Basın Konseyi dışında, hiçbir gasteci cemiyetine üye değiliz

 Prof.Dr. Aziz  Sancar

Salvador Dali

    4 Ocak 2016

           Prof.Dr. Aziz  Sancar

            Prof. Dr. Aziz Sancar'ın Nobel kimya ödülünü aldığını artık neredeyse  tüm Türkiye biliyor.  Kendisi, bilim adamı olarak Nobel ödülü alan ilk Türk oldu.  O bir tıp profesörü ancak, tıp temel bilimi aslında  biyoloji, kimya ve fizik olduğundan, onun kimyada Nobel alması şaşılacak bir şey değil. Bana göre, bir tıp doktorunun Nobel kimya ödülünü alması onun iyi bir şekilde kimya, biyoloji ve fizik bilmesi gerekliliğini de gösteriyor. İşte temel bilimin; fizik, kimya, biyoloji ve matematiğin gücü...
    *****
            Mardin'de çiftçilik yapan bir ailenin sekiz çocuğundan biridir Sancar. Üstelik okuma yazma bilmeyen bir anne babası da vardır. Ancak bilinçli olmak için, bana göre, okuma yazma gerekli değil, ki buna  Sancar'ın ailesinin de sahip olduğu görülüyor (sonuç bunu gösteriyor).
        *****
            1963 yılında İstanbul Tıp Fakültesine (Çapa Tıp) kaydını yaptırır ve mezun olduktan sonra iki yıl Savur ilçesinde sağlık ocağında doktorluk yapar. 'İnsanı hayalleri yüceltir” derler, sanırım o da hayallerinin peşinden koştu. ABD'ye gitti, Dallas Texas Üniversitesinde tıp doktorluğunun üstüne bir de Moleküler Biyoloji dalında doktora ekledi. Sonrasında dünyaca ünlü Yale Üniversitesinde 'DNA onarımı” konusunda doçentlik tezini tamamladı.
    *****
             Kuzey Karolina Üniveristesine geçtiğinde üzerinde çalıştığı  DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalışmalarını devam ettirdi. Sıkı çalışmasının ve öz verisinin sonucu ortada; tarihe adını hiç silinmeyecek şekilde yazdırdı.
    *****
            Her yazıda olduğu gibi sorumu sorayım; 'Bizim ülkemizde kalsaydı Nobel alabilir miydi?
    *****
           Ülkemizde, velilerin büyük çoğunluğu  liseye kadar çocuklarının fen (fizik, kimya ve biyoloji) ve matematikte çok iyi olmalarını canı gönülden isterler. Bunu da sanırım çocuğu tıp veya mühendislik kazansın diye isterler. Ancak sayın Sancar'ın öz geçmişine bakarsanız bir hekim olmasına rağmen biyolojide (canlı  bilimi) uzman olduğunu aynı zamanda da iyi bir de kimyacı olduğunu görürsünüz.  Bizim üniversitelerimizde ise fizik, kimya, biyoloji ve matematik bölümleri üvey evlat konumuna gelmiştir ve neredeyse öğrenci bulamamaktadırlar.
    *****
           Onlar temel bilimleri el üstünde tutarken, biz Bilim Sanayi ve Teknoloji eski  Bakanı 'üniversiteler fizikçi yetiştireceğine pastacı yetiştirsin” diyen bir ülkede yaşıyoruz.
    *****
           Üstteki sorumun cevabını yine ben vereyim. Sayın Sancar eğer hayatını Türkiye'de yaşamaya devam etse idi, hekimlerin çoğunun yaptığı gibi, zorlu hayat şartlarında ekonomik kaygılar ve performans sistemi nedeniyle yoğun hasta tedavisiyle uğraşacaktı. Bu durumda Nobel ödülü sadece  bir hayal olurdu.

                                                            

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak