Basın Konseyi dışında, hiçbir gasteci cemiyetine üye değiliz

Bugün Bayram, erken kalkın çocuklar..

Erdoğan Mühürcüoğlu

Bugün Bayram, erken kalkın çocuklar..
    20 Nisan 2023

         BUGÜN BAYRAM, ERKEN KALKIN ÇOCUKLAR..
         Günler, haftalar, aylar derken, geldik yine bir Ramazan Bayramı arifesine.. Bir çoğumuz yine Barış Manço’nun “Bugün bayram / Erken kalkın çocuklar” şarkısını mırıldanarak baslayacak güne.. Ve yine mezarlıklara koşacağız her bayram olduğu gibi.. Çiçekler tazelenecek, mezarlar sulanacak.. Ve eğilip eğilip bir şeyler fısıldanacak mezar taşlarına..
    * * *
          2013 yılındaydı galiba.. Rüzgarlı, gök gürültülü bir gündü.. Yağmur birden bastırınca hızla arabalara koşmuştu herkes.. Biraz önce mezar taşlarını okşayanlar, eğilip bir şeyler anlatanlar.. Bir ben kalmıştım mezarlığa bisikletle gelen.. Bir de bir çalının arkasından beni izleyen tarla faresi.. İki ayağı üzerine dikilmiş, ıslanmış..
    * * *
          Bilmiyordum.. Barış Manço'nun şarkısında eşi ölen bir baba anlatılıyormuş.. Bayram sabahı çocuklarını mezarlığa götürme telaşı yaşayan bir baba.. Şarkının girişinde, kaybettiği eşine "Sen gittin gideli içimde bir sızı var" diyen eş var, nakaratta ise ''Bugün Bayram, erken kalkın çocuklar'' diyen baba..
    *
          Bugün Bayram
          Erken kalkın çocuklar
          Giyelim en güzel giysileri
          Elimizde taze kır çiçekleri
          Üzmeyelim bugün annemizi..
    *
           Bazı trajik yaşamlar, neşeli ortamların el çırparak söylenen şarkıları oluyor.. Suat Bey ve Şadiye Hanım'ın anlatıldığı ''Ada sahillerinde bekliyorum'' şarkısında olduğu gibi.. Piste çıkıp mendil sallayıp halay çektiğimiz o şarkıda fırtınalı bir gece, azgın bir deniz ve sahilde bekleyen sevgili anlatılıyormuş.. Suat beyin cesedinin sahile vurmasını bekleyen sevgili..
    * * *
           BAYRAM SABAHLARI..
           Her bayram geldiğinde, seneye de giyer diye bir kaç beden büyük alınan pantalonumu ayakkabımı ve gömleğimi hatırlarım ben.. Pantolonu çeke çeke, tanıdık tanımadık herkesin elini öpmeye gittiğim evleri, paralar yerinde duruyor mu diye sık sık ceplerimi yoklayarak dolaştığım sokakları.. Aktarlar Çarşısını, Eski Kapalı Hal Binasının arkasındaki Luna Parkı.. Veli Hoca'nın kendi yaptığı atlı karıncalarının, salıncaklarının, elle çevrilen dönme dolaplarının olduğu..  
    * * *
           Onu dedik geçen gün.. Öyle ahım şahım bir çocukluk yaşamadık biz.. Bir tas kızılcık çorbasıyla ne hastalıklar atlattık.. Sırtımıza sürülen tentürdiyotla geçiştirdik Bronşitleri.. Elektriği, suyu, banyosu  olmayan evlerde hem de.. Mütevazı evlerde.. Geçen bayram, Erol Taş’ın bir fotoğrafını paylaşmıştım.. Eşinin vefatından sonra leğende çocuklarını yıkarken çekilmiş bir fotoğrafını.. 
    * * *
           Bir Leğen fotoğrafı bile insanı nerelerden alıp nerelere götürebiliyor.. Bizim de, bazen omzumuza astığımız ramazan davulu, bazen içine girip yıkandığımız küvetti Leğen.. Sobanın yanında annenin yıkayıp, babanın havluya sarıp kuruladığı.. İmkansızlıklar vardı o yıllarda.. Şartlar şimdiki gibi değildi..
    * * *
          Belki de o yüzden ben hep süslü, püsküllü sünnet şapkamı hatırlarım.. Beyaz entarimi, ''Maşallah'' yazılı kuşağımı..Ve ayakkabılarımı.. Isparta'daki askerliğimin ilk günlerinde geceleri uyanıp yerinde duruyor mu diye baktığım postallarımı.. Karanlıkta düşme pahasına ranzadan sarkıp parmağımla dokunmaya çalıştığım..
    * * *
           Ben ülke çapında yaşanan bunca felaket, ve hayatını kaybeden onca insandan sonra bu bayram nasıl kutlanacak onu düşünüyorum.. Üstelik Çadır Kentlerde hala yaşam mücadelesi verilirken..  
    * * *
           Zaten kimsede de eski bayramlardaki gibi bir heyecan yok .. Bizim Hanım, ''Hadi iyisin, bayram geliyor'' dedi geçen gün, umurumda bile olmadı.. Bayram gelmiş neyime.. Sadece adettendir diye gittim ikramlık bişeyler aldım marketten.. Ha, gelen giden olacak mı  derseniz, hiç sanmıyorum.. 
    * * *
          Kim gelip çalacak bizim kapımızı Erzurum'da? Karşı apartmanda oturan öğrenciler var ara sıra selamlaştığımız.. Belki onlar gelir elimizi öpmeye.. Bilemem..  Adaam sen de ! kimse gelmezse gelmesin.. Çekerim içimdeki pollyanna vitesini; kendi elimi öper alnıma koyarım.. ''Ömrün çok olsun'' bile derim kendime.. ''El öpenlerin çok olsun..!
    * * *
           MİTİNG..
          Ortalık bi'acayip bu sıralar.. Bayram hazırlıkları, partilerin seçim çalışmaları filan derken tam bir curcuna yaşanıyor memlekette.. Geçen hafta 1960'larda yaşanan seçimlerden bahsederken Kasım Gülek'in Bolu ziyaretini atlamışım, onu hatırlattı arkadaşlar..
    * * *
           1960'lı yılların hafızalarından silinmeyen olayıydı CHP'nin Kasım Gülek'le Bolu'ya yaptığı çıkarma.. Karşılama hazırlıklarının yapıldığı, afişlerin asılıp kağıttan bayrakların dağıtıldığı, köylerden gelenlerin akın akın Belediye Meydanı'nda toplandığı gün.. Kalabalığı zaptetmekte zorlanan polisin biraz sertçe yaptığı ''dağılın! uyarısından sonra bir anda hareketlenen meydan.. 
    * * *
           Polis; ''Dağılın!" derken, bizimkiler; ''dağılmıyoz'' diyorlar, ''ne demek dağılın? Sizin böyle bir yetkiniz yok..!" Arkalardan ''hakkaten yok'' diye yükleniyor bir kaç destekçi..  "Memlekette kanun var bilmem ne var..!" 
    * * *
           Bize özgü repliklerin çokca kullanılmasıyla Polis Şefinin niyeti bozuluyor birden; ''Sen şimdi bana ''godumun'' mu dedin? diyor bir vatandaşa.. ''Hayır sana demedim" diyor adam.. Kime dedin? ''Kimseye demedim, kendi kendime dedim..'' Öyle mi? Al sana o zaman, al sana, al sana, al sana.. ! Bir anda coplar inip kalkmaya başlıyor topluluğun üzerine.. 
    * * *
           İlginçtir, o karambolde bile davullar, çalmaya devam ediyor, köçekler dönü dönüveriyorlar meydanda.. Ortada Davulcu Mahir ile Halil, yanlarında Kemaneci Sadettin'le Gırnatacı Cemal.. Gırnatacı Cemal kıpkırmızı, avurtlar şişmiş.. Davulcu Halil sekerek yürürken çırpı ile ritim tutuyor Mahir.. Arada bir de kasnağa tıklatıyor..
    * * *
           PARMAKSIZ YAŞAR..
          O günlerde bir de Parmaksız Yaşar'ın neden olduğu skandal var ülke gündemine düşen.. Gazetelerin kurşun harflerle hazırlandığı zamanlar.. Ulus gazetesinde mürettip olarak çalışan 'Parmaksız Yaşar' "Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Bolu'ya gitti" diye başlık atacak.. Yaşar Usta başlık atacak ama, yanlışlıkla (R) harfinin yerine (P) harfini koyunca haber "Fatin Puştu Bolu'ya gitti" diye çıkıyor gazetede.. Kıyamet kopuyor tabi.. Fatin Rüştü Zorlu da Menderes'in akrabası bu arada.. 
    *
           Neyse, ''Bayram yazılarının kısa olanı makbulmüş'' diye bitirelim bu günkü yazımızı.. Yalandan kim ölmüş.. İyi bayramlar diliyorum hepinize..

           Erdoğan MÜHÜRCÜOĞLU..  20. 04. 2023

    • Hüseyin ÜST4 Mayıs 2023 . 12:49

      Erdoğan bey merhaba. Buradan yazdığım için kusura bakmayınız. Rahmetli Yücel KIRMUSAOĞLU nun da olduğu yıllar öncesine ait Boluspor Amatör genç karma takımının 1968- 1969 yıllarına ait bir fotoğraf göndermek istiyorum. mail adresinizi rica ediyorum. benim mail adresim huseyinust@huseyinust.com.tr Saygılarımla

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    GÜNÜN SÖZÜ

    Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz? Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

    SON YORUMLAR
    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak