İsveç ve Finlandiya bile tanıdı, Bolu ise tanımamakta ısrar ediyor!

Yel değirmenlerine karşı.....             

Filiz Sarıkaya Yılmaz

Yel değirmenlerine karşı.....             
    1 Mayıs 2022

     

                YEL DEĞİRMENLERİNE KARŞI......
            Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın Türk’seniz ve Türkiye mutsuz ise, siz de mutsuz olursunuz. İsterseniz dünyanın bir ucunda akademisyen olun, isterseniz kıtalar ötesinde bir bilim adamı, isterseniz dünyanın en mutlu ülkelerinde, en huzurlu ülkelerinde zengin olun, ülkeniz ağlıyorsa sizin gülmeniz mümkün değildir. 
            Neyse ben de ekonomik sıkıntılara falan değinip insanların bayram havasını dağıtmak niyetinde değilim... Sokak röportajlarında halk, yeterince gerçekçi... Yeterince içinde bulundukları durumu  dile getiriyorlar. Halkın tercihleri ile  bir ülke şekil alır.. Ramazan ayı boyunca restaurantlarda yemek yemek için yer bulamamak ülke insanlarının cebinde çok para olması ile doğru orantılı değildir. Bunu ekonomi, iktisat , işletme ,matematik okuyan bir sürü insan ıspatla anlatabilir. Ülke ekonomisini, ülkeyi yönetenlere; ekonomiden şikayet edenlerin ekonomisini yaptıkları tercihlere; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durumdan çok memnun olanları da, gerçeklerle yüzleşmeye; bırakarak esas söylemek istediğim mevzuya geçiyorum. 
            Halkın sesi yeterince gerçekleri anlatıyor dedim ya; bir sokak röportajında okumayı seven, belli ki sık sık kitap alıp okuyan, arkadaşları ile dışarda çay kahve içip sohbet etmek gibi günlük rutin faaliyetleri olan, sinemaya tiyatroya giderek beynini güzel şeylerle dolduran, bir beyefendi karşısında ki adama diyor ki, ‘senin aldığın paranın sana yetiyor olması normal, çünkü diyorsun ki; ben evden camiye, camiden eve gidiyorum. Haklısın böylece geçinmen zor değil, ama bana yetmiyor. ‘ .....Net ve çok samimi..
            İyi yaşamak herkesin hakkı. Karnını doyurmak, yemek masasında et ve benzeri şeyler yemek; Elektrik, telefon, su parasını ödeyebilmek yaşamak için sadece temel ihtiyaçlar. Evet yediğin ekmek ve su ile de yaşamını sürdürebilirsin fakat beynini devre dışı bırakarak; Beynin doymazsa doğru kararlar veremezsin. Hayatını doğru şekillendiremezsin. 
            Hafta da bir kez sosyal ortamlarda, arkadaşlarınla kahve içmek; Ayda belki bir iki kez sinemaya , tiyatroya gitmek; Stadyumda maç izlemek, büyüklerini ziyaret etmek için onların yaşadığı şehre gidip gelmek, çocuklarınla bir etkinliğe katılmak, kuaföre gitmek, müze gezmek, seyahat etmek , sevdiklerine arada sırada hediyeler almak, cebinde akıllı bir telefon olması ve bunun gibi bir sürü ihtiyaç insanlığımızı sürdürebilmemiz için minimum zorunluluklarımız. Bu zorunluluklarımızın karşılanmasında sosyal devlete büyük görev düşmekte. Devletin ‘Sosyal’ kanadının iyi çalıştığı ülkelerden birinden vereceğim bir örnek üzerinden yine üzerime yürüyeceğinizi biliyorum; şehrin bazı bölgelerinde belediyelere ait küçük sosyal tesisler var, uyuşturucu bağımlıları için kurulmuş yerler... Bağımlı olanlar gelip, temiz iğneler vs. Oradan ücretsiz olarak temin edebiliyorlar. Bu demek değil ki bağımlıları destekliyorlar; Onlara hijyenik ortamlar sunuyorlar ki, salgınların önüne geçmek için. Uyuşturucu ile mücadele eden özel ekipler, psikolojik destek veren rehabilitasyon merkezleri, halkı ve gençleri bilinçlendirmek için okullara gelen uzman konuşmacılar sürekli çalışıyorlar.... Bu bir denge....
     Bir ülkede herşey dört dörtlük yürümez, mutlaka iyi ve kötü şeyler birliktedir ve bu normal hayattır. İyi ve kötü birlikte olduğunda herşey normal olur...O yüzden bize mükemmel bir şehir, mükemmel bir ülke, mükemmel bir dünya portresi çizmesin kimse... 
            ‘Kötü tohumu yeryüzünden silmek, Tanrı’ya sadakatle hizmet etmek demektir' diyen Don Kişot masalları karnımızı doyurmuyor... 
             Ramazan bayramınızı kutluyor, iyilik ve güzelliklere vesile olmasını temenni ediyorum.
    Sevgiyle....                                                

           Filiz Sarıkaya Yılmaz

                               

    • vatan sever15 Mayıs 2022 . 11:03

      Müslüman Ülke Üniversitelerinin Bilim Ve Teknoloji Üretemedikleri Dünya Sıralamasında Üçyüzüncü Sıralarda Olmalarının Nedeninin Bilim Ve Teknoloji Üretecek Akıl Seviyesinde Olmadıkları İle İlgili Haberler doğrumu bu konuda yapılmış bir araştırma varmı

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak