük ve duydukça aklımız hafızamız duracak şekle geliyor.

             Aynı gün Askeri birliğimize 10 Havan Mermisi atanlar bunların arkadaşları değimlidir?

             Bu olaylar dış devletlerin senaryosunun başlangıcı olarak düşünülmeli ve gösteri amaçlı teslim olmalara fırsat verilmemelidir.

             Yasama, Yürütme, Yargı görevini üstlenen tüm yetkililer görevlerini geciktirmeden  yapmalıdırlar.

             Teröristle mücadele etmek askerlerin ve diğer güvenlik güçlerinin görevidir.Terörle mücadele etmek ise Politik otoritenin yani hükümetin görevidir.

             Çünkü terörle mücadelede askerler ve diğer güvenlik güçleri terör örgütünün silahlı militanlarını etkisiz duruma getirmeye gayret gösterirken, politik otoritenin terör örgütüne iç ve dış destek sağlayanlara, örgüte sempati duyanlara, bölge halkına, iç ve dış kamuoyuna yönelik tedbirler planlayarak  uygulanması gerekmektedir.

             Teröristle mücadele, terörle mücadelenin önemli ancak küçük bir bölümünü oluşturur.Sadece silahlı mücadele ile terörle mücadeleyi kazanmak ise mümkün değildir.

             Gazi Mustafa Kemal Atatürk Gençliğe hitabesinde

             "Ey Türk Gençliği !

             Birinci Vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

             Mevcudiyetinin  ve istikbalinin yegane temeli budur.Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.

             İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır.Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için  içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek  düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve delalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini,müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.Millet, fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

             Ey Türk istikbalinin evladı !

             İşte bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen

             Türk İstiklal ve Cumhuriyetini  kurtarmaktır!Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Diyerek bizlere görev vermiştir.

             Bütün Türk Ulusunun  Cumhuriyet Bayramını kutlarken Cumhuriyet devrimlerine ve onun kazanımlarına sadık kalacağımıza, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bize verdiği görevi, azim ve kararlılıkla yerine getireceğimize inancımız tamdır.26.10.2009

     

                                                                       Ahmet Şerafettin YAMANER

                                                                                                                                                                                          (E).P.Kd.Bnb

                                                                                                                                               TESUD Bolu Şube Başkanı

                                                                                                                                         

    • Mualla Esen27 Ekim 2009 . 10:03

      Atam, kurduğun cumhuriyeti ne hale getirdiler? Değiştik diyenler iktidar oldu. Ama hiç değişmediklerini gördük. Cumhuriyetimize şimdi daha sıkı sarılacağız. El ele, gönül gönüle...
    • Rabia Tekeli26 Ekim 2009 . 13:58

      Atatürk’ü sevmek, O’nu tanımak ve anlamakla  olur. Yazınız için teşekkürler...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi