İsveç ve Finlandiya bile tanıdı, Bolu ise tanımamakta ısrar ediyor!

Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi..........

Filiz Sarıkaya Yılmaz

Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi..........
    22 Kasım 2021

        KAYBOLMUŞ BİR DİLİN SÖZCÜKLERİ GİBİ........
          Dolu dolu bir Kasım ayının daha sonuna geldik...
          Cumhuriyetimizin doksan sekizinci yılını kutladık..
          Cumhuriyet gibi bir rejime bizleri kavuşturan büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü ölümünün seksenüçüncü yılında saygı ve sevgi ile andık.
          Her yıl, bir önceki yıldan daha coşkulu kutlanan Cumhuriyet bayramlarımızın kutlama şekli toplu törenlerden uzaklaşıp bireysel coşkulara dönüştü; Ata’mızın anılması her yıl bir önceki yıldan daha geniş kapsamlı olmaya, insanlar akın akın ANITKABİR’İ ziyaret etmeye başladı.

            Gençler ATA’MIZIN ismini, imzasını vücutlarında dövme yaptırıyor..

            Firmalar reklam filmlerinde O’nsuz geçen yıllara ve zamana sitem ediyor.

             Bu bireysel ve kurumsal coşkular fazlaca eleştiri alsa da, benim çok hoşuma gidiyor ve umudumu artırıyor. Çünkü özlemin bu kadar dile gelmesi büyük bir SES ‘e dönüşüyor. İlke ve inkilaplarıını kimseye yem etmeyeceğiz. Bu ülke CUMHURİYET gibi bir rejimi yaşadı, yaşıyor, yaşayacak.. CUMHURİYET’in  getirdiği mükemmelliklerden aklı olan vazgeçmez, geçemez...

             Üzerinden yirmiiki yıl geçen BOLU DÜZCE depremini de KASIM ayı içinde yadettik... An’ma konusunda muhteşemiz ama ders alma konusunda bir adım yol almıyoruz. Yeşil Bolu’muz bir beton yığını oldu. Önümüz, arkamız, sağımız, solumuz beton... Betonların arasında nefessiz kalacağımız günlerin geleceğini bile bile ruhsat vermeye, kat çıkmaya, tarla satmaya, artarak devam ediyoruz..

             Herkes ‘dolar’ın piyasada ki yükselişini konuşuyor da, kimse Türk Parası'nın yerlerde süründüğünden bahsetmiyor. Tencerelerin dolma kaygısı endişe verici... Söz konusu kıtlık ve yokluk olursa vay halimize... Zaten herşeyi An’lık yaşamaya başlamadık mı? ‘An gelince onunda çaresine bakarız ‘diyorlar... Vallahi bizim kadar ‘an’ı kurtaran başka bir topluluk yok. Nasıl olsa bizim geleceğimiz için, birileri mücadele  ediyor. Bireysel kutlama coşkularını, muhalefette gösteremiyoruz maalesef.

           Yıllardır Avrupa’da yaşayan bir türk olarak gerek ırkçılığa, gerekse ırkçılık karşıtlığına şahit oldum. Irkçılık ile mücadele eden toplulukların içinde bulundum.  Irkçılığa karşı, Cenevre’de, İsviçre’li arkadaşımla el ele omuz omuza yürüyüş yaptım. Irkçılık ciddi bir psikolojik hastalıktır. Faşistlik insanlığa yakışmayan bir davranış bozukluğudur. Suriye’lilerin ülkemize , şehrimize sığınmış olması yerleşmiş olması ve ortamların güvenilirliğinin azalmış olması bir devlet politikasının sebebidir. Benim çocuğumun ten renginin koyu olması bir beyazın onu aşağılamasına sebep olamaz. Böyle bir aşağılama, dışlanma söz konusu olduğunda Devlet devreye girer ve mağdur olanı korur. Sistemi eleştirebilirsiniz.. Devletin politikasını desteklemeyebilirsiniz. Beğenmediğin devlet yönetimini seçimle değiştirmek mümkündür.

            Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ırkçı söylemlerinden ötürü kınıyorum. Kendisi ülke çapında popüleritesini biraz düşürdüğünde hemen bir ‘SURİYELİLER’ konulu basın açıklaması yaparak alkışları kendisine doğrultmayı seviyor. Kendisi ile ilgili yapılan en ufak bir eleştiriyi görmüyor, duymuyor, söylemiyor.

             Oysa kendisi Belediye Başkanı seçildiğinde, bir mail attım. ‘ ‘Başkanım, ben Bolu’da doğmuş büyümüş bir çocuk olarak kayak sporununu bilmemenin üzüntüsünü İsviçre’ye gelince anladım’ dedim. Buradaki devlet okullarında çocuklara nasıl kayak sporunun yaptırıldığını anlattım. Ve böyle bir projeyi uygulayabilirsek bütün kayak ekipmanlarını buradan karşılayarak Bolu’da ki ilkokullara ulaştıracağımı söyledim..

            Bolu dışında yaşayan göçmenler için düşündüğümüz başka bir proje içinde kendisine ulaşmak mümkün olmadı.. Sağolsun o konudaki istişareyi Bolu’muzun kıymetli evladı CUMHUR BANDAKÇIOĞLU ile yapmıştık.

            Yani kısacası bizim başkan Ukrayna’nın TERNOPİL şehrine doğru bakıp, orayı Bolu için kardeş şehir yapmayı seçerken Avrupa’nın coğrafi konum olarak Bolu’ya en çok benzeyen ülkesi İSVİÇRE’den yaptığımız teklifler havada kaldı.. Bizim başkan güzel yok sayıyor... Görmeyen, duymayan ve konuşmayanlar unutmasın ki, hepimiz aynı gemideyiz.
           Vazgeçtiysen hep sağnak yağışlarımdan,
           Vazgeçtiysen bitmek bilmez kışlarımdan,
           Korkma kimseye ödenecek borcum yok,
          Yok saymayı ben senden öğrendim....
           Sever misiniz Funda Arar’ı ?
           Sevgiyle...

                                Filiz Sarıkaya Yılmaz

     

    • Cumhur Bandakçıoğlu26 Kasım 2021 . 12:06

      Filiz hanım, bahsettiği konuda benimle uzunca bir mücadele verdi. Gerek pandeminin getirmiş olduğu olumsuzluklar, gerekse tarafımızın konuyu tam olarak şekillendirememsi sebebiyle bu işi sonuçlandıramadık.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    Büyük adamların hataları güneş tutulmasına benzer, onları herkes görür.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak