Gazetenize sahip çıkın!

Saygın tutum indirimi...

Salvador Dali

    9 Kasım 2015

             Saygın tutum indirimi…
            Gazetelerde bu başlığı görünce yine içim yandı. Mahkemelerimiz verdiği cezalar, neden insanlarımızın yüreğini ferahlatmıyor da bizi üzüntüye ve kedere sevk ediyor?
    *****
             Gazetelerin bahsettiği olay Diyarbakır'da meydana geldi. 14 yaşında bir kız çocuğunun başına taşla vurup bayılttıktan sonra tecavüz eden sanık, annenin daha sonra şikâyeti üzerine, yakalanmış. Bu süre içinde 14 yaşındaki kız çocuğu doğum yapmış, adam ise başka birisiyle evlenmiş. Sanık suçu inkâr etmesine rağmen, tıbbi olarak ve adli olarak her türlü olay kanıtlanıp suçu sabit hale gelmiş. Cumhuriyet savcısı sanık hakkında 43.5 yıl hapis cezası istemesine karşın mahkeme heyeti sanığa, mahkemedeki davranışları nedeniyle 'saygın tutum indirimi” uygulamış ve cezasını 11 yıl 8 aya indirmiş.
    *****
              Mahkemelerde takım elbise giyen, kravat takan, elini önüne kavuşturup masum gibi görünen sanığa ceza indirimleri yapıldığına ilişkin haberler gazetelerde sık sık yer alıyor. Ancak, henüz çocuk olan bir kıza yapılan cinsel saldırı yine manşetlere girerek dikkatimiz bir kez daha çekildi. Dikkat çekme nedeni ise sanığa verilen ağır ceza değil, sanığa verilen 'saygın tutum” indirimi oldu.
    *****
            Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesi cinsel saldırıya verilecek cezaları düzenlemiş. Kanun, şikâyet üzerine, sarkıntılık halinde iki (2) yıl, vücut dokunulmazlığı ihlal edilirse beş (5) yıl, tecavüz gerçekleşmişse on iki (12) yıldan az olmamak üzere sanığa hapis cezası verilir demektedir. Bir sonraki 103. madde ise çocukların cinsel istismarını düzenler. Bu durumda sarkıntılık halinde üç (3) yıl, vücut dokunulmazlığı ihlal edilirse sekiz (8) yıl, tecavüz gerçekleşmişse on beş (15) yıldan az olmamak üzere sanığa hapis cezası verilir demektedir. Çocuk istismarında şikâyet de aranmamaktadır.
    *****
            Eğer bana sorarsanız bu ağır cezalar bile bir çocuk istismarcısı için çok az. Ama asıl yazmak istediğim gazetelerde bahsedilen ve mağduru her zaman üzen Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi. Bu maddede takdiri indirim (halk arasında iyi hal diye bilinir) nedenleri tanımlanır. Mahkeme bu maddenin uygulanmasını uygun bulduğunda, ceza bir alt kademeden uygulanır. İyi hal indirimleri olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulur.
    *****
           Hukukçuların söylediğine göre 62. madde, mahkemenin sağlıklı çalışabilmesi, sanığın hâkime yardımcı olup olayın tam aydınlanabilmesi, mahkemenin iyi niyetini ortaya koyabilmesi için konulmuş. Ancak eğer bir suç işlenmiş ise, failin sosyal ilişkisine, yargılama süresindeki davranışlarına veya cezanın failin geleceği üzerindeki davranışlarına göre, sanık hakkında karar verilmesi açıkça sanığı korur gözükmektedir. Bu maddeyi objektif kriterlere göre uygulamak oldukça güçtür. Bu sonuçlar asıl mağduru cezalandırmakta, rencide etmekte ve korku içinde yaşamaya bırakmaktadır. Büyük travma geçiren çocuk yaştaki mağdur nasıl olsa olan olmuştur deyip korunmamakta, failin geleceği daha çok göz önüne alınmaktadır. Asıl korkucu olan ve toplumu sarsan ise adalet duygusundaki azalmadır. Eğer toplum adaletin yeterli olmadığını düşünmeye başlarsa geleceğimiz büyük tehlikeye girer.
    *****
            Benim Bolu Milletvekillerinden şahsi isteğim (sanırım toplumun büyük çoğunluğunun da isteği), Türk Ceza Kanunu'ndaki iyi hal indirimini düzenleyen, toplumun kanayan yarası, 62. maddenin bir an önce kaldırılması veya daha objektif ve gerçekçi kriterlere dayandırılması için harekete geçmeleridir. Saygılarımla.

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak