Bolu'da BolununSesi Gazetesi okunur

Fındık Mustafa.. Dello Abi.. Diplomat.. 

Erdoğan Mühürcüoğlu

Fındık Mustafa.. Dello Abi.. Diplomat.. 
    3 Şubat 2021

          FINDIK MUSTAFA... DELLO ABİ.. DİPLOMAT.. 
          Penceredeyim.. Dışarıda lapa lapa kar yağıyor.. Ağaçlar, çatılar, yollar, her şey ve herkes beyazlara bürünmüş.. Uzakta kartopu oynayan çocukların sesleri, köpek havlamaları.. Gözümün önünde 'Doktor Jivago' filminden sahneler.. Ömer Şerif, Julie Christie, Geraldine Chaplin.. Rusya, iç savaş, kar, tipi, trenler dolusu mahkum, soğuktan titreyen insanlar.. Ve o ortamda bile aşk meşk işleri.. 
    * * *
          Belki daha neşeli şeyler düşünmek lazım kar yağarken.. Sebilci Dergisi'nin fotoğrafları ilaç gibi bu gibi durumlarda.. İçinde geçmişe dair belge niteliğinde fotoğraflar olan dergi.. Bu fotoğrafların en güzel yanı bir şehrin ne kadar değiştiğini, nereden nereye geldiğini görebilmesi insanın.. Dar sokakları, eski evleri, bahçeleri, bahçelerde yanan ekmek fırınlarını, su kuyularını.. 
    * * *
          Ve fotoğraflarda bir görünüp bir kaybolan binaları.. Bir fotoğrafta saat kulesi var, sayfayı çeviriyorsun yok, yeri boş.. Bir başkasında, Orta Hamam’ın duvarına yaslanmış polis kulübesi ile Şerafettin Şenyüz'ün Jet Turizm'i.. İstanbul-Ankara arasında çalışan en lüks ve en havalı otobüslerin olduğu yazıhane.. Sayfayı bir daha çeviriyorsun; onlar da yok..
    * * *
          Bir başka sayfada  Dr. Hilmi bey.. Fotoğraf Ana Çocuk Sağlığı çalışanları ile çekilmiş.. ''Bolu güzel de, çok soğuk bilader'' demişti Kültür sitesinin önünde karşılaştığımızda.. Ankara Çamlıdere'deki doktorluk yıllarından, Ayvalık / Şirinkent'teki yazlığından konuşmuştuk.. Hastalardan, hastalıklardan.. Ayrılırken ''salak salak konuşma!” demişti, “kedi götünü görmüş yara zannetmiş..''
    * * *
          Ne zaman aklıma gelse Teknik Elemanlar lokalinde görür gibi olurum Hilmi abi'yi.. Vasfi abi'nin masasında oyun seyrederken.. Masada Uğur Samurkaş, Vasfi abi, Adnan Çıracı, Sabri Fırat.. Ve terzi İsmail Fedakar..Tuser pasajında dükkanı olan..
    * * *
          FINDIK MUSTAFA..
          Hüseyin Hilmi Orak'ın ''Türkiye Kılavuzu'' adlı kitabında 'Çolak Tahir'in Ferah Oteli'nden tespih şaklatarak çıkan, omzu heybeli amcalar anlatılıyordu.. Paşa'nın Kıraathanesi'nde nargile fokurdatan efendiler.. Kışın, Haydar ağanın kıraathanesine avuçlarını üfleyerek girenler, üstünü başını süpürüp sobanın başında ısınanlar..
    * * *
          Işıklar içinde akşamlar da vardı kitapta.. Islak caddeler, parklar, sandalyeleri maviye boyalı yazlık Sinema.. Tozu dumana katarak Karaçayır'a talime giden askerler.. ''Annem beni yetiştirdi / Bu ellere yolladı..! Ve ardından, “Bir, kii, üç, dört - Bir ki üç dört..!
    * * *
           Çocukken bayramlarda gidip herkesin elini öptüğümüz yerdi Haydar ağanın kıraathanesi.. Ellerini öptüklerimizin lakaplarını birbirimize fısıldayıp kıkır kıkır güldüğümüz.. Sümüğü Curular, Altı Aylıklar, Fındık Sığmazlar.. 
    * * *
          ''Fındık Sığmazlar'' deyince; Bolu'yu bir tarihte ''Fındık Mustafa'' yönetmiş iyi mi? Şimdinin valisiymiş Fındık Mustafa.. Ondan sonra gelen de Sarhoş Osman.. Şaka gibi.. Gerçi Sultan Abdülhamit de Bolu Valisiymiş şehzadeliği zamanında..  
    * * *
          Murathan Mungan bir kitabında; ''Kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü, kendilerini bize tekrar tekrar hatırlatmaları'' diyordu..  Elhak doğru.. Tanıdık biriyle fotoğrafta bile olsa göz göze geldiğinde gönül kırıklıklarını, pişmanlıkları görüyor insan.. Yarım kalmış sözleri, dilenmemiş özürleri, küslükleri, küskünlükleri.. 5 fen A' yı. 6 fen B'yi.. ''İğrençsin artı eşeksin'' i..
    * * *
          DELLO ABİ..
          Bir arkadaş ''Bolu radyosunda sadece öğrenciler vardı'' gibi bir intiba uyandırmışım, onu eleştiriyor telefonda.. ''Yok öyle bir şey'' diyor.. ''Tamam, Enver Erten, Erol Çakır, Kıbrısçıklı Hasan Fehmi Ayhan öğrenciydi ama; Akpınarlı Dello abi'nin keman nağmeleri de yankılanıyordu Bolu sokaklarında.. Eşraftan Genca Hamdi, Ahmet Doğanuz, Akpınarlı Ekrem, Belediye ayar Memuru Muammer bey, Kopuk Ayhan, Darbukatör Şerafettin Çelikbaş.. 
    * * *
           Ayfer Başıbüyük'ün ''Tamara'' şarkısını da Bolu Lisesi meşhur etmiş zaten! Şehre gelen Neşe Karaböcek konserini de bu radyo'dan dinlemişiz Bolu halkı olarak.. Vali Şükrü Kenanoğlu'nun ricasıyla, sekreteri Sevim ablanın spikerlik yaptığı radyodan, onun anonslarıyla dinlemişiz şarkıları türküleri..  
    * * *
          DİPLOMAT..
           Bizim hemşerilerin kurduğu yeni bir sayfa keşfettim.. Öyle bir sayfa ki girer girmez ''fabrika ayarlarına'' dönüveriyor insan.. Biraz dikkat ettim de hem bu sayfada hem de sosyal medyada Bolu aksanıyla paylaşım yapanların hepsi, aslında Türkçe’yi çok güzel konuşan arkadaşlar.. 
    * * *
           Semih Vaner'in bir kitabında İpsilanti ayaklanması diye bir bölüm vardı, o geldi aklıma.. Ayaklanma sırasında Bolu'ya sürgüne gönderilen Aleksander Karatodoris ve oğlu Aleksander Kalimaki.. Türkçeyi Bolu'da sokak aralarında öğrenen Aleksander Kalimaki, Osmanlı'nın en iyi Türkçe konuşan diplomatı olarak geçmiş tarihe.. Ne diyelim, helal olsun..!
          Hoşça kalın..
          Erdoğan MÜHÜRCÜOĞLU

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak