BolununSesi, ne belediyeden, ne de devletten 1 krş. almadan, tenezzül bile etmeden yaşayan TEK gazetedir

TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) 

TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) 
    28 Mayıs 2026

    TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) Dün bayramdı.. Bayramın ...

    TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) 

         TESTERE.. (zar zor, ite kaka bitirdik) ?

         Dün bayramdı.. Bayramın ilk günü.. Bir çoğumuz yine Barış Manço’nun “Bugün bayram / Erken kalkın çocuklar” şarkısını mırıldanarak basladık güne.. Ve yine mezarlıklara koştuk her bayram olduğu gibi.. Çiçekler tazelendi, mezarlar sulandı ve yine eğilip eğilip bir şeyler fısıldandı mezar taşlarına..

    *

         Bugün Bayram

          Erken kalkın çocuklar

          Giyelim en güzel giysileri

           Elimizde taze kır çiçekleri

           Üzmeyelim bugün annemizi..

    *

          Ben Barış Manço'nun “Bugün bayram / Erken kalkın çocuklar” şarkısını 1957 yılında bir bayram günü kaybettiği ve çok sevdiği babaannesi için yazdığını bimiyordum.. Eşi ölen bir baba anlatılıyormuş o şarkıda.. Bayram sabahı çocuklarını mezarlığa götürme telaşı yaşayan bir baba.. Şarkının girişinde, kaybettiği eşine "Sen gittin gideli içimde bir sızı var" diyen eş var, nakaratta ise ''Bugün Bayram, erken kalkın çocuklar'' diyen baba..

    * * *

           Eşin kaybı, bir insanın başına gelebilecek en büyük travmalardan biri.. Hayat arkadaşını, geleceğe dair planlarını, yakın çevresini, konu komşusunu bir anda kaybediyor insan.. Bu süreçte yaşanan şok, öfke ve çaresizlik de var..

    * * *

          Tolstoy'a ait olduğu söylenen ve sosyal medyada çok sık tekrarlanan bir söz var "Bana hastanede ''karın öldü' dediklerinde ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim'' demiş Tolstoy.. ''İçimden eve gidip karıma olanları anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istemek geçti.."

    * * *

            Her bayram aynı terane.. ''Ah, nerde o eski bayramlar..'' Valla ne yalan söyleyeyim biz öyle çok güzel bayramlar falan görmedik.. Hiç bir şey de rüya gibi değildi.. Her bayram tanıdık tanımadık herkesin elini öpmeye gittiğimiz kahvehaneler vardı.. Bir dondurma arabasının peşine takılmayı oyun sandığımız günler.. Töperleğin dordurma arabasının peşinden Karaçayırdaki evine kadar yürüdüğümüzü hatırlarım.. Kapının önünde dondurma döven Nazmiye teyze içi boş bir dordurma külahı verecek diye boynumuzu büküp beklediğimiz..

    * * *

           Güzel olan çocukluktu belki.. Ölümler, hastalıklar, ayrılıklar, yoksulluk, hepsi vardı.. Çocuk olduğumuz için farkında değildik bazı şeylerin.. Şimdiki çocuklara da 20 yıl sonra sorsalar onlar da bu günleri işaret edip 'nerde o eski bayramlar'' diyecekler..

    * * *

            ŞEHİRLERİN SIRLARI..

            ''Şehirler de insanlar gibi'' diyor Kemal abi.. Şehirlerin de İnsanlar gibi sevinçleri ve hüzünleri var' diyor.. ''Mahallelerin, sokakların, kaldırımların, çay bahçelerinin, parkların sırları.. Perdesini araladın mı, ne kadar dedikodusu varsa anlatmaya başlarlar şehrin.. Evlerin duvarları konuşmaya başlar, parklarda ağaçlar, sandalyeler, masalar dile gelir.. Kazma vurup biraz aşağılara insen bu defa yeraltından gelmeye başlar fısıltılar..

    * * *

           KEMAL ABİ..

           Kemal Abi Arkeolog.. Belki hatırlarsınız, geçen yıl da Elmas Tahtacı Hocayı konuşmuştuk onunla,.. ''Beykoz Ziya Ünsel Ortaokulu''nda onun da tarih öğretmeniydi Elmas Tahtacı.. ''Fakülte yıllarımda bile o karizmada bir hoca tanımadım diyordu.. Geçtiğimiz yıl sahilde bir çay bahçesindeydik Kemal ağabeyle, ama bu yıl bizi bir Diyaliz Merkezinin Lobisinde buluşturdu kader.. ''Gader utansın !..

    * * *

            Hazır bir Arkeolog bulmuşken çok sık rasladığım bir mezarlık fotoğrafı gösteriyorum Kemal Abiye.. Fotoğrafın sağ alt köşesindeki mezarı özellikle.. Diğerlerinden biraz farklı olanı.. ''Biliyorum bu fotoğrafı'' diyor.. ''Bir kaç kez daha sordular bana o mezarı.. Orada yatanların en rütbelisi olduğu için Bolu Tabur Kaymakamı Kamil Beyin mezarı olabilir'' demiştim.. ''Emin değilim ama olabilir..''

    * * *

          Aslında Kemal Ağabeye göre bir kaç medeniyet birbirine geçmiş orada.. Romalı amcalar varmış, Ermeni teyzeler varmış.. Biraz eşelesek Hititliler, Sümerler, Lidyalılar bile çıkabilirmiş altından..

    * * *

           Kemal ağabey'in Bahsettiği kitabı buldum.. Gerçekten ilginç bir çalışma.. ''Serdengeçti ağası'' bile var Fırka Tepesinde.. Meydan savaşlarının en psikopat savaşçılarıymış Serdengeçtiler.. Bahri Ata'nın aynı çalısmasında Bolu'da bir de ''Silahşörler Mezarlığı'' olduğundan bahsediliyor...

    * * *

          ''Vov ! dedim ''Bolu'da Silahşörler mezarlığı..! Bakalım daha neler duyacak bu kulaklar.. Çene kemiği'nden yaptığımız tabancalarla sokak aralarında kovboyculuk oynamamız, ellerimizde mantar ve çatapat tabancalaryla her fırsatta Aktarlar Sokağına çıkmamız boşuna değildi demek ki.. 'Genetik Geçiş' diye de bir şey var.. Kimbilir?

    * * *

           Çocukluğumuzun sihirli dünyasıydı Aktarlar Sokağı.. Çocukluğumuzun Disneylandı.. Maytap, mantar, çatapat dumanından göz gözü görmezdi bayram sabahları..

    * * *

           “Maşallah, sizde de amma hafıza varmış! diyor beni dinlerken.. ''Bendeki hafıza bir şey mi? dedim, ''geçen gün bir dostumuz Aktarlar sokağındaki esnafın tümünü saydı.. Tek tek, isim isim.. Tahir Efendi'yi, Rafet bey'i, Emin amca'yı, Çıracıların Şahbaz amca'yı, Aktar Arif Efendiyi.. Hatta Arif Efendi'nin oğlu Kadife Kemal abi ile eşi Mine hanımın Mahvel'de yapılan düğünlerin en iyi dans eden, en güzel vals yapan çifti olduklarını..

    * * *

            ''Helal olsun! diyor 'Ördek Adnan'ın dedesini de sıkıştırdın ya araya, senden korkulur ! 'İyi de; Şahbaz amca unutulacak biri değildi ki yav; 1940'lı yıllarda Bolu'da motorlu testereyi icat etmişti Şahbaz amca.. Köylülerin eşek sırtında getirdiği odunları kesiyormuş küçük paralar karşılığında.. Hem kendisi hem de aleti acaip sükse yapmış. o yıllarda.. Ne gülüyon? 'Aleti' derken testeresi anlamında yani..'

            Hoşça kalın dostlar... Kurban Bayramınızı kutluyor ve herkese sağlıklı mutlu ve huzurlu günler diliyorum..

           Erdogan Mühürcüoğlu.. 28.05.2026

    • Her zamanki29 Mayıs 2026 . 11:13

      Abi bayramın mübarek olsun.Tolstoy'a aitse bile o belki romanlarındaki bir kurgu olabilir. Karısı Sofia Tolstaya, Tolstoy'dan 9 yıl sonra öldü.İnsanlık tarihinin bu büyük ruhu, karı dırdırından bıkıp 82 yaşında kapıyı çekip çıkarak evi terk ettikten 23 gün sonra ücra bir tren istasyonunun(en sonunda huzuru bulduğu)köhne küçük bir odadasında tek başına öldü.Bir de;testeresi anlamında elbette:) Ötekiyle nası odun kesecen? Sürt babam sürt, törpülenir gider:) Ayrıca, Oha!"Silahşörler Mezarlığı"mı? Gladyatörler Silahşörler.. hey yavrum hey! Arkadaş ne menem şeymiş,binlerce yıldır Hititlerden Friglere,Romalılardan Bithynia'lılara tarihin kucağında elden gezip duran Salonia Campus mu, ClaudioPolis mi, Polis mi, Poli mi, Bolu mu, ne olduğuna içinden geçtiği çağın karar verdiği bu şehirden kimler kimler gelip geçmiş;Bazılarını tarihin kendisi yuttu, bazılarını da hiçbişey yapmadıkları halde biz kovduk! Bolu lisesini falan kaldırıp niye şu Hisar tepesini kazmazlar da bu antik Roma şehrinden kalan arkeolojik tarih hazinelerini ortaya çıkarmazlar bilmem ki. Kemal ağabey'in bahsettiği kitabın adını da merak ettik. Şu internet çöplüğünü eşeleyip pdf mdp bulup okurduk en azından. Bâki hürmetle..
    • Cengiz Dura29 Mayıs 2026 . 08:41

      Güzel anlatılarınız ile geçmiş günlerimizi,mekanlarımızı ve güzide insanlarımızı yadederek bizlere o günleri yaşatıyorsunuz..sonsuz teşekkürler..sağlık,mutluluk,huzur ve barış içinde bayram yaşamamız temennisiyle..
    • Ferudun 29 Mayıs 2026 . 00:50

      Şahsınız ve ailenizin kurban bayramınızı kutlar sağlık ve afiyetler dilerim.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

    Erpiliç

    GÜNÜN SÖZÜ

    Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır. Bugün yarına dünle beslenerek yol alır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi