Basın Konseyi dışında, hiçbir gasteci cemiyetine üye değiliz

Üniversite

Salvador Dali

    15 Eylül 2015

            Üniversite kelimesi latince 'universitas”  kökünden türemiştir,  anlamı da; lonca, birlik, birlikteliktir. Üniversiteyi, evrensel düşünceye sahip bilge, zeki insanların bir araya gelip bilgilerini özgürce paylaştığı kurum olarak da tanımlayabiliriz. Yani üniversiteler sınırsız her türlü siyasi, pozitif (fizik, kimya, biyoloji vs) veya teolojik (dinle ilgili)  bilginin hiçbir sınır gözetmeden tartışıldığı ve öğrencilere aktarıldığı yerler olmalıdır.
           Üniversitenin en önemli görevi toplumu daha medeni daha teknolojik seviyeye çıkartmak olmalı. Burada bu amacı gerçekleştirecek en önemli unsur, yani lokomotif, üniversite öğretim elemanları sonra da öğrencilerdir. Bu amaca dolaylı olarak hizmet eden şey ise ortamdır (eğitim öğretim araçları, binalar vs.).
            Bizim üniversitemizde durum nasıldır; bir bakalım. Değerli büyüğümüz merhum  İzzet Baysal tarafından 23 yıl önce  kurulan Üniversitemiz hep bir şantiye görünümü vermektedir. İnşaat faaliyeti hiç bitmemiş, bu gidişle de bitmeyecek gibi görünmektedir. Bazı yeni fakülte binaları bitmiş bazılarının yapımı da sürmektedir. Buralarda çalışan işçilerin bu inşaatlardan emekli olmaları yakındır sanırım.
            Üniversitede yeni fakülte kurmak ve binalarını yaptırmak bir yönetici için en kolay iştir ve tozu toprağı halının altına süpürüp problemlerden kaçmaktır. Zaten bu günlerde bina yapmak için devlet her türlü ödeneği vermekte ve kolaylık göstermektedir. İhaleyi yaparsınız ve bina oraya 2 yıl içinde dikilir. Bunu yapmak için sihirbaz olmaya da gerek yok. Yakınımızdaki diğer üniversitelere de (Düzce, Karabük, Kastamonu, Bülent Ecevit vb.) bakarsanız yoğun bir inşaat faaliyeti halen sürmektedir. Rektörler inşaat mühendisi gibi kara yolu, bina, otopark yapmaktadırlar.
              Üniversite Rektörü için en zor olan ise, Bolu özelinde, şehrin medeniyetine, sanayisine ve eğitimine bir şeyler katmaktır. Bu zor tarafa 23 yıldır hiçbir rektör elini isteyerek sürmedi; çünkü zordur ve kapasite gerektirir.
            Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi 2015 Sıralaması TÜBİTAK tarafından açıklandı. Bizimle aynı yıl kurulan Sakarya 21. , Kocaeli 27. , Süleyman Demirel 28. Mersin 44. ve Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi 49. sıraları paylaştı. İlk 50'nin açıklandığı listede biz yer alamadık. Ama bizden doğan, yani 2006 yılında (sadece 9 yıl önce) bizden ayrılan Düzce Üniversitesinin 39. sırada yer alması gönlümüzü ferahlattı (!). Biz o sıralarda ne mi yapıyorduk?  Bina yapmakla meşguldük.
          Geçenlerde Rektörlük neredeyse üniversitemizin tüm bölümlerinin kontenjanın dolduğunu sevinçle açıkladı; herkes çok sevindi sanırım. Artık üniversitelerin birer yüksek lise olduğu ayrı bir köşe yazısı konusu ama, keşke bizim Üniversitemizi idare edenlerin hedefinde birer ODTÜ, Boğaziçi veya İTÜ olabilme hayali olsaydı.
                                             

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir milletiz.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak